Maaz
Ağu 19 2018

İmar Barışı Yasası: Uzungöl’de meşru çarpık yapılaşma

Türkiye’deki güzelliklerin kartpostallar ile ifade edildiği dönemleri bilirsiniz… O nostaljik kartpostallar üzerinde Uzungöl’ün insanı hayrete düşüren güzellikteki doğasını görmeyenimiz kalmış mıdır?

Yemyeşil doğası, masmavi gölü, hemen yanında biten zamanın şahidi şirin camisi, gölün ruhuna uygun ve bu tablonun tamamlayıcısı olan köprüsü pek çok insanda “bir gün” Uzungöl’e gitme isteği oluştururdu.

Kiminin beklediği o “bir gün” geldi kimisi hala bu güzellikten nasibini almak için vaktini beklemekte. O nostaljik kartpostallardaki muhteşem doğallığın içinde görünen ev ve bina sayısı ise son derece sınırlıydı. Oysa bugün hala eşsiz bir doğa harikası olan Uzungöl, çarpık yapılaşma, kaçak ev, kafe, fahiş fiyatlı yine kaçak oteller, trafik, altyapı eksikliği ve çevre kirliliği gibi konularla gündeme geliyor. İşte bu yüzden Ahval olarak o “bir gün” Uzungöl’e ses vermek adına bizler için de geldi…

a

Uzungöl Karadeniz’in en çok turist alan bölgesi. İki milyondan fazla yabancı ve yüzbinlerce yerli olmak üzere yılda yaklaşık üç milyon turisti ağırlıyor. Uzungöl’ün yerli nüfusu iki bin civarında olmasına rağmen günde 20 binden fazla insan konaklıyor burada.

Son günlerde sosyal medyada ve ulusal medyada özellikle Uzungöl’ün doğasının tahrip edildiğine yönelik haberler gündemde. Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı olan Uzungöl, Büyükşehir Belediye Yasası geçmeden evvel belde statüsündeydi. Ancak yasayla birlikte mahalle statüsüne girdi.

Uzungöl’ün bugün ekmeği olan turizm macerası ise 1974’te başladı. Oysa 1989’da Tabiat Parkı olarak ilan edilen Uzungöl’de imar yasağı bulunuyordu. Ancak Uzungöl bakir doğasının çekiciliğiyle turist aldıkça yasaklar delinmeye başlandı. Pek çok insan kendi arazisine ev yapmaya, otel inşa etmeye başladı. Uzungöllüler, buradaki sorunların kaynağını merkezi yönetim yasalarına ve o beklenen imarın bir türlü gelmemesine bağlıyor. Uzungöl Turizmini Yaşatma Derneği Başkanı Mustafa Akyüz, anlatıyor:

“1974’ten 2018 tarihine kadar arz ve talep fazlasıyla arttı ve sorunlar da aslında bu şekilde başladı. İmar planının iptal edilmesi sonra da bir türlü yeni bir imar planının gelmemesi birçok sorunu da beraberinde getirdi. Bu sorunların başında özellikle ciddi anlamda altyapı eksikliği var. Yılda yaklaşık olarak 2 milyon yabancı ve 600 bin civarında yerli turist alan bir yer burası.

Bu sene Uzungöl turizmde son yıllarının zirvesini yaşıyor, bu seneki ziyaretçi sayımız üç milyona yaklaştı. Fakat bir imar planının olmaması artan bu potansiyelle kendini iyice belli edip beraberinde daha büyük sıkıntılar çıkardı, birçok insan mağdur oldu.”

Sosyal medyada özellikle betonlaşma üzerinden Uzungöl’ü karalayan pek çok insan olduğunu vurgulayan Mustafa Akyüz, Uzungöl’de betonlaşmanın olmadığını ama çarpık yapılaşmanın inkar edilemez olduğunu vurguluyor.

Akyüz, “Uzungöl beldeydi. Trabzon büyükşehir statüsüne geçtikten sonra Uzungöl de mahalle statüsüne kavuştu. Bugün bu mahallede yönetim eksikliği çok ciddi bir şekilde yaşanıyor, altyapı sorunuyla beraber. İki milyondan fazla insanın geldiği bir yerde altyapının da yetersiz olması bu yönetim eksikliğiyle beraber ciddi bir sorun. Altyapı dediğim kanalizasyon, su, elektrik gibi sorunlar, mahalle statüsünde olduğu için belediyemiz bu sorunların altından kalkabilecek yeterli ilgiye sahip değil. Gelen kaynak belli…” diyor.

Uzungöllüler çarpık yapılaşmanın ve kaçak ev yapmanın asıl suçunu imarın gelmemesine bağlıyor. Onlara göre yıllardır beklenen imar yasası gelmemiş. İnsanlarsa dayanamayıp yüzlerce ev ve otel yapmış. Bunlar kaçak bina statüsünde yer almış. Fakat belediye bu evlere su ve elektrik verip vergisini almaya devam etmiş.

Buna rağmen pek çok ev sahibi de kaçak ev yaptığı için mahkemelik olmuş. Onlarcası para cezası almış. Hatta bir kısmı hapis cezası dahi almış. O günden sonra Uzungöllüler yaptıkları evin günün birinde yıkılacağını tedirginlikle beklemeye başlamış. Fakat seçim döneminde çıkarılan “imar barışı yasası” Uzungöllülerin yüzünü güldüren cinsten. Zira Uzungöl’de yaklaşık 400-450 civarındaki kaçak bina birden yasal bir yapı özelliği edinmenin afla gelen meşru yolunu bulmuş. Kısacası mahkemelerin kaçak ve yasadışı gördüğü binalar böylece yasal olma şansı elde etmiş.

Uzungöllüler bunun olumsuz sonuçlar doğuracağını söylüyor. Nedeni ise şu; Halk nasıl olsa 10-20 yıl sonra “imar barışı” gelir mantığıyla davranacak ve çarpık ve kaçak binalar yapılmaya devam edilecek.

 Kahveci Salih Soygun durumun turizmle değil çarpık yapılaşmadan doğan çirkin görüntüyle alakasını şöyle ifade ediyor:

“Bu imar meselesi otuz yıldan beridir gelecek, hala gelmedi, imar bir gelse her şey rayına oturacak. Her şey sisteme uygun olacak ama maalesef imar bir türlü gelmediğinden dolayı bol keseden çarpık yapılaşma oldu, dolayısıyla Uzungöl’ün güzelliği, intizamı gitti.

İmar çıksa herkes iki kat, üç kat artık nasıl uygunsa evini imara göre yaparak oturur ve her şey güzel olur. Bir de şimdi imar gelmediği gibi imar affı çıktı, afla beraber tüm bu çarpık yapılaşma kanunuyla nizamıyla olduğu gibi kaldı.

Millet af için parasını yatırdı, ondan sonra ne olacağı artık çıkmayan imarla Allah’a kaldı. Eski kartpostallardaki eski Uzungöl güzelliğinin hemen hemen yüzde ellisi gitti, bunun sebebi yüzde yüz Uzungöl’e imarın gelmeyişinden dolayıdır, turizmden kaynaklı değil yani tamamen imarla ilgili. Gerek para kazanmak amacıyla gerekse de turizm nedeniyle insanlar her yere çarpık yapılaşmayla ev yaptı. İmar izni bu nedenle tamamen şart bir hale geldi.” 

Uzungöl Birlik Anonim Şirketi Başkanı İdris Akyüz’e göre ise imar olayı bir türlü oturtulmadığı için sorunlar yaşanıyor. Uzungöl’de arazilerin yüzde doksan dokuzunun özel şahıslara ait olduğunu belirtiyor. İnsanların imarı her gün talep ettiğini ancak yetkililerin buna yanaşmadığını ve gerekli ilgiyi göstermedikleri söylüyor. Durum böyle olunca insanlar da yıllarca bekledikten sonra kaçak bina yapma yolunu seçiyor.

Trafik, temizlik, imar olmak üzere Uzungöllülerin esas üç sorunu olduğunu vurgulayan Akyüz, “Burada ana üç problemimiz trafiğimizin ilerlememesi, çevremizin kirliliği ve imarsızlığımız... Özellikle imarda yatırımcıya müdahale edilmesi gerektiğini düşünüyorum ki buradaki her şey fahiş fiyatlara gitmesin. Mesela içtiğimiz bir bardak çay iki lirayken dörde çıkmasın. Maalesef durum şu an bu. Biz bunun önüne geçmeye çalışarak bu misyonla kurulduk. Uzungöl esnafından oluşan yaklaşık 100 ortağımız var. Kuruluşumuzun adında şirket var ama biz dernek olarak hizmet veriyoruz. İnsanlar evini herkese satmasın istiyoruz. Mesela Suriyeliler bile burada otel kiralamış ve odalar çok fahiş fiyatlara satılıyor. Burada özellikle Suriyeliler ve Araplar bir yeri alarak, kiralayarak olağanüstü fiyatlarla hizmet sunuyorlar. İnsanlar dükkanı kirayı veriyor. Kiracıysa fahiş fiyatlarla satıyor. Sonra gazetelere çıkan ise ‘Uzungöl’de fahiş fiyatlar’ haberleri…Halbuki bunu biz yerel halk yapmıyoruz” diyor.

Uzungöl’de paraşüt ve kamp turizmi de var. Eskiden helikopterle turizm de varmış. Ancak gürültü yaptığı için kaldırılmış. Ayrıca Uzungöl’ iki tane teleferik kurulacak. Birinin ihalesi bitmiş ve inşaat halindeyken diğerinin daha başlamamış. Göl hakkında konuşan Akyüz, “ Geçen sene gayet iyi temizlendi. Ayrıca etraftaki çöpleri toplamak için ayda bir defa halk olarak çevre temizliği yapıyoruz. Uzungöl’ün hem doğasını hem de geleceğini korumak bizim için şart” diye konuşuyor.

Uzungöl’ü gezdiğimizde bizzat yaşadığımız en önemli sıkıntılardan biri trafik ve park sorunu. 1 kilometrelik seyir tepesine çıkmak ve inmek 1 saatimiz alıyor. Şehirde araç kuyruğu ve yol darlığı her yerde kendini belli ediyor.

Şehre en çok Araplar ve İranlılar geliyor. Özellikle Araplar Uzungöl’ün yağmurlarında ıslanmayı ve yeşilliklerinde dinlenmeyi çok seviyor. Otel fiyatları 300 TL’den başlıyor. 6 kişilik bir aile için kiralanan 2+1 evlerin bir geceliği 1200 TL. Ayrıca otellerin ve evlerin yüzde 90’ı kaçak olmasına rağmen ‘imar barışı’ ile artık yasal olarak tanınacak. Ceza alanların da cezasının affedileceği söyleniyor.

Gözlemeci Fatma Özay Arapların gelmesinden memnun olduğunu ama şehrin güzelliğinin gittiğini söylüyor: 

“Son yıllarda Arapların gelmesinden memnunum. Ama ticari ve turistik getirisi kadar götürüsü de var, taleple artan bir yapılaşma fazlalığı var. Bu da bizim güzelliğimizi katlediyor. Şehrin güzelliğini bozuyor olmasıyla beraber Karadeniz’e çok fazla yatırım oluyor, bu bir getiri. Yerli turist buraya eleştiri amacıyla geliyor, ‘siz para için buraları hep mahvettiniz, doğanın katline göz yumuyorsunuz’ diyorlar. Oysa dışarıdan gelen turist öyle değil.”

Uzungöl’de Arapların en çok sevdiği şeylerden biri de papağanla fotoğraf çekmek. Bursalı Ahmet Heyder, Cabbar ve Sultan isimli iki papağanıyla turistlere fotoğraf hizmeti veriyor. Heyder, “Araplar çok rağbet gösteriyor. Biz de onlara yönelik fotoğraf çekimleri yapıyoruz papağanlarla. Tek papağanla 15 lira, iki papağanla 20 lira olarak fotoğraf çekimi yapıyoruz. Günde ortalama 25-30 fotoğraf çekiyoruz” diyor ve devam ediyor:

“Burada özellikle gölün arka tarafında bir çarpık kentleşme var. Özellikle sazlık alanda yüksek binalar yapılmaya başlanmış, dolayısıyla 3 senedir sezonluk buraya gelip giden biri olarak benim de gözlemlediğim kadarıyla doğasında bir çarpıklaşma, bozulma var.”

 

Adalet Kurtuluş ise “İnsan ayağının girdiği yer haliyle tahrip oluyor. Uzungöl’de de durum böyle… Esnaf için iyi de olsa doğal güzellik bir şekilde ölüyor” ifadelerini kullandı.

Kumpir satıcısı Mustafa Türker de yapılaşmanın çevreyi tahrip ettiği görüşünde. Türker, “Yapılaşmayla beraber doğal güzellik biraz bozuldu. Oteller yapıldı mesela bu doğayı etkiledi. İmara girsin istiyorum her yer, imar gelirse kaçak yapılar yıkılacak. Bu da esnafın işine gelmeyecek, esnafın içinde olduğu yapıların çoğu kaçak mesela. Dolayısıyla bu yüzden burada imar istemeyen de var. Burada özellikle konaklama çok pahalı, otellerde aşırı fahiş fiyatların olması biraz Arap turistleri kaçırmaya başladı” diye vurguluyor.

Eskiye oranla hizmetin arttığını ifade eden Ali İhsan ise sosyal medyadan Uzungöl’ün karalandığını belirtiyor. İhsan, “Turizm potansiyeli eskiye oranla çok daha fazla arttı. Restoran olsun, otel olsun verilen hizmetin kalitesi de çok fazla arttı. Bütün işletmeciler daha bilinçli. Kaçak ve çarpık yapılaşma var. Çarpık yapılaşma göze batan bir görüntü oluşturuyor. Belediye yıllardır buraya imar planını getirmedi, millet de isteyerek veya istemeyerek mecburen kaçak yapılaşmaya gitti. Uzungöl için özellikle sosyal medya üzerinden büyük bir karalama kampanyası var. İnsanların gelip görmelerini, Uzungöl’ü bilmeden konuşmamaları gerektiğini düşünüyorum” diyor.

Turizm Danışmanı Sümeyye Bostoroğlu ise Uzungöl’ün pek çok sorunu olduğuna dikkat çekiyor:

 “6-7 sene öncesine kadar turizm burada yoktu. Şu anda hem turizm olarak hem konum olarak çok güzel bir yerdeyiz. Fakat tabiat açısından şunu söylemeliyim, görünürlük açısından biraz daha yapay konuma geçtik. Çok değiştik. Doğallığından çıkmaya başladı burası, bu durum buranın insanını da etkileyen bir şey. Turizm olarak çok iyiyiz ama doğa anlamında, konaklama, kapasite, seyir, altyapı ve otopark anlamında çok yetersiziz. Buranın konutlarının, yapılarının yüzde doksanı kaçak inşaat, imar izni yok. İzinsiz yapılar bunlar. Burası eski güzelliğini yitirdi, turizmle alakalı bu. İnsanlar bu konuda pek bilinçli değil. Doğayı yıkmadan daha uygun işler yapılmalı.”

Ahval’e değerlendirmelerde bulunan İsmail ve Temel isimli iki amcaysa turistlerin buraya gelmesiyle hem doğal güzelliklerin yitirildiğini hem de kültürlerin ve ahlaklarının değiştirildiğini söylüyor ve devam ediyor:

“Buraya gelenler insanlarımıza para bıraktı. Para bizimkilerin ahlakını değiştirdi. Ayrıca daha çok para kazanmak için her yere ev ve otel yaptılar. Eskiden burada 20 araba yoktu. Şimdi araç kuyruğu 5 bini buluyor belki… Oysaki eski hali ne de güzeldi Uzungöl’ün…”.

İsmail Bey ise, “İnsanımız evi üç katlı ise birinde kendisi yaşıyor. İki katını kiraya veriyor. Eskisi kadar evimizde bile rahat değiliz. Cebimize para girdi ama kafamıza da bol keseden dert girdi. Uzungöl’ün güzelliği bitti” diyor.