Ara 16 2017

İhsanoğlu’ndan İİT zirvesi değerlendirmesi: Geçici ittifaklarla kalıcı çözüm olmaz

İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) 2004-13 yılları arasında genel sekreterliğini yapan Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, İstanbul'da gerçekleşen olağanüstü İİT Kudüs zirvesinin Türkiye'nin girişimiyle toplanmasını olumlu bulduğunu ifade ederken alınan kararların kalıcı bir çözüm getirmeyeceğini belirtti. "Geçici ittifaklar çözüm değil” diyen Prof. İhsanoğlu, 17. yüzyılda Avrupa’da yaşanan kanlı mezhep savaşları sonrası imzalanan Vestfelya Anlaşması’nın örnek alınmasını ve yeni bir denge kurulması gerektiğini ifade etti.

İhsanoğlu, Kudüs konusunda yeni bir anlayış gerektiğine vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:

 ‘’Önce herkes birbirini kabul edecek. İsrail’i zaten tanıyoruz. Biz ilk günden kabul ettik İsrail’i. 1948’den beri kabul ettik İsrail'i. Bu alenen olacak. 21. yüzyılda Vestfelya’yı bugünkü şartlara uygun hale getirmektir.  Ben bunu, 2006 senesinde Irak'ta Şii-Sünni çatışmasını önlediğim zaman küçük bir örneğini başardığımı zannediyorum. Uzun vadede Avrupa’nın yaptığını yapacağız. Bu 5-10 senelik bir plan değil. Bu süreçle beraber Ortadoğu’da iç savaşlardan mağdur olan ülkelerin kalkınması için bir yeniden yapılandırma planı lazım. Burada İslam ülkelerinin, İslam Kalkınma Bankası’nın Körfez ülkelerinin bunu seve seve yapması lazım. Çünkü onların da huzuru buna bağlı. Herşeyden önce bugünkü sınırları karşılıklı olarak kabul edeceğiz.’’

Ortadoğu’da, bölge ülkelerinin sürekli dışarıdan ittifak araması bölgeye çözüm getirmediğine, çünkü emperyal güçlerin doğal olarak kendi menfaatlerini düşündüğünü anlatan İhsanoğlu’na göre bunlar geçici ittifaklar. ‘’Biz daimi barışın tesisini ve bölgenin çatışma değil istikrar doğuran bir bölge olmasını istiyoruz,’’ diyor İhsanoğlu.

İİT’nin genel sekreterinin istediği takdirde bunu başarabileceğine inanan İhsanoğlu,  bu fikrin kamuoylarında tartışılması gerektiğini düşünüyor.

Ortadoğu’da Suriye’deki savaşın da bitimiyle, yeni bir bölüşüm tehlikesi konusunda ise İhsanoğlu şunları söylüyor:

‘’Bu tehlikeyi önlemek için öncelikle bu platformu yaratmak, içeride barışma ve barış sürecini global aktörlerle birlikte başlatmak lazım. Amerika, Rusya ve Avrupa’yı katmadan bunu yapamazsınız. Aksi takdirde yine sadece havanda su dövmek olur. Onlar için de bu bölgenin huzuru çok önemli.’’

İslam İşbirliği Teşkilatı’nin bir zamanlar daha fazla ağırlık sahibi olduğuna değinen İhsanoğlu, İİT’nin BM Genel Kurulu’nda bir blok olduğu günleri hatırlatıyor:

‘’57 ülkenin en azından 50’sinin oyu, bir pozisyon üzerinde birleşiyordu ve bu Güvenlik Konseyi’nin oluşumunda çok önemli bir faktördü. Filistin davasında farklı pozisyondaki ülkelerin Güvenlik Konseyi’nin daimi olmayan üyeliklerine seçimini önledik.  Bu da o ülkelerin OAC’ye karşı politikalarına yardımcı olmuştur. Filistin’in UNESCO’ya üye olmaz ve BM’ye gözlemci olarak katılımı bu birlikteliğin başarısıdır. Bu yapılabilir.’’

Ortadoğu'daki  Suudi Arabistan ile İsrail gibi yeni ittifakları değerlendiren İhsanoğlu, ‘’Bunlar kaygan zemin ittifaklarıdır,’’ ifadesin kullanıyor. Ortadoğu’da daimi ittifakların olmadığının altını çizen İhsanoğlu, bu nedenle daimi bir barışma çözümü bulmanın mümkün olmadığını ifade ediyor. İhsanoğlu, ‘’Vestfelya örneği ve bununla beraber Marshall planı gibi bir planla çözüme ulaşılabilir,’’ diyor.

OIC

İslam İşbirliği Teşkilatı zirvesinden çıkan kararlar uygulanabilirliği konusunda olumlu düşünen İhsanoğlu, ‘’İlk adım olarak Türkiye, Kudüs’teki Türk Başkonsolosluğu’nu büyükelçiliğe dönüştürmesini beklerim. Diğer, İslam İşbirliği Teşkilatı üyeleri de Türkiye’yi örnek alsınlar,’’ şeklinde konuştu.

 

 

 

 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar