Mar 23 2018

Netflix ve YouTube yasaklanabilir: RTÜK sansürü neler getiriyor?

Televizyon ve gazetelerin ardından internete de sansür geldi. 

İnternet üzerinden yayın yapan kurum ve kuruluşlar, artık RTÜK'ten lisans almak zorunda olacak. Bununla da sınırlı değil düzenleme. RTÜK ayrıca bu yayınları denetleyecek ve istediği gibi kapatma, karartma ve yayın durdurma cezası verebilecek. 

Hükümet, Adnan Oktar’ın kanalı A9’daki ‘kedicik’ diye bilinen kadınların dans görüntülerinden sonra gündeme gelen düzenlemenin ‘sansür’ olmadığını savunsa da, muhalefetin son sesi olan internete de kilit vurulacağı söyleniyor bu düzenleme ile birlikte.

Netflix, YouTube ve BluTV gibi internet üzerinden yayın yapan dijital platformlarla birlikte muhalif çizgide yayın yapan bağımsız haber portalları asıl hedefte gözüküyor.

“Ben burada bir yayın yapsam, kenarına ‘Paylan TV’ yazsam bildiğiniz platformlardan birisine, gidip lisans almam gerekiyor Radyo ve Televizyon Üst Kurulundan. İnternet alanını da zapturapta aldıracaktır” diyen HDP’li Garo Paylan, “Bu yola tevessül etmeyin diyorum. Son kalan özgürlük alanını da kapatmayın, ülkemizi Kuzey Kore ligine düşürmeyin” çağrısı yapıyor ve ekliyor:

Yarın bu maddeyle YouTube kapatılabilir. ‘Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştiren bir video var’ diye RTÜK’e koştuğu anda, bu da medyaya düştüğü anda, o havuzdaki sizin yandaş gazetecileriniz bağırdığı anda YouTube yasaklanabilir. Netflix yasaklanabilir. Yarın Netflix’i yasaklamış, YouTube’u yasaklamış bir ülke olursak ülkemiz tam bir Kuzey Kore ligine düşmüş olacak. Bunlara yol vermeyelim.

garo paylan

BirGün’den Anıl Karacan’ın haberine göre ise yasalaşan tasarının getirileri şöyle sıralanıyor:

  • RTÜK'ten geçici yayın hakkı ve lisansı bulunan kurumların, internetteki yayınlarına devam edebilmeleri için RTÜK'ten yayın lisansı, bu kapsamdaki platform işletmecilerinin de yayın iletim yetkisi alması zorunlu olacak.
  • Yeni düzenleme sayesinde RTÜK'ten geçici yayın hakkı veya yayın lisansı bulunmayan ya da bu hak veya lisansı iptal edilen gerçek ve tüzel kişilerin yayın hizmetlerinin internet ortamından iletildiği tespit edilirse, sulh ceza hakimi, internet ortamındaki yayınla ilgili içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesine karar verilebilecek.
  • Bu karar, gereği yapılmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK) gönderilecek. Sulh Ceza Hâkimi de, RTÜK'ün talebini en geç 24 saat içinde duruşma yapmaksızın karara bağlayacak.
  • Bu karara ise Ceza Mahkemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilecek.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, tartışma konusu denetimi "milli güvenlik" ve "ahlak ve değer yargıları" vurgusuyla savunarak, "Eğer milli güvenliğe ülkenin ahlaki düzenine müzahir bir yanlışlık yapılıyorsa bununla ilgili işlem yapmak durumundayız" diyor.

RTÜK'ün CHP kontenjanından seçilen üyesi İlhan Taşcı ise, “bu düzenlemenin başından sonuna kadar AKP'nin ‘Ben bilirim, her şey benim istediğim gibi olur’ anlayışıyla yürütüldüğünü” savunarak, kanunla internetin özgürlükten yoksun hâle getirildiğini söylüyor.

Kanunun RTÜK'ten görüş alınmadan hazırlanmasının ciddi bir sıkıntı olduğunu ve bunun uygulama açısından sorun yaratacağını söyleyen Taşcı, şunları kaydediyor:

"İktidar partisi, interneti özgünlükten ve özgürlükten yoksun hâle getirecek denetim kapısını açtı bu kanunla. Uygulama; tıpkı yazılı, görsel medyada olduğu gibi internet ortamında da tam anlamıyla bir 'dikensiz gül bahçesi' yaratma projesinin bir yansımasıdır. İnterneti denetleyen ve sansür sonucu yaratacak nitelikte düzenlemeler getiren ülkelere baktığımızda, hiçbirinin gelişmiş demokrasi kültürüne sahip olmadığını görüyoruz. Türkiye'nin birikimi vardı bu konuda. Çağdaş Atatürk Türkiye'si, internet bağlamında bu anlamda hızla Kuzey Kore gibi yasaklar ülkesine doğru evriliyor.”

https://www.birgun.net/haber-detay/internete-rtuk-denetimi-dijital-sansur-donemi-basladi-209042.html