Mar 07 2018

İnşaat sektörü cari açığı azdırıyor

Konut sektörü yabancılara satıştan yılda 5 milyar dolarlık dövizi bulunca herkesin koltukları kabardı ve cari açığın ilacı bulunmuş gibi davranılmaya başlandı. Oysa bugün evlerimize giren kapı kollarından musluklara kadar hemen her şey ithal. İşin bu tarafıyla fazla ilgilenen yok.

Dünya’dan Tevfik Güngör bu alana değinen az sayıda yazardan biri. Madalyonun öteki yüzünü göstermiş. Türkiye’nin AB’nin 4’üncü, dünyanın 11’inci inşaat makineleri pazarı olduğunu yazıyor. Yılda 15 bin inşaat makinesi satıldığını, pazar büyüklüğünün 6.5-7.0 milyar doları bulduğunu belirtiyor. İnşaat makinelerinin 4-5 milyar dolarlık bölümünü ithal ettiğimizi kaydediyor.

Güngör, hurdasını ve cevherini ithal ederek, yılda 35 milyon ton demir çelik üretimi yaptığımızı, üretilen demirin yüzde 65’inin ise inşaat demiri olduğunu vurguluyor. ‘Demir maliyetinin yüzde 86’sı, ithal edilen hurda+cevher ve enerjiden oluşuyor’ diyor.

Ayrıca yılda 75 milyon ton çimento tüketimi yaptığımıza dikkat çeken yazar, çimento tüketiminde özel sektörün payının yüzde 50 dolayında olduğunu, maliyetin yüzde 59’unun ithal kaynağa dayalı elektrik ve yakıttan oluştuğunu vurguluyor. 

Güngör şunları yazıyor:

‘Özetle: “Yatırımlar canlanıyor. Makine ve teçhizat ithalatı artıyor” denilirken, artan makine ve teçhizatın inşaat makine ve teçhizatı olduğunu dikkate almakta yarar var. “İnşaatta kullanılan demir çelik, çimento bizim üretimimiz” denilirken, üretimin ithal girdi ve enerjiye dayandığını dikkate almak gerekiyor.’

Güngör sadece kaba üretim kalemlerini ele almış. Bir de inşaatların görünür tarafını oluşturan ince işçilik bölümlerini hesaba katarsak sektörün ithalat dolayısıyla cari açığa ne kadar katkı yaptığı daha iyi anlaşılıyor. 

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN