Burhan Ekinci: Kürdistan seçimine katılım düşüklüğü Kerkük’ün kaybedilmesine tepki

Irak Kürdistanı, Kerkük ve diğer petrol yataklarını kaybetmesine neden olan “bağımsızlık referandumu”ndan bir yıl sonra seçimlere gitti. Katılım referanduma göre düşüktü. Gazeteci Burhan Ekinci’ye göre, katılım düşüklüğü ve seçim sonuçlarında sürpriz yok. Ekinci “Sandığa gitmeyen Kürtlerin tepkisi, Kerkük’ün kaybedilmesineydi” diyor.

Burhan Ekinci’nin Alman WDR sitesinde Almanca-Türkçe yayımlanan bu haftaki yazısı şöyle:

“Yıl 2017. Tarih 25 Eylül. Bu tarih sadece Iraklı Kürtler için değil, dünya genelindeki Kürtler için de önemli. Tarih boyunca devletsiz bırakılan ve toprakları dört devlet (Türkiye, İran, Irak, Suriye) tarafından parçalanan Kürtler, “kaderlerini tayin hakkı”nı belirlemek için o gün sandığa gitmişti.

Kürtler’de heyecan yaratan referandum kararını o dönem Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı olan Mesud Barzani almıştı. Amaç, Irak’tan kopmak ve tarih boyunca Kürtlerin özlemini çektiği bir devlete sahip olmaktı. Ancak bu doğal hakka sahip olmak Kürtler için sanıldığı kadar kolay değildi. Barzani de bunun farkındaydı ama attığı adımdan geri dönme niyetinde değildi. Söz konusu Kürtlerin bağımsızlığı ya da kazanımları oldu mu, birçok ülke bölgesel çıkarlarını bir yana bırakarak, ortak hareket edebiliyordu. Bunun tarihte birçok örneği vardı. IKBY’nin referandum kararı almasının hemen akabinde Irak, İran ve Türkiye harekete geçmişti. Şii ve Sünni iktidarlar Kürtlere karşı birleşti. Iraklı Kürtlerin dostu ABD, Barzani yönetimine referandumu ertelemesini tavsiye etmişti. Ama Kürt lider bu tavsiyelere ve devletlerin tehditlerine kulak asmadı. Pusulalar hazırlandı, sandıklar kuruldu, beklenen gün geldi. Seçmenlere tek bir soru sorulmuştu: "Kürdistan Bölgesi ve Kürdistan Bölgesi dışında kalan Kürt yerleşimlerinin bağımsız bir devlet olmasını istiyor musunuz?"

“Kürt yerleşimleri” ifadesi, Kerkük, Diyala ve Ninova gibi farklı etnik grupların yaşadığı, o zamanlar Peşmerge kontrolü altında olan zengin bölgeler için kullanılmıştı. Sandığa giden Kürtlerin yüzde 92’si bağımsızlığa “evet” demişti. Ancak uluslararası güçler Kürtlerin sesini duymaya niyetli değildi. Irak ordusu, İran yanlısı Şii milis güçler Haşd-i Şabi ile petrol yataklarının bulunduğu Kerkük’e ve diğer yerlere saldırdı. Peşmergeler IŞİD işgalinden kurtarılan Kerkük ve diğer bölgelerden çekildi. “Bağımsızlık fiyaskosu” sonrası Barzani başkanlıktan istifa etti. Devlet kurmak isteyen Kürtler, mevcut kazanımlarını da kaybetti. Kerkük’ün kaybedilmesi sadece siyasi krizi değil, ekonomik krizi de beraberinde getirmişti.

Siyasi ve ekonomik kriz ortamında birlik olamayan Kürtler, karşılıklı “ihanet” suçlamalarının gölgesinde geçen Pazar günü seçime gitti. Seçim sonuçları ve katılımın düşüklüğü doğrusu pek sürpriz olmadı. Resmi olmayan sonuçlara göre, KDP (Kürdistan Demokrat Partisi) yüzde 45’e yakın bir oranla yine birinci parti, ezeli rakibi YNK (Kürdistan Yutseverler Birliği) ise yüzde 20’de kaldı.

Süleymaniye’de yaşayan gazeteci Necmettin Salaz, telefonla yaptığımız sohbette seçime katılımın düşük olmasını halkın mevcut partilerden umudunu yitirmesine bağladı. Salaz’a göre halk partilere artık güvenmiyor. Salaz resmi açıklamanın aksine katılımın yüzde 50’nin altında olduğu düşüncesinde. “Kerkük kaybedildi, ekonomik sıkıntı başladı. Halk umutsuz ve mevcut partilere güveni bitti” diye konuşuyor.

Bölgede daha bir yıl öncesine kadar bağımsızlık rüzgarı esiyordu. Şimdi durum tersine dönmüş durumda. Necmettin Salaz’a göre bağımsızlık konusu artık kimsenin gündeminde değil. Salaz, “Kürdistan bölgesi için bağımsızlığı Araplar, yani Irak’ın gündeme getirmesine şaşırılmamalı” diyor ve devam ediyor: 

“Çünkü petrol bölgelerini yeniden ele geçirdiler. Zenginlik onlarda.”

Gazeteci Salaz bu iddiasını güçlendirmek için Kerkük’teki arama noktalarını örnek gösteriyor. Musul-Bağdat, Erbil ve Süleymaniye olmak üzere üç giriş-çıkış noktası bulunuyor. Salaz, Irak’ın Erbil ile Süleymaniye yolunda gümrük noktası kurduğunu belirtiyor ve şöyle devam ediyor:

“Bu iki gümrük, Irak’ın Kürtler’den ayrılış sürecinde bir adım.”

Bağımsızlık referandumuna katılım yüzde 70’in üzerindeydi, bu seçime katılım ise resmi açıklamaya göre yüzde 58. Kürtlerin sandığa gitmeme nedeninin başında bağımsızlık fiyaskosu ve Kerkük’ün kaybedilmesinin olduğu kesin. Mevcut partilerin söylem ve uygulamaları Irak Kürdistanı’nda yeni bir oluşum için büyük bir fırsat sunuyor. Bölgede sinerji yaratacak yeni bir lider ortaya çıkar mı bilinmez ama Kürtlerin “bağımsızlık düşü”nün bitiş sancılarını daha çok hissedeceği kesin.”