'İnşaatta kurtarma balon çıktı' iddiası

İnşaat sektörünün içinde bulunduğu krizi aşabilmesi için devletin bir kurtarma paketi hazırladığı ve arz fazlası konutların devlet tarafından satın alınacağı iddia edilmişti. 

Sabah Gazetesi yazarı Dilek Güngör ise, Emlak Konut GYO'nun böylesi bir kurtarma planının yalanladığını, bankaların ise böylesi bir plandan haberi olmadığını iddia etti. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın da sadece inşaat sektörüne özel bir çalışma yapmadığını ve tüm sektörlerin röntgenini çektiğini savunan Güngör, "Son günlerde konutta 'stok eritme planı' tartışmaları aldı başını gitti. Bir tarafta inşaatçılar, diğer tarafta devlet, öbür tarafta bankalar... GYODER, KONUTDER ve İNDER stokları devlete yıkan bir taslak ortaya attı. Emlak Konut GYO anında yalanladı" diye yazdı.

İnşaat sektörünün Türkiye için önemli olduğunu ancak meselenin dayatmaya dönüştürülmesinden rahatsızlık duyduğunu kaydeden Güngör, yazısını şöyle sürdürdü:

"(İnşaat sektörünün) istihdama ve büyümeye katkısını görüyoruz. 250 alt sektörü beslediğinin farkındayız. Ama bunlar tehdit unsuru olarak kullanılamaz. Zannımca, sektör 'Nasılsa hepimiz aynı gemideyiz, kimsenin batmasına izin verilmez' psikolojisine kapılmış. Bu da, piyasada ahlaki çöküntü yaratmış durumda."

Güngör, inşaat sektörünün kurtarma beklerken, patronların ve şirket sahiplerinin yaşamlarından ve lüksten taviz vermediklerini de eleştirdi ve ekledi:

"Bakıyorsunuz, adamın şirketinin borcu dağ gibi... Bankalar borcu yeniden yapılandırıp şirketin işine devam etmesini istiyor. Patron servetinden bir kuruşu şirkete koymuyor. Eşi, çocuğu, kendisi ultra lüks yaşıyor. Masajdan, kuaförden, spor salonundan çıkmıyor. Bir başkasını görüyorsunuz. Şirketin borcu da stoku da çok. Fakat, patronun çocukları altında son model arabalarla fink atıyor."

Lüks hayatı sürdüren şirket sahiplerini, "Kendisi yatından, uçağından, Maybach'ından taviz vermiyor" sözleri ile eleştirmeyi sürdüren Güngör, inşaat sektörünün patronlarına yüklenmeye şu satırlarla devam etti:

"Diğeri şirketine borçlarından dolayı bir şey olması durumunda kendini garantiye almış... Ya parasını yurtdışına kaçırmış ya da eşinin mücevheratını bile arkadaşının kasasına koydurmuş...***

Anlayacağız, patronlar zengin, şirketleri borçlu. Devlet babadan destek bekliyorlar! Bu basiretsiz ve hoyrat tüccarlık kafasından bir an önce kurtulmamız gerekiyor.

Biliyorsunuz, bugüne kadar hükümet sayısız destek paketi çıkardı. Faizler düşürüldü. Yabancıya satışın önü açıldı. Keşke siz de bire 10 kazandığınız fiyatlarda ısrar etmeseydiniz de bu kadar stok biriktirmeseydiniz. Çuvaldızı biraz da kendinize batırın!"

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz