Ebru Erdem-Akçay
Mar 24 2018

Türkiye yeni internet yasası ile bindiği dalı kesiyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi bu hafta internet üzerinden yayın yapma ve bunların içeriği konusunda Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) sansür yetkisi veren bir yasayı kabul etti.

İnternet üzerinden yayın, Türkiye’de dizileri, hatta şu anda televizyonda yayınlanan diğer programları da izlemenin gittikçe artan popüler bir yolu. Amerikan şirketlerinin yoğun çabalarına rağmen, bazı Türk internet siteleri Amerikan dizilerinin ABD’de gösterilmesinden kısa bir süre sonra Türkçe altyazı ile yayınlamayı başarıyor. Hatta bazı altyazı çevirmenleri, kendilerini takip eden bir hayran kitlesine bile sahip.

Bağımsız ve amatör internet yayın platformlarına son olarak BluTV ve PuhuTV gibi üyeliğe ve reklama dayalı servisler de katıldı. Netflix, Ocak 2016'da uluslararası alanını genişlettiğinde Türkiye pazarına da hizmet vermeye başladı.

Eğlencenin yanı sıra internet üzerinden canlı yayın yapma, alternatif medyaya hükümet müdahalesi olmaksızın haber ve siyasi yorum yapabileceği bir nefes alanı sağladı.  Medyascope, bu tür özgür medyanın en önemli örneği.

Ancak yeni yasa ve onu takip edecek düzenlemeler RTÜK'ün bu medya yayın platformlarını, tıpkı radyo ve televizyon yayınlarına yaptığı gibi kontrol etmesini sağlayacak. İlk olarak, bu platformların Türkiye’de faaliyet gösterebilmesi için RTÜK’ten izin ve lisans alması gerekecek. İkinci olarak, RTÜK yayın içeriği konusunda kontrol yetkisine sahip.

Yeni yasaya göre, RTÜK hem içeriğin platformdan kaldırılmasını hem de platforma erişimin kısıtlamasını talep edebilecek. Bununla ilgili olarak bir ceza mahkemesinin, duruşma olmaksızın 24 saat içinde karar alması gerekecek. Internet servis sağlayıcılarına, kullanıcıların bir siteye erişiminin engellenmesi için bir ceza mahkemesi kararı gerekli. Türkiye’de, bu tür ceza mahkemeleri kararları ile Wikipedia gibi birçok site yasaklandı.

Bu yeni yasa gibi kısıtlamalar, ifade özgürlüğü konusunda bariz ihlalleri ortaya çıkarmakta. Dahası, Netflix veya Vikipedi gibi siteleri yasaklamak ve sansürlemek hem işe yaramaz hem de kendi ayaklarına sıkmanın bir örneği.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; 15 yıldan daha fazladır kesintisiz olarak iktidarda olmasına rağmen, sosyal ve kültürel alanlarda muktedir olamadığı için hoşnut değil. Böyle bir kontrolün sağlanması için eğitim, medya ve eğlence sektörleri kritik, ancak okul müfredatının zorla kabul ettirilmesi, ideolojinizi yansıtan haberler veya televizyon programları, değerlerin insanların boğazlarından midesine indirilmesi ile bu amaçların başarılması zor. Sosyal ve kültürel güç zorla değil, rıza ile sağlanmışsa gerçek güçtür.

Erdoğan ve hükümeti, eğlence sektörü de dahil olmak üzere medyadaki kontrolünü gittikçe sıkılaştırıyor. Bu süreçte, RTÜK ve mali tehditler en önemli araçlar. Bir taraftan ekrandaki öpüşme sahnesi RTÜK tarafından cezalandırılırken diğer yandan hükümet tarafından finanse edilen televizyon programları, hükümetin dünya görüşü ile uyumlu olarak şiddete dayalı milliyetçiliği ve neo-Osmanlıcılığı destekliyor. Ancak, Amerikan şirketlerin lisanslı içeriklerini Türkiye’deki internet kullanıcılarına yayınlanmasını engelleyemedikleri gibi, Türk Hükümeti de vatandaşlarının istedikleri yerli ve yabancı televizyon programlarını izlemesini etkin bir şekilde engelleyemeyecek.

Daha da önemlisi, Türkiye Netflix, YouTube veya Wikipedia gibi yabancı şirketler üzerinde otorite sağlamaya çalışırken, Erdoğan ve hükümeti küresel olarak yumuşak güç iddiasında bulunma fırsatlarını kaçırıyor.

Türk hükümeti, YouTube, Netflix ve Wikipedia gibi platformlara karşı çıkan bir görüşe sahip, bunların içeriklerini bir tehdit olarak görüyor. Bununla birlikte, bu platformlar ayrıca görüşlerinizi açıklayacağınız ve dünyanın sizi tanımasını ve anlamasını sağlayacağınız yerler.

Örneğin, Wikipedia’nın son kampanyası, “Türkiye’yi özlüyoruz (We miss Turkey)”, Türk Wikipedi kullanıcılarından öğrenilenleri ve yasak nedeniyle kaçırılan fırsatlardan yakınmayı vurguluyor. Wikipedia’nın yasaklanmasıyla, sadece Türkiye’deki insanlar sitedeki mevcut bilgilere ulaşmaktan mahrum kalmıyor, ayrıca onların sitedeki Türkçe içerikleri ve diğer dillerde Türkiye hakkında hazırlanan içerikleri zenginleştirilmesine de engel olunuyor. Dünyanın dört bir yanındaki insanlar, Türkiye’yi Türklerden öğrenme fırsatından mahrum kalıyor.

Son yirmi yıldır, Türk dizileri Orta Doğu ve Latin Amerika çapında büyük popülerlik kazandı. ABD’ye ilk geldiğimde ve insanlar nereli olduğumu öğrendiklerinde, bir hapishanedeki polis işkencesini konu edinen Midnight Express isimli filmden bahsediyorlardı. Son dönemlerde ise, Arap asıllı Amerikalı öğrencilerim, Kıvanç Tatlıtuğ hayranlığı ile yanıp tutuşurken bana Türk dizilerini soruyorlar.

Amerikan Netflix kullanıcılarının, Netflix ABD’de yayınlanan Türk dizileri hakkındaki yorumlarına hayran kalıyorum. Aile ilişkileri, Türk kültürü, İstanbul manzaraları, yakışıklı aktörler ve Türk dizilerinde gördükleri hikaye anlatımı hakkında çok olumlu görüşlere sahipler. Altyazı okumak zorunda olmalarına rağmen bu programları seviyorlar ve birkaç Türkçe kelime öğrenerek keyif aldıklarını ifade ediyorlar. Diriliş: Ertuğrul’u izleyenler Haçlı Seferleri hakkındaki Müslüman görüşünü öğrenme fırsatına sahip oldukları için kendilerini mutlu hissediyorlar. Bu etkileri milyonlarca dolara mal olacak bir halkla ilişkiler kampanyası ile elde etmeniz zor. Bu yumuşak güçtür.

sansür

Bununla birlikte, Türk dizilerinin olumlu etkisi uzun süre devam etmeyebilir. İçeriklerin kısıtlanması ile Türk Hükümeti’nin televizyon yapımları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırması onları daha az yaratıcı ve çekici yapar. Üstelik Erdoğan’ın saldırgan dış politikası, yumuşak gücün etkilerini geçersiz kılacak şekilde sert güç kullanıyor.

Büyük bir pan-Arap yayın ağı olan MBC, muhtemel finansal kayıplara rağmen geçtiğimiz günlerde Türk dizilerinin yayınlanmasını yasakladı. Bu yeni yasa vasıtasıyla Netflix ile ilgili kısıtlamaların konulması, Netflix’in Türkiye'den ayrılmasına ve yurt dışında Türkçe içerik sağlamayı bırakmasına yol açabilir.

Türkiye, yurtiçinde internet erişimi üzerindeki kontrolü sıkılaştırarak niçin kısa vadeli küçük kazançlar uğruna yumuşak güçteki uzun vadeli büyük kazançlarını feda ediyor?

Daha önce söylediğim gibi, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hayatta kalma modunda. Bu, yumuşak gücü yansıtmak için gerekli vizyona ve becerilere sahip olmadığı anlamına geliyor.

AKP yönetimi ve destekçileri iktidarda kalabilme konusunda kendilerini güvende hissetmiyorlar. Bilim adamı Mancur Olson'un özgün çalışmasında kuramsallaştırdığı “Roving Bandits (Başıboş haydutlar)” gibi hareket ediyorlar. Ufukları dar olduğundan, ülke ve ekonomisi için zararlı olsa bile kısa vadeli kazançlara odaklanıyorlar.

Bununla birlikte, daha kesin olarak AKP kadroları bu küresel platformları kendi lehlerine kullanmak için gerekli beceri, kapasite, vizyon veya ustalıktan yoksun. AKP vizyonu ve bakış açısı, 2016 ziyareti esnasında üzerlerinde Orwel mesajlarını çağrıştıran “Gerçek + Barış = Erdoğan” yazısı olan kamyonları Washington sokaklarında dolaştıracak kadar dar görüşlü.

Bu zihniyetle sadece buraya kadar gelebilirsiniz; küresel kitleleri etkilemek için küresel bir şekilde düşünebilmeniz ve hareket edebilmeniz gerekli. Türkiye'nin yeni internet kanunu, bu amaca ulaşmak için AKP'nin ne kadar uzun bir yolu olduğunu gösteriyor.