Ahmet A. Sabancı
Mar 27 2018

İnternette sansür sadece sansür değildir

İcat edildiği zamandan bu yana insanlara bilgiye özgür ve sınırsız bir erişim vaat eden ve ütopik bir araç olarak görülen interneti, Türkiye’de artık sansürsüz olarak düşünemez hâle geldik.

Öyle ki, artık yeni websitelerin sansürlenmesini kimse garipsemiyor hatta sansürlenebilecek bir kategoride olup da hala sansürlenmemiş olmaları garip karşılanıyor.

Bu noktaya gelmiş olmamızda maalesef en büyük sebeplerden birisi, internette sansürün ilk kez gündeme gelmeye başladığı zamanlarda doğan hareketin ve muhalefetin korunamaması ve büyük bir hızla herkesin sansüre alışıp normalleştirmesi.

Çünkü internet sansürü, teknik anlamda bir kedi-fare kovalamacasından farksız olduğu için aşılması kolay ve bu yüzden de üzerinde durmak ve buna karşı gelmek yerine bunu aşacak iki küçük uygulama kurmak herkese çok daha rahat geliyor.

Ancak interneti sansürlemek, yalnızca bir kitabı sansürlemek ya da bir gazeteye haber yaptırmamak gibi işlemiyor. İşin teknik boyutu beraberinde çok farklı riskleri ve interneti kullanan vatandaşlar için bilgiye erişimin kısıtlanmasının ötesinde zararları da beraberinde getiriyor.

Bunun üzerinde çok fazla durulmadığı ya da bu konular yeterince yaygın bir şekilde bilinmediği için de sansür konusundaki konuşmalar genellikle “Ne olacak, bir VPN açıyorum kalmıyor sansür mansür” noktasında tıkanıyor.

***

İnternet sansürü ile ilgili az bilinen konuların başında, bu sansürü gerçekleştirmek için kullanılan teknolojiler geliyor. Başlangıçta websiteler daha basit yöntemler ile sansürlenirken, 2014 yılından bu yana daha gelişmiş ve çok amaçlı teknolojiler, sansürü daha da etkili bir şekilde uygulayabilmak adına kullanıma sokuldu.

Bunlardan en önemlisi de Deep Packet Inspection (DPI) dediğimiz teknoloji. Bu teknoloji ile sizin İnternet Servis Sağlayıcı’nıza gönderdiğiniz her veri (paket) incelenebiliyor ve bunlara müdahale edilebiliyor.

Bu sayede de bir websitenin tamamını engellemek yerine yalnızca belirli kısımlarını engelleyebiliyorlar. Ancak bunun yanı sıra bu teknoloji, sizin şifrelenmemiş tüm verilerinizi okumak, analiz etmek ve hatta bunlara müdahalede bulunmak için de kullanılabilir.

Türkiye’de internetin bir gözetim aracı olarak kullanılmaya başlanması da tam olarak bu teknolojinin adını ilk duymaya başladığımız zamanlara denk geliyor.

Hatta bu teknoloji sansür ve gözetimin de ötesinde kimi başka amaçlar için bile kullanılabiliyor. Bununla ilgili geçtiğimiz günlerde Kanadalı STK Citizen Lab’in hazırladığı rapor önemli bir örnek.

Bunun yanı sıra kimi zaman BTK sansür için kendilerince yaratıcı ama zararlı yöntemler kullanabiliyor. Bunun yakın zamandaki örneklerinden birisi de yaklaşık bir senedir kullandıklarını öğrendiğim bir sertifika yöntemi.

Normalde şifreli ve güvenli bir siteye girdiğinizde adresi ‘https://’ ile başlar ve bu sizin tarayıcınız ve o sunucu arasında güvenli ve şifreli bir bağlantı kurulduğunu gösterir. Bu güvenliğin sağlanabilmesi için de, bu sertifikanın uluslararası güvenilir bir kurum tarafından onaylanması lazım.

Ancak BTK, websitelerin engelli olduğunu gösteren sayfaları için kendi elleriyle güvenli olmayan bir sertifika üretmiş ve bu da hiçbir internet tarayıcısı tarafından güvenilir kabul edilmediği için size bir hata ekranı çıkmasına sebep oluyor.

Ancak normal bir kullanıcı bu hatayı analiz edip anlayamayacağı için, bunun ziyaret ettiği siteden kaynaklı olduğunu düşünüyor. Bu da sitenin aslında sansürlü olduğunu gizleyip onun yerine sitenin tehlikeli olduğu algısını yaratabilir. Böyle bir yanlış algı da elbette insanların o sitelere girmekten kaçınmasına sebep olacaktır.

İnternet sansürünün bir diğer yan etkisi de kullanıcıların çoğu zaman farkında olmadan kendi güvenliklerini ve mahremiyetlerini riske atmalarına sebep olması.

Hemen herkes internet sansürünü farklı sebeplerden dolayı aşmaya ihtiyaç duyabiliyor. Bu bir haber sitesine erişmek, Wikipedia’da bir makaleye bakmak ya da komik bir GIFi görmek için imgur.com adresine girmek istemek için bile olabilir.

Ancak bunu gerçekleştirmek için güvenli yollar olsa da, çoğu zaman daha kolay ya da ücretsiz olan ve bu yüzden ortalama bir internet kullanıcısına daha cazip gelen yolların hepsi, potansiyel riskler ve tehlikeler barındırıyor.

Ücretsiz birçok VPN ya da proxy servisi, sizin tüm internet trafiğinize erişebildiği için aynı zamanda ona müdahale edebilme ya da yaptığınız herşeyi toplayabilme imkanına sahip.

Çoğu ücretsiz servis de zaten bu şekilde para kazanıyor. Siz ücretsiz bir yol buldum diye düşünürken, aslında o servisi kuranlar sizin verileriniz üzerinden para kazanabiliyor ya da sizin girdiğiniz sitelere müdahale ederek bilgisayarınıza istemediğiniz şeylerin olmasına sebep olabiliyorlar.

Maalesef bu konuda dikkatli bir şekilde hareket etmek ve araştırma yapmak çoğu zaman bir internet kullanıcısının gözünde büyük bir zahmet olarak görüldüğü için de, telefonlarının uygulama mağazalarından VPN yazıp en üstteki bedava olanı indirmek daha cazip geliyor. Bahsettiğim çoğu ücretsiz servisi yönetenler de bu cazibeye güveniyor.

İnternette ya da uygulama mağazalarında basit bir ‘VPN’ ya da ‘sansür’ araması yaparak durumun ne kadar vahim olduğunu görebilirsiniz.

Gerçekten güvenli olan kimi uygulamalar, yüzlerce sahtekar ve kötü niyetli uygulama arasında kaybolmuş durumda ve maalesef çoğu zaman ilk sıralarda bu kötü niyetli olanlar çıkıyor.

Çoğu insan da ilk sırada olmalarına güvenerek hemen kullanmaya başlıyor. Elbette websiteleri ‘vatandaşı korumak’ için sansürlediğini söyleyenler, aslında vatandaşları nasıl daha büyük bir tehlikeye attıklarının farkında bile değiller.

***

Yukarıda saydıklarım en sık karşılaştığımız önemli sorunlardan yalnızca birkaçı. Bunların yanında sansürün farklı bilgi kaynaklarına erişimi engelleyerek yalan haberlere ve komplo teorilerine katkısını, sansürün normalleşmesinin beraberinde otosansürün doğallaşmasını getirmesini, sansürün keyfiliği ile canı sıkılan herkesin websiteleri sansürletmeye başlamış olmasını ve bunun gibi birçok şeyi sayabiliriz.

İnternette sansür basit ve atlatılması kolay bir şey gibi görünse de, hem internet kullanıcıları için bir çok tehdidi hem de toplumsal birçok sorunu beraberinde getiriyor.

Bilginin özgür bir şekilde paylaşılıp tartışılamadığı, onun yerine her beğenilmeyen şeyin sansürlendiği ve insanların bilgiye erişmek için kendi güvenliklerini riske attığı bir ortamda hiçbir türlü gelişmeden bahsedemeyiz. Tüm dünya internet temelinde dev dönüşümlere doğru ilerlerken bizim bu konuları konuşuyor olmamız da, bulunduğumuz noktanın özeti.