2019 biterken: Büyük salgınlar kapımızda mı?

İç Hastalıkları Uzmanı Doktor Metin Okucu 2019 sağlık gündemini Ahval için değerlendirdi.

İksir'i buradan dinleyebilirsiniz:

 

2019 yılında aşı karşıtları için ülkeler önlem almaya başladı 2020 yılında önü kesilecek mi, yoksa büyük salgınlar mı bekleniyor?

Aşı karşıtlığı tersine bir farkındalık yarattı. Karşıtları olsa da aşı yaptıran kurumlar ve kişilerin sayıları daha da arttı. Türkiye’de çocuk aşılarında bir problem olacağını düşünmüyorum, erişkin aşılarında da en büyük problem sağlık çalışanlarında… Aşı işi sorgulanmıyordu, bu konular ortaya dökülünce bilinç oluştu. Akıl,  mantık ve bilim aşı tarafında…  

Aylık 30 bin liralık kanser ilacı 2020 yılında ucuzlayacak mı, geri ödeme listelerine alınabilecek mi? Fiyatları ile rekor kıran ilaçlar gerçekten mucize mi yaratıyor?

Türkiye’deki ilaç fiyatları hala batı ülkelerine göre çok ucuz. Ama bu ilaçlar bizde 30 bin lirayken dünyada satış fiyatları 40 bin doları buluyor. Çok daha pahalı ve özel ilaçlar var. Teker teker onay alıyorlar. Şu anda hiçbir devlet bunu ödemiyor. Türkiye’de onay alması bir süreç alacak, bir süre daha bu ilaçları reçetelendirerek sosyal güvence ile almamız zor görülüyor.  

Neslican Tay’ın ölümü kanser tedavilerinin sorgulanmasını sağlayacak mı, 2020 yılında hastalardan yaşam sürelerinin saklanması yasaklanacak mı? 

Bizim gibi toplumlarda çoğu zaman hastalar kanser olduğunu bilmiyor yakınları biliyor. Hastalara yaşam sürelerinin söylenmesi istenmiyor dolayısıyla tedavi süreçleri hasta için yönlendirilemiyor. 

Devasa şehir hastaneleri gerçekten sorunlu mu,  yoksa dünya sağlık sektörünün geleceği mi? Yeni yılda üniversite hastaneleri çürümekten kurtarılabilecek mi?

Sağlık için yapılan her şey iyidir onun için büyüktür küçüktür,  siyasiymiş onlar arkada kalıyor. Çok büyük hastaneleri yönetmek çok zor ama bunu başarırsanız problem kalmaz. Hastanecilik zordur, otele benzemez. Sağlık Bakanı da hasta başına bir sözleşmesi olmadığını söylüyor. Ama ben başka bir şeye çok üzülüyorum. Öyle devasa hastaneler yaparken bu ülkenin en köklü hastanelerinden birini İstanbul Tıp Fakültesi’ni çürüyerek çökmeye terk etmek çok büyük bir haksızlık, bu beni çok üzüyor. Bu ülkenin doktorlarının hocalarının hocalarını yetiştirmiş bir kurum. Dünyada yüz senelik tıp fakülteleri el üzerinde tutuluyor. İstanbul tıp Fakültesi taşı, tozu, toprağı ile korunup muhafaza edilmelidir. Çok önemli bir kurumdur, o saygıyı hak ediyor. 

Sağlıkta şiddet bitmedi. 2020’de doktora dayağın önü kesilebilecek mi?

Azalmayacak, önü kesilemeyecek çünkü bu konuda bir adım atılamadı. Sağlıkta şiddet sadece Türkiye’nin sorunu değil Avusturya, Amerika’da Çin’de de var.   

Şu ana kadar yapılanlarla bu iş çözülmez, sevgi ve saygı bağı koptuğu için doktor ve vatandaş arasında şiddet sorunu çözülemiyor.  

2020 yılında kafa nakli yapılabilir mi? Yapay zekâlı doktorlar neden başarısız oldu? Yapay organ seri olarak üretilebilecek mi?

2019 yılında tıp dünyasında büyük bir ilerleme yaşanamadı. Tıp dünyası için önerilen yapay zekâlı bilgisayar çuvalladı. Ancak gelecek yıl kök hücreden yapay organ konusunda bir devrim bekliyoruz. 


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir