Şub 16 2018

İngiltere, ‘2016’dan sonra cezaevleri güvenli değil’ diyerek firari sanığı iade etmedi

Londra’da bir mahkemenin başkanı, Türkiye’nin iadesini istediği firari bir İngiliz vatandaşını, cezaevlerinin kalabalıklığını ve bu durumda gardiyanların gerekli kontrolü sağlayamayacağını gerekçe göstererek iade talebini reddetti. 

İngiltere’de yayınlanan The Guardian Gazetesi’nin haberine göre, Londra’daki yüksek mahkeme, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından Türkiye’deki cezaevlerinin aşırı kalabalık ve güvensiz olduğunu söyleyerek, sanığın Türkiye’ye iade edilmemesine hükmetti.

Son zamanlarda, İngiliz yargıçlar art arda bu yönde kararlar alırken, bir NATO müttefiki için de karar diplomatik açıdan ‘utanç verici’ olarak değerlendiriliyor. Karar bu tür duruşmalarda emsal teşkil edecek.

Mahkemenin kararı, geçen yıl Başbakan Binali Yıldırım’ın, İngiltere ziyareti sırasında İngiltere Başbakanı Theresa May’e ilettiği ve 2016’daki başarısız darbe girişimine katıldığı iddia edilen, İngiltere’de yaşayan kaçak iş adamı ve aktivistlerin iade edilmesi yönündeki direkt talebinin ardından geldi.

Türk hükümeti, 60 bin kişinin darbe tertibine dahil olduğunu tahmin ediyor.

Yıldırım’ın talebi, Downing Street’te suskunlukla karşılık bulurken, Yıldırım’a, ABD’deki bireylerin kanunlara aykırı davrandığına dair somut deliller sunulması halinde harekete geçileceği mesajı verildi.

İngiltere Dış İlişkiler Komisyonu’ndaki parlamenterler, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı, darbe girişimini muhaliflerini temizleme ve insan haklarını baskı altına almakla kullandığı gerekçesiyle kınamıştı. On binlerce öğretmen, hukukçu, polis memuru, hakim ve diğer yetkililer ya görevlerinden alındı ya da tutuklandı.

Mahkemenin kararına göre, 41 yaşındaki adam İran ve İngiliz çifte vatandaşlığına sahip. 2002 yılında, kick-box turnuvasına katılmak için İngiltere’ye gitti ve sığınma hakkı verildi.

Londra’da ikinci eşiyle ve iki çocuğuyla yaşıyor.

2011 Şubat ayında, İran’daki ailesini ziyaretten dönerken, Türk sınırında durduruldu ve aracın arka koltuğunda 33 kilo sentetik uyuşturucu ile yakalandı.

Kötü psikolojisi ve Türk mahkumlar tarafından tecavüze uğradığı gerekçesiyle ismi verilmeyen mahkum, uyuşturucu konusunda hiçbir bilgisi olmadığını iddia ediyor. Uyuşturucunun kendisinden habersiz aracına konulduğunu, aracını İran’da düğün için bir arkadaşına kiraladığını söylüyor.

Bu iddiasına rağmen, Türk mahkemesi onu 7.5 yıl hapis cezasına çarptırdı. Edirne’de kapalı bir cezaevinde üç yıl hapis yatan tutuklu, daha sonra açık bir cezaevine nakledildi ve sonra da firar etti. 

Firari sanığın avukatı David Josse QC ve Ben Keith, İngiliz mahkemesine Türkiye’deki insan hakları koşullarının darbe girişiminden sonra  giderek kötüleştiğini ve cezaevlerinde bağımsız gözlemcilerin denetimine izin verilmediğini beyan etti.

Mahkeme de, intihar, zihinsel sağlık ihtiyaçlarını karşılamadaki yetersizlik riskine binaen, Avrupa İnsan Haklar Sözleşmesi’nin insan hakları ve işkenceyi, kötü muameleyi yasaklayan kararına atıfta bulunarak iadeyi reddetti.

https://www.theguardian.com/law/2018/feb/15/uk-high-court-refuses-turkey-extradition-due-to-overcrowded-prisons