Londra’nın Türkiyeli kadınları Instagram’a mutfaklarını açtı

Londra’daki Türkiyeli kadınlar, mutfaklarında pişen ev yemeklerini artık ‘Instagram’ hesapları üzerinden şehirlilere de sunuyorlar. Yaşları 30 ile 60 arasında değişen 20’ye yakın Türkiye asıllı kadın, Anadolu’nun değişik tatlarını hem Britanyalılarla buluşturuyor hem de bu tatlar sayesinde evden para kazanıyor.

İngiltere’nin başkenti Londra’da, nüfusun büyük çoğunluğunu göçmenler oluşturuyor. Şehrin belli başlı bölgelerindeyse, farklı etnik sınıflardan halklar kendi içlerinde gruplar halinde yaşıyorlar. Buna en iyi örneklerden birini de Kuzey Londra bölgesinde adeta küçük bir Anadolu oluşturan Türkiyeli halklar oluşturuyor.

Harringey Green Lanes bölgesi, şehrin en kozmopolit bölgelerinden biri. Burada her çeşit dünya mutfağı ve her yöreden halklar bulunuyor. Yine de Green Lanes denince akla önce Türkiye yemekleri geliyor. Diyarbakır’dan, Antep’e tüm geleneksel lezzetlerin en iyi adresi şüphesiz burası.

Green Lanes, her ne kadar Türkiye mutfağından farklı tatlar sunuyor olsa da hala birçok Türkiyeliye göre ‘anne yemeklerinin’ yerini burası da tutmuyor. Nitekim artık buna da bir çözüm var.

Türkiye’de de son yıllarda yaygınlaşan Instagram hesapları üzerinden yemek fotoğrafları paylaşmak, şimdilerde takipçilerin de talepleri doğrultusunda kolaylıkla ticarete dönüşebiliyor.

Londra’nın Colindale bölgesinde yaşayan Sultan Şahin, 46 yaşında 3 çocuk annesi bir ev kadını. Aslen Kayserili olan Sultan Şahin, hem ev ekonomisine katkıda bulunmak hem de sosyalleşmek amacıyla sosyal medya üzerinden yemek satışı yapan kadınlardan biri.

“Bir akşam kızlarla oturuyorduk evde, bir yemek sitesi mi açsak dememe kalmadan, bir baktım büyük kızım ve yeğenim bana bir hesap açmışlar bile. Daha öncesinde de komşulara, mantı pişirdiğim olmuştu. Pek bir kazancı olmuyordu ama en azından ufak da olsa bir harçlık ediniyordum. Şimdiyse gerçek bir işim oldu. Mesela düzenli arayan müşterilerim var. Örneğin; Sema Hanım var bana yakın oturuyor, o yüzden de yemekleri götürmem sorun olmuyor. Kendisi çalışan bir kadın ve hasta babasına bakıyor. Benden her hafta mantı alırlar, hatta babası hasta olduğu için yemeğin tuzu ve yağı konusunda özel ayarlama yapıyorum.”

 

 

Sultan Şahin’a göre yaptığı işin en güzel yanı müşterilerden aldığı geri bildirimler.

“En çok da bana yazdıklarında mutlu oluyorum. Çünkü o zaman daha motive oluyorum. Demek ki diyorum işimi gerçekten iyi yapıyorum ki beni bir daha arıyorlar. Çünkü benim için bir kişinin sürekliliği önemli. Bir keresinde şöyle bir mesaj aldım ‘kesinlikle adresimiz sizsiniz’, çok mutlu oldum. Yazmadıklarında da üzülüyorum, acaba beğenmediler mi diye.”

Sultan Şahin’e, eşi ve çocuklarının yanı sıra yeğeni Filiz de destek oluyor. Ve yaptığı yemekler sayesinde, müşterilerden farklı iş teklifleri de aldıklarını dile getiriyor.

‘‘Yeğenim Türkiye’den geldi ve burada temizlik işleriyle uğraşıyor. Sürekli müşterilerimden biri bana işçi aradığını söyledi ve ben de yeğenimi önerdim. Yani bu iş sadece bana yaramadı, aileme de iş çıkıyor. Kızlar getir götür işlerinde epey koşturuyorlar ama iş yemek yapmaya gelince ben tekim, çünkü biliyorum ki iki elin bir lezzeti olmaz.’’

Sultan Şahin’in müşterilerinin hepsi kadın ve aralarında üniversite okuyan Türkiyeli öğrenciler de var.

‘’Öğrenciler genelde ya 1 kg mantı, ya da 1 kg dolma alır. Çünkü tek yaşıyorlar. ’Aynı annemin yemeği gibi’ diyorlar. Sonuçta evimde, aileme ne yapıyorsam, nasıl yapıyorsam onu satıyorum. Aynı yağ, aynı un, aynı malzeme. Ve genelde bildiğim yemekleri satıyorum. Bilmediğim yemeği denemek için dahi olsa yapıp satmam, içime sinmez.’’

Sultan Şahin’in mantısı en meşhur yemeklerinden biri. Ev Yemekleri Londra isimli hesabından duyurduğu yemeklerden; kuru dolma, sarma, içli köfte ve kendi açtığı hamurdan yaptığı börekler menünün diğer lezzetleri.

“Instagram kullanmayı bilmiyordum. İngilizcem de pek yok. Küçük kızım Yaren yazıyor genelde açıklamaları.”

11 yaşındaki Yaren’e göre annesinin sürekli ‘müşteri yemekleri’ yapması bazen ona basit tatları özletiyor.

“Keşke bugün mercimek çorbası yapsa ve sadece bana yapsa” diyor Yaren.

 

Ev kadınları için evde pişirdikleri yemekleri satışa çıkarmak bir anlamda da doğal yemeklerle gurbetçilerle buluşturmak demek. Sultan Şahin, yaptığı yemeklerde kullandığı malzemelerin birçoğunu kendi memleketinden getiriyor.

“Salçam ev salçası, kendim yapıyorum, kuru dolmalıklarımı Türkiye’den getirdim. Daha güzel ve lezzetli oluyor.”

Londra’da adeta bir furya haline dönüşen internetten ev yemekleri satmak, özellikle Sultan Şahin gibi çocuklu kadınlar için ‘güvenli ve temiz’ bir iş.

“Artık eskisi gibi yorulmadığımı fark ettim. Hafızam daha iyi öncesine göre. Sabahları dinç kalkıyorum. Hem çocuklara göz kulak olabiliyorum hem de sevdiğim işi yapıyorum. Bu işle uğraşmak bana çok şey katıyor. Belki psikolojik olarak da iyi hissettiriyor. Ve bir gün kendi yerimi açmak istiyorum.”

Londralı çalışan kadınlar için de internetten ev yemeği sipariş etmek adeta konfor. 32 yaşındaki Sanem Deniz iki ayda bir toplu yemek siparişinde bulunuyor.

“İşten eve gelince yemek yapmaya halim olmuyor. Kaldı ki ailem de Türkiye’de olduğu için ev yemeklerine hasretim. İnternetten tesadüfen bir hesap buldum, hemen sipariş ettim ve geldi. Çok pratik oldu böyle, hem de lezzetli. Bir de fiyatlar gayet uygun.”

Son yıllarda artan ‘ev partileri’ de bir sektör halini aldığı için bu partilerden de ev kadınlarına iş olanağı doğuyor.

35 yaşındaki Canan Dikmen, Londra_evyemekleri isimli Instagram hesabının sahibi, iki çocuklu bir ev kadını. Londra’ya Mersin’den taşınan Dikmen ailesi henüz üç yıldır Türkiye’den uzakta.

“Benim elim hamur işlerine yatkın olduğu için bir parti hazırlığı olacağı zaman, kuzenlerim beni yardıma çağırırdı. Yemeklerim de çok beğenilirdi.  Sonra ben de neden olmasın dedim ve bunu işim haline getirdim. Şimdi birçok insan internet üzerinden arayıp sipariş veriyor.”

 

 

Maraşlı bir ailenin kızı olan Canan, üniversiteyi Sivas’ta okuduğu için Sivas mutfağına da hâkim. Kalburabastı tatlısı ise en çok sattığı tatlılar arasında.

“Üniversitelilere çok üzülüyorum, merkezde oldukları için gelemiyorlar pek. Hatta bir keresinde Türkiye’den bir kadın aradı, internetten aramış bulmuş benim hesabımı, ‘oğlum oraya okumaya gelecek, oğluma da gidip yemek yapar mısın?’ diye sordu. Ben de bu işi yapan birini yönlendirdim. Öyleleri de var. Öğrencilerin evine gidip, birkaç günlük yemek pişirip, dolaba koyup çıkıyorlar. Birçoğunun kendi anahtarı da var. Çocuklar çoğu zaman onları görmüyor bile. Sanki anneleri gelip yemek pişiriyor gibi.”

Canan’a göre bu işin iki dezavantajı var o da çok yemek yiyor olmak, ikincisi alerjiler.

“Yaptığım her yemeği tatmak durumundayım, sonuçta benim yemediğim bir yemeği başkası yesin istemem. Bu da sürekli yemek demek.  Diğer yandan beni en çok tedirgin eden konu gıda alerjileri. Müşteri beni önceden bilgilendirsin istiyorum, olmazsa ben soruyorum çünkü bu büyük bir risk.”

Londra’da sadece Instagram hesapları üzerinden ev yemekleri satan kadın sayısı yaklaşık 20’lerdeyken, herhangi bir sosyal medya hesabı kullanmaksızın, kulaktan kulağa duyurma yöntemleriyle evlerinden mantı ya da sarma yapıp satan kadınların sayısı ise görece daha yüksek.
 

 

Çoğunluğunu, İngilizlerin ‘single mom’ yani bekâr anne dedikleri, eşinden ayrılmış ya da eşi olmayan çocuklu annelerin oluşturduğu bu kadın grubuysa işlerini daha az duyulur bir şekilde yürütüyor.

49 yaşındaki Ceylan, dört çocuk annesi, eşinden yeni boşanmış bir kadın. Daha önce hiç çalışmamış. 30 yılı aşkın süredir İngiltere’de yaşayan Ceylan, Türkçe ve Kürtçe konuşabiliyor.

“Mantı satıyorum. İsterlerse börek ya da sarma da yapıyorum. Harçlığım çıkıyor, en önemlisi bir erkeğe muhtaç değilim. Başka kadınlar da var benim gibi. Bir de bizim Türkiye toplumu hala anlamıyor bazı şeyleri. Boşanmış kadınlara iyi gözle bakılmıyor. O yüzden gidip bir yerde çalışmam zor olur. Bu iş iyi, temiz. Elimize bir para da geçiyor’’ diye ifade ediyor durumunu Ceylan.

Ortalama 1 kg ev mantısı hamurunun hazırlanması, kesilmesi, içinin doldurulması ve son olarak da fırında kurutulması yaklaşık iki saat zaman alıyor. Londra genelinde 1 kg ev mantısının fiyatı 10 ile 12 sterlin arası değişebiliyor. 1 kg ev mantısı için harcanan malzemelerin masrafı, -buna elektrik, doğalgaz ve su giderleri de dâhil yaklaşık 4 sterlin.

Londra’da evinden mantı yaparak satan Türkiyeli kadınların saatlik en yüksek kazançlarıysa giderler çıkarılınca 4 sterlin. İngiltere Hükümeti’nin 2018 Nisan ayında aldığı yeni karara göre, 19 yaşını geçmiş kişilere ödenmesi gereken minimum saat ücreti 7.83 sterlin. Mantı satarak geçinen ev kadınlarının kazancı asgari saat ücretinin yarısı. Ceylan ise bu durumu şöyle değerlendiriyor:

“Sonuçta dil bilmediğim için öyle kolaylıkla her yerde iş bulamam. Ama şimdi evimdeyim, temiz mutfağımda çalışıyorum. Kimse bana sarkıntılık eder mi diye kokmuyorum. Çoluğum çocuğum yanımda, namusumla para kazanıyorum. Aza çoğa bakmıyorum, olduğu kadar işte.”