1700 yıllık yumurtaları kıranlar Ahval'e konuştu: Birini kurtardık

İngiltere’nin Buckinghamshire şehrinde yapılan arkeolojik kazıda, Eski Roma döneminden kalma dört adet yumurtadan üç tanesi arkeologların müdahalesi sonucunda ‘yanlışlıkla’ kırıldı. Olayın duyulmasıyla sosyal medyada alay konusu olan arkeologlar, yumurtaları nasıl kırdıklarını Ahval’e anlattı. Arkeologlar, kırdıkları üç yumurtanın konuşulmasındansa kurtardıkları bir yumurtayla gündem anılmak istiyorlar. 

İngiltere’nin Buckinghamshire Berryfields bölgesinde 2007 yılında okul, hastane ve konutların yapılması için bir anlaşma yapıldı. Ancak anlaşmada bu bölgede konutlar yapılmadan önce bir kazı çalışmasının yapılmasını da kapsıyordu. Oxford Archaeology ekibi  bu bölgede kazı yaptı. Söz konusu kazılarda birçok eşya bulundu. Eşyalar analiz edildi. Bu analizlerin sonuçları 2016 yılının sonunda bir kitapta toplatıldı. Kitap bu yılın Kasım ayında yayınlandı. 

yumurta

Edward Biddulph, projenin yöneticilerinden. Kendisi daha önce de Berryfields civarında yapılan başka çalışmalarda da yer almış bir isim. Bu sefer projede monograf olarak bulunuyor. 

Biddulph önce buldukları yumurtaların önemi üzerinde konuşmak istiyor. Kırmadan çıkarabildikleri o bir tane yumurtanın eşsiz olduğunu ifade ediyor. Roma döneminden günümüze yumurtaların pek kalmadığını ancak mezarlık alanlarında nadiren de olsa yumurta kabuklarının daha önce de bulunulduğunu aktarıyor. Kendilerinin bulduğu yumurtaları değerlendiren Biddulp, “Roma döneminden kalma yumurta kabukları çok seyrek görülür.

Nadiren bazı yumurta parçaları bulunmuştu şu ana kadar. Ama bozulmamış, dokunulmamış yumurta bugüne kadar görülmemişti. Bu anlamda bu bulunan yumurta İngiltere’de eşsiz bir yumurta.  Kazı esnasında dört yumurta bulundu. En az üç tanesi bütün halinde idi. Bugüne ulaşma sebepleri ise bulundukları alanın özellikleriyle ilgiliydi. Sulak alanda muhafaza edilmişlerdi. Yumurta çok hassastı ancak arkeoloji ekicimizin dikkati sonucu bir yumurta kurtarıldı” diyerek ekibinin bir yumurtayı kırmadan çıkartmasının bir başarı hikâyesi olduğunu aktarıyor.

yumurta

Bilindiği üzere Roma’da yumurtalara kutsal anlamlar atfediliyordu. Yumurta kabukları diğer yemek artıklarının yanına çöpe atılmıyor ve kabuklar ruhlar ile tanrılara adanacak şekilde mezarlıklara gömülüyordu.  Roma’da yumurtaların bir omletten yada normal yemekten çok daha önemli olduğunu ifade eden Biddulph, “Roma da yumurtalar bir yiyecek olmaktan ziyade o kültürde dini ve cenaze ritüellerinde belirli bir öneme sahip.

Mitras ve Merkür gibi tanrılarla ilgilileri var. Yumurta kabuklarını atık olarak atmak günah imiş onlarda. Yumurtaların kabuğunu tanrıya, ruhlara adar gibi saklamışlar. Bulduğumuz yumurtalar da tanrılara veya ruhlara adanmış olabilirler. Diğer ihtimal ise cenaze merasiminde kullanılmış olabilirler. Roma döneminden kalmış İngiltere’de bulunan diğer yumurta kabuğu parçaları genelde mezarlıklarda bulunuldu.  Bu yüzden cenaze törenleri ve yumurta arasındaki bağ epey güçlü. Bazen mezarlıklarda tavuk kemikleri de bulunabiliyor. Ya da tapınak ve ibadet mekanlarının çukurlarında bulunabilir, tavuklar da tanrılara kurban edilmiş bulunabiliyor” diye bilgi veriyor.

Yumurtaların kırılmasıyla dünya çapında bir ilgiyle karşılaştıklarını, bu ilginin inanılmaz olduğunu ifade eden ve projede yer kendisi de bulunan  Stuart Foreman ise kurtardıkları yumurtanın, kırdıkları üç yumurtadan daha çok ilgiyi hak ettiğini ve buna dair konuşulmak istediklerini vurguluyor.

yumurta

Stuart’ın haklı olduğunu ifade eden Biddulph, “Hikâyenin dünya çapında yayılması inanılmaz. Stuart’ın da belirttiği gibi biz bir tanesini kurtardığımıza odaklanmak istiyoruz. Bu kazı çalışması ekibimizin büyük becerisi sayesinde oldu. Yumurtlar 1700 yaşında ve çok kırılganlar. Bizim üç taneyi kırmamızdan ziyade o bir tanesini ne zorluklarda çıkardığımız önemli” diyor.

“Peki, bulunan yumurtanın tavuk yumurtası olduğuna emin misiniz?” diye soruyorum. Biddulph, bu kırılan yumurtalardan birinin kabuğunu Julie Best'e yollamış. Best de onları mikroskobik yöntemlerle incelemiş. Best, bu yumurtanın evcil bir kuşun yumurtası olduğunu söylemiş ve “büyük ihtimalle bu bir tavuk yumurtası” diyerek sonucu açıklamış. Çünkü yumurta mavimsi ve benekli imiş. Tavuk yumurtası her zaman beyaz veya kahverengi olmuyormuş.

Peki, bulunulan 1700 yıllık yumurta ne işe yarayacak? Biddulph’a göre bu yumurta sayesinde Berryfields'deki Roma döneminden kalma birçok şey yeniden yorumlanacak. Öncelikle Berryfields'in dini ritüellerle ilgili olarak bir tarifinin yapılması açısından önemli. Bir sürü insan Romalıların dini ritüellerini ve yumurtayı artık beraber düşünecek. Devam eden Biddulph, “Bu buluş İngiltere Roma dönemine ait dini pratikleri anlamak açısından önemli. Yumurta Berryfields'in dini ritüellerle ilgili bir portresinin çıkarılmasına yardımcı olacak” diyor.

Bir arkeolog olarak en heyecan duyduğu şeyin sahada ve laboratuvarda buluşlar olduğunu kaydeden Biddulph, “Oxford Arkeoloji olarak güzel bir kurumuz. Birçok bulgumuz yerel unsurlar barındırıyor ama bazen çok geniş bir kitleye yayılabiliyor. Bu çok mutluluk verici” şeklinde anlatıyor. 

Kendisine annesinin yumurtaları kırmama üzerine bir nasihatinin olup olmadığını sorduğumuzda ise Biddulph sözlerini şöyle bitiriyor: “İlginç bir soru. Evet, yumurtalarla ilgili çok söz var. Bunlardan bazıları ‘yumurtaların hepsini bir sepete koyma’ veya ‘Civcivler kabuktan çıkmadan yumurtalarını sayma’ gibi şeyler. Geçmişte insanlara yumurtalarınızı buzdolabı dışında saklayabilirsiniz denilirdi. Ama şu an herkes onları buzdolabında saklıyor ben de dâhil.”

© Ahval Türkçe