El Arab: İran’ın gözü Sistani’nin koltuğunda!

Dünya Suriye ve Libya’daki gelişmelere odaklanmışken, Irak’ta yaşanan gelişmeler, bu ülkenin çok daha büyük bir krizin ortasında bulunduğunu gösteriyor.

ABD ve İran arasındaki mücadelenin Irak üzerinden yürütülmesi, başta Bağdat ve Necef olmak üzere büyük Şii yoğun kentlerde bitmek bilmeyen gösteriler, Mukteda el Sadr’ın başını çektiği Şii grupların sergilediği güç mücadelesine Irak’taki en üst dini otorite olan Ali Sistani’nin yerine kimin geçeceği tartışmaları eklendi. 

İran’ın Irak’ta yayılmacı politikasının önündeki en büyük engel olarak görülen Dini Lider Ali Sistani’nin ilerlemiş yaşı ve hastalıklarla mücadele etmesi Tahran’ı harekete geçirdi.

Londra merkezli El Arab gazetesinin haberine göre İran, Necef’teki Şii öğretinin merkezi Havza’nın başında bulunan Ayetullah Ali Sistani sonrasına hazırlık yapıyor. Gazeteye göre Tahran’ın Sistani’nin yerine geçecek kişinin belirlenmesinde etkin olması durumunda dini ve siyasi hayatı tamamen kontrol altına almış olacak. 

Geçtiğimiz ay Irak’taki en üst Şii Merci‘nin başındaki isim Sistani‘nin (90) kemik kırığı teşhisiyle yatması üzerine Irak içi ve dışında Sistani’nin yerine Havza içinden bir ismin mi geleceği yoksa İran’ın mı bir isim empoze edeceği yönünde tartışmalar alevlenmişti.

Ülkeyi kasıp kavuran hükümet karşıtı gösterilerinin ortasında baş gösteren ABD-İran gerilimi ile Sistani sonrasının ne olacağına yönelik sorular daha da artmaya başladı. 

İran doğumlu olmasına ve İran yanlısı durmasına rağmen verdiği fetvalarla sadece İran’ın değil, hükümet karşıtı eylemler yapan göstericilere saldıran Tahran destekli milis güçlerin de etkisini kırdı. 

El Arab gazetesine göre uzmanlar, İran, Sistani’nin ölmesinden sonra oluşacak boşluğu doldurmak için büyük bir ihtimalle girişimde bulunacak ve bu şekilde Irak üzerindeki etkisini daha da güçlendirmeye çalışacak. 

Şimdilik Sistani’nin yerine geçebilecek üç isim var ve bu üç isim de Necef’teki Havza’da Sistani’nin yardımcıları durumundalar: Afgan asıllı Muhammed İshak el Fayyad, Pakistan asıllı Beşir Necefi ve Necef doğumlu Muhammed Said el Hakim. 

İran’ın Sistani sonrası geçecek kişiye müdahale etmesi durumunda, Irak’ta Ekim ayından beri etkili olan gösterilerin benzerinin patlak verebileceği belirtiliyor. 

El Arab gazetesi daha önceki yayınlarında İran’ın, Sistani sonrası için Mukteda el Sadr’a vaatlerde bulunduğunu Sadr’ın Sistani’nin yerine geçecek kişiyi belirlemesini istediğini öne sürmüştü. 

Gazeteye göre uzmanlar, Sistani’nin özellikle göstericileri destekleyen tutumu ve İran’ın oluşturmaya çalıştığı eksene karşı çıkmasından dolayı Tahran’ın Sadr’a Necef’te seçilecek kişiyi belirleme yetkisi vereceğini belirtiyor. 

Gazeteye konuşan Necef’teki din adamlarından biri Sistani’nin ölmesi durumunda Irak için endişeleneceğini, çünkü İran’ın Sistani’nin devrimci sloganlarını alarak İran Dini Lideri Ali Hamaney’in sloganları gibi kullanarak halkı yönlendirmesinden endişe ettiğini belirtiyor. Aynı din adamına göre Sistani’nin barışçıl gösterileri desteklemesi halk arasında İran’ın müdahalesine karşı Necef’in statüsünü güçlendirdiğini, İran’ın artık eskisi gibi rahat hareket edemediğini ileri sürüyor. 

Sadece politik alanda değil, Şii doktrininde de Sistani İran’a karşı büyük bir denge unsuru durumunda. Çünkü Sistani, dini otoritenin siyasi işlere karışmasına karşı çıkarken İran’da ise en üst dini otorite olan Ali Hamaney, her konuda olduğu gibi siyasi konularda son sözü söyleyen kişi durumunda. 

Sistani’nin yerine geçecek kişinin seçimi gayri resmi ve çok karmaşık bir süreci gerektiriyor. Yerine geçecek kişi önceden belli olmadığından, Sistani’nin ölümünden hemen sonra bir isim kısa sürede belirlenemiyor. Adayların yeterli desteği elde etmesi haftalar hatta yıllar alabiliyor. 

Uzmanlara göre Sistani ile birlikte Havza’nın en üst makamında yer alan diğer üç isim el Fayyad (90), Necefi (78) ve el Hekim (86) Irak dini lideri olmak için yarışacaklar. 

Iraklı uzmanlardan Seccad Ciyad’a göre Sistani’nin oğlu Muhammed Rıza’nın takınacağı tavır, Sistani’nin halefini belirlemekte en etkin yollardan biri  olacak. 

Ancak adaylar arasında Sistani’nin koltuğunu doldurabilecek ve halk arasında kabul görebilecek isimlerin olup olmadığı konusunda ciddi soru işaretleri de bulunuyor. 

Ancak önde gelen dini liderler geçmişte İran etkisinde kalmayan Havza gelenek ve göreneklerinin bundan sonra da Sistani’nin yolundan ayrılmayarak korunacağını belirtiyor. 

El Arab’a konuşan önde gelen din adamlarından (Havza’daki din adamların normalde medyaya konuşması yasak, bundan dolayı da hiçbirinin ismi zikredilemiyor) biri, Sünni toplumun Irak’ın tamamen bir Şii devlet olmasına izin vermeyeceğini, uluslararası toplum gibi kendi toplumumuz da Irak’ın bir İran versiyonu olmasını istemeyeceğini öne sürüyor. 

Washington merkezli Atlantic Council’in Irak İnisiyatifi Masası Başkanı Abbas Kazım, İranlıların Irak’ta yeni bir Sistani istemeyeceğini aktarıyor.

Kazım’a göre İran, kendi dini liderlerini gölgede bırakacak güçlü bir liderin Irak’ta dini otorite olmasına bu yüzden karşı çıkıyor. Kazım, adaylardan hiçbirinin kendi kontrollerinde olmayacağını, ancak en azından en zayıf olanı seçmek isteyebileceklerini ifade ediyor. 


@Ahval Türkçe