Prof Dr Akdeniz: Sansürü şeffaflaştırıp arşivliyoruz

İfade Özgürlüğü Derneği’nin, erişim engeli gelen haberleri duyurduğu EngelliWeb haberlerine de erişim engeli gelmesi üzerine Prof Dr Yaman Akdeniz, "Kamuoyunu bilgilendirmemizden hoşlanılmıyor" dedi.

İfade Özgürlüğü Derneği’nin EngelliWeb raporuna göre 2020 yılı itibariyle Türkiye'de 450 bin alan adı engelli. 

Erişim engelleme ve içerik çıkartma uygulamalarını kamuoyu ile paylaşmak ve arşiv tutmak için EngelliWeb projesini başlattıklarını anlatan Prof Dr Akdeniz’e göre kamuoyunun bilgilendirilmesinden dahi hoşlanılmıyor.  EngelliWeb haberlerine getirilen erişim engelleri de bunu destekler nitelikte.

Akdeniz, Evrensel'den Sinem Uğurlu ve Çağrı Sarı ile yaptığı mülakatta hakimlerin ifade ve basın özgürlüğü dosyalarında sadece “milli güvenlik”, “kamu düzeni” ve “kişilik hakları” üzerinden değerlendirme yapıp, karar aldıklarını aktardı.

"Siz gazetecilerin yargılanma süreçlerini takip ediyorsunuz, aynı zamanda erişim engelleme taleplerini de yakından takip ediyorsunuz. Erişim engellemeler ya da içerik kaldırmalar daha çok hangi konulara kim tarafından geliyor? Kaç sitenin erişim engelli olduğunu biliyor musunuz?" sorusuna Akdeniz şu cevabı verdi:

"Biz İfade Özgürlüğü Derneği’nin EngelliWeb projesi kapsamında Türkiye’deki bütün erişim engelleme uygulamalarını takip ediyoruz ve gerek yıllık raporlarımızı, gerekse gündelik olarak kamuoyunu yakından ilgilendiren erişim engelleme karar ve uygulamalarını kamuoyu ile paylaşıyoruz.  Türkiye’de sulh ceza hakimlikleri tarafından sıklıkla verilen erişimin engellenmesi kararlarının siyasi niteliği çok dikkat çekiyor. Muhalif ve Kürt haber siteleri, muhalif görüşlü BirGün, Evrensel ve Cumhuriyet gibi gazetelerin haberleri sürekli sansür yaptırımı ile karşı karşıya. OdaTv’den Jinnews’a kadar geniş bir yelpazeyi içeren topyekün erişim engellemeleri de devam ediyor. Hükümette yer alan siyasetçiler, kamu kurum ve kuruluşları ve yine hükümete yakın özel sektör ve kişiler tarafından sıklıkla erişimin engellenmesi ve haber ve içeriklerin yayından çıkartılması talep ediliyor. Bu kararlar herhangi bir yargılama yapılmadan, içerik sağlayıcıların savunması alınmadan sadece “talep edenlerin görüşleri” dikkate alınarak sulh ceza hakimlikleri tarafından “koruma tedbiri” adı altında veriliyor. Fakat hakimler, ifade ve basın özgürlüğü ile herhangi bir dengeleme yapmıyorlar, talepler sadece “milli güvenlik”, “kamu düzeni” ve “kişilik hakları” üzerinden değerlendiriliyor. Hatta Anayasa Mahkemesi’nin emsal niteliğindeki kararları da bu süreçlerde tamamen göz ardı ediliyor.

Son dönemde özellikle yolsuzluk ve taciz iddiaları ile ilgili haberlerin erişime engellendiğini görüyoruz. 2020 EngelliWeb raporumuzu bir kaç ay içinde yayınlayacağız fakat 2020 sonunu yaklaşık 450.000 alan adının Türkiye’den engellenmesi ile kapattık. Binlerce haber ve içeriğin engellendiğini ve Temmuz 2020’de yapılan yasal değişiklikler sonrasında yayından çıkartıldığını da detaylı bir şekilde açıklayacağız.

Kamuoyunu bilgilendirmemizden de hoşlanılmıyor ve hatta bu söyleşi de her an benzer bir kararla erişime engellenebilir veya yayından çıkartılması ile ilgili bir kararla karşılaşabilirsiniz."

Yaman Akdeniz alan adı yasaklamanın Avrupa Birliği (AB) içinde de olduğunu ancak bunun çocuk pornografisi ve telif hakları temelinde şekillendiğini belirtip, AB ve Avrupa Konseyi'nin bu gibi uygulamalara karşı çıktığını hatırlattı. Akdeniz, yasaklı haberler ile normal haberlerin birlikte olduğu bir sitenin toptan kapatılmasına AİHM'in ihlale sebebiyet vereceği uyarısı yaptığını ve yakında Sendika.org şikayeti üzerinden Türkiye için de bir karar çıkabileceğini belirtti.

Yaman Akdeniz EngelliWeb sitesini kurma fikrini de şöyle açıkladı:

"Biz yıllık raporlarımızın yanı sıra 2020 yılı içinde gerek Twitter üzerinden gerekse derneğin web sitesi üzerinden kamuoyunu yakından ilgilendirdiğini düşündüğümüz erişim engelleme ve içerik çıkartma uygulamalarını kamuoyu ile paylaşmaya başladık. Sorunun boyutuna ve sürekliliğine hem dikkat çekmek istiyoruz hem de hangi haber, içerik ve haber sitelerinin erişim engelleme ve içerik çıkartma kararları uygulandığının bilinmesi için mücadele ediyoruz. Özellikle siyasi nitelikli talepler sulh ceza hakimlikleri tarafından çok kolay ve seri bir şekilde kabul edildiği için biz de süreci şeffaflaştırmaya ve kamuoyu nezdinde sorgulanmasını sağlamaya çalışıyoruz. Bu şekilde hem sansürü şeffaflaştırmış hem de arşivlemiş oluyoruz."

Haberin detayına buradan ulaşabilirsiniz