Şub 22 2018

Uluslararası Af Örgütü'nden Türkiye'ye gözaltı ve yargılama eleştirisi

15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra ilan edilen ve son olarak altıncı kez uzatılan olağanüstü hal (OHAL) KHK’larıyla yargı alanında, ceza muhakemesinde yapısal değişiklikler hayata geçirilerek Anayasa ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler tarafından güvenceye alınan bir dizi hakka müdahalenin sınırları genişletildi.

Uluslararası Af Örgütü 159 ülkede insan haklarının durumunun incelendiği 2017/18 raporunu Washington'da kamuoyuyla paylaştı. Raporda örgüt birçok ülkede ayrımcılığın olağan hale geldiğinin altını çizdi.

Myanmar'daki Rohingyalara uygulanan zulmün, azınlıkların bilinçli olarak dışlanmasının nasıl "ağır insan hakları ihlallerine" yol açtığını gösteren ''korkunç'' bir örnek olduğu gösterilen raporda siyasetin "bölücü söylemlere" kararlı bir şekilde mücadele etmesi gerektiğine vurgu yapıldı.

Uluslararası Af Örgütü raporunda, aralarında Macaristan ve Polonya’nın da bulunduğu birçok ülkedeki "fikir, toplanma ve gösteri özgürlüğünün kısıtlanması veya hukuk devletinin getirdiği teminatların hiçe sayılması" girişimlerini de eleştirdi.

Raporun Türkiye’ye bakan yüzünde mevcut gözaltı ve yargılama süreci eleştirilerin odağı oldu.

"Keyfi, uzatılmış ve cezalandırma amaçlı gözaltılar ile adil olmayan yargılamaların" gündemin bir parçası olduğu kaydedilen raporda "Soruşturmalara ilişkin gizli bilgiler hükümete yakın basın organlarına sızdırıldı ve gazetelerin birinci sayfalarında yer aldı, hükümet sözcüleri ise devam eden soruşturmalar hakkında önyargılı açıklamalarda bulundu. Gazeteciler ve siyasi aktivistlere yönelik cezai kovuşturmalar devam etti, insan hakları savunucularına karşı açılan dava sayısında keskin bir artış yaşandı. Uluslararası gazeteciler ve medya mensupları da hedef alındı," ifadeleri kullanıldı.

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı ve avukat Taner Kılıç'ın aylardır "absürt suçlamalarla" tutuklu olması eleştirisine yer verildi.

Bylock sorusturması kapsamında gözaltına alınan Taner Kılıç'ın dosyası daha sonra Büyükada davasıyla birleştirilmiş, Kılıç, Büyükada davasında hakkında tahliye kararı verilmesinden bir gün sonra savcılığın itirazı üzerine yeniden tutuklanmıştı.

Af Örgütü'nün Almanya Genel Sekreteri Markus Beeko, "2017'de insan hakları savunucularına yönelik iftira, hınç ve şiddetin" arttığına vurgu yaptı.

Raporda geçen yıl 27 ülkede en az 312 insan hakları savunucusunun öldürülürken 2016 yılına oranla belirgin bir artışa yaşadığı görülüyor.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar