Ara 22 2017

Garantili projelerde hazine milyonlarca dolar borcu üstlenecek

İstanbul’u gökdelenlere boğdukları için günah çıkartırken “Biz bu şehre ihanet ettik, hâlâ da ihanet ediyoruz, ben de bundan sorumluyum” demişti Cumhurbaşkanı Erdoğan. 

İstanbul’da, AKP iktidarı dönemindeki Galataport, Tarlabaşı, Kabataş Martı Projesi, 3. Havalimanı ve 3. Köprü gibi projeler hep tartışma konusu oldu ve hâlihazırda da bu tartışmalar devam ediyor. Bir de bu projelerin işletme modeli etrafında soru işaretleri oluşmuş vaziyette son dönemde. Bu projelerden 30’u aşkın olarak yapılması planlanan şehir hastaneleri ise öne çıkanı. Ortak özellikleri Borç Üstlenim Yönetmeliği’ne tâbi olması. Yani Hazine Müsteşarlığı’nın Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) sistemindeki Yap-İşlet-Devret (YİD) ve Yap-Kirala-Devret (YKD) modelli projeler için yurtdışından sağlanan banka kredisini üstlendiği projeler bunlar.

Çiğdem Toker, bu yönetmelikte dün esrarengiz bir değişiklik yapıldığından bahsediyor Cumhuriyet’teki yazısında.

Yürürlükteki kurallara göre, eğer bir YİD ya da YKD sözleşmesi, şirketin kusuru nedeniyle feshedilirse, Hazine, şirketin bu proje yapılabilsin diye yurtdışından sağladığı krediden, o anda ne kalmışsa yüzde 85’ini ödemekle yükümlü. 

Yok eğer, bir YİD veya YKD sözleşmesi; şirketin kusuru dışındaki bir nedenle feshedilirse, o zaman bizim Hazine, yurtdışı kredi tutarının tamamını üstlenmeyi taahhüt ediyor. 

Ancak bu konuda Resmi Gazete’de yayımlanan bir değişiklik söz konusu.

Borç Üstlenim Yönetmeliği’ne göre eğer YİD veya YKD sözleşmesinde bir fesih söz konusuysa; bu bildirimi ilgili kamu kuruluşu Hazine’ye bildiriyordu. Yani köprüyse Karayolları Genel Müdürlüğü, havaalanıysa DHMİ, şehir hastanesi ise Sağlık Bakanlığı... 

Yapılan değişiklikle, eğer ortada bir fesih varsa, bunu Hazine’ye, müteahhit şirket veya krediyi veren yabancı bankanın da bildirebileceği kuralı getirildi. Daha ilginci; idarenin, yani bir bakanlığın ya da yatırımcı genel müdürlüğün, fesih olursa ilgili belgeyi Hazine’ye zamanında iletmeme hâli de düzenlendi. 

Bu durumda; DHMİ, Sağlık Bakanlığı; bir KÖİ projesi feshedilmek isteniyor ve bu bildirimi müteahhit şirket veya yabancı banka yapıyorsa, sanki kamu idaresi yapmış gibi sonuç doğuracağı da yazıldı.

Yapılan değişikliği “fazlasıyla esrarengiz” buluyor Toker. Bir KÖİ projesinde gerçekleşmiş ya da gerçekleşmek üzere olan bir fesih var da hatta bu feshi yurt dışından kredi veren bir banka yapmış da, ona uygun bir madde yazılmak zorunda kalınmış gibi izlenim bıraktığını söylüyor ve ekliyor:

“Eğer böyle bir durum varsa, Hazine’nin üstleneceği tutar milyonlarca dolardır... Ve bunun hangi proje olduğunu, daha doğrusu hangi projenin ne gibi gerekçelerle feshedildiğini bilmek de bizlerin hakkı.”

 

 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar