Irak Başbakanı Kazımi, 30 yıllık su sorununu çözmek için Türkiye’ye geliyor

Irak Başbakanı Mustafa el Kazımi’nin Perşembe günü Türkiye’ye gelmesi bekleniyor. Ziyarette ağırlıklı olarak iki ülke arasında kronik bir krize dönüşen Fırat ve Dicle oluşturuyor. 

Kazımi’nin Ankara ile özellikle Dicle ile ilgili olarak, ülkenin en güneyindeki Basra şehrine kadar akış hızlarını ölçecek saha izleme istasyonlarının konuşlandırılmasını öngören özel bir protokol imzalamaya odaklandığı belirtiliyor. 

Konuyla ilgili olarak Kazımi’nin ofisinden The Arab Weekly (AW) gazetesine konuşan kaynaklar Irak başbakanının Perşembe günü yapılması planlanan Ankara ziyaretinde Dicle Nehri üzerinde Ilısu Barajı’nın inşa edilmesinden sonra iki ülke arasındaki su ilişkilerini düzenleyen bir protokolün imzalanmasını içereceğini açıkladı. 

Geçtiğimiz birkaç yıl boyunca Irak, kuzeyden Basra Körfezi’ne kadar geniş tarım alanlarını sulayan Dicle Nehri’ndeki su azlığından dolayı büyük ölçüde zarar gördü. Irak, özellikle Güneydoğu Anadolu Projesi’nin inşasından sonra Türkiye’nin güneyinde inşa edilen barajlardan dolayı bu kıtlığın yaşandığını belirtiyor. 

“Iraklılar arasında, Türkiye'nin bazı siyasi hedeflere ulaşmak için Dicle Nehri meselesini manipüle ettiğine dair yaygın bir inanç var ve bu durum, Irak'la olan su politikasının neden bir hükümetten diğerine farklılık gösterdiğini açıklıyor” diye yazan AW,  “Sınır ötesi su anlaşmalarına göre kıyıdaş ülkeler için sabit su kotaları düzenlenmesine rağmen, Türkiye, Irak topraklarına ulaşan her damla su karşılığında Bağdat’tan elinden geldiğince fazla çıkar elde etmeye çalışıyor” şeklinde ifadeler kullanıyor. 

Kazımi’nin ofisinden gazeteye konuşan kaynaklar, yakın zamanda hazırlanan protokolün, Irak ile Türkiye arasında Dicle Nehri'nin suları konusunda yaklaşık 30 yıldır devam eden tartışmayı çözeceğini, Bağdat'ın Ankara ile adil bir su anlaşması sağlamak için Türkiye ile ticareti kullanabileceğinin ipuçlarını verdiğini aktarıyor. 

Irak ile Türkiye arasındaki ticaret hacmi yıllık yaklaşık 15 milyar dolar olmasına rağmen, Irak’ın Türkiye'ye ihracatı neredeyse yok denecek düzeyde. Türkiye bu durumun artarak devam etmesi için baskı uyguluyor. 

Ankara ziyareti sırasında Kazımi’ye eşlik edecek olan Irak Su Kaynakları Bakanı Mehdi Raşid el-Hamdani, Irak hükümetinin Türkiye ile otuz yıldır süren krizi çözme konusunda kararlı olduklarını belirterek, önümüzdeki yaz Irak'ın su ihtiyacını karşılama sözü verdiklerini, Irak'ın su haklarını elde etmek yerine “nezaket” sözlerinin kullanılmasına izin vermeyeceklerini söyledi.

Bakanlar Kurulu’nun, Irak'ın payını garanti eden ve başbakanın yaklaşan Türkiye ziyaretinde sunulacak olan Türkiye ile işbirliği protokolünü onayladığını belirten Hamdani, “Irak'ın su haklarını güvence altına almak için ciddi müzakerelerin” yapıldığını da belirtti.

Pazar günü Hamdani ile bir araya gelen Türkiye'nin Bağdat Büyükelçisi Fatih Yıldız Bağdat ile Ankara arasında Dicle Nehri ile ilgili görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini ifade etmişti. 

27 Ekim'de Irak Bakanlar Kurulu, Maliye Bakanı Ali Allavi'yi Dicle Nehri sularının yönetiminde işbirliği konusundaki protokolü müzakere etmesi ve imzalaması için yetkilendirmişti. 

AW bu gelişmenin, Türkiye'nin Kazımi hükümeti ile ilişkilerini güçlendirme ve Ankara'nın Irak'taki ekonomik çıkarlarını koruma çabaları çerçevesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Dicle Nehri'nin suları konusunda bir anlaşmaya varmak amacıya Bağdat'a özel bir elçi göndermesinden sonra yaşandığına işaret ediyor. 

Gazeteye konuşan Su Kaynakları Bakanlığı yetkilileri ise, Kazımi'nin Türkiye'ye yapacağı ziyaret sırasında Bağdat ile Ankara arasında imzalanacak protokolün, su ilişkilerinde bir ilk olan Dicle Nehri'nden Irak'a aylık sabit su kotası garantisi vereceğini ve 30 yıldan fazla bir süredir devam eden krizi sonlandıracağını öne sürüyor. 

“Gözlemciler, Türkiye'nin Irak'la olan büyük ticari fazlasını korumak istediğini ve yeni Başkan Joe Biden’la birlikte Amerika'nın bu ülkeye yönelik ilgisinin azalacağı yönündeki spekülasyonlar arasında nüfuz alanını genişletmeye çalıştığını söylüyorlar” diye yazan gazete, ABD’nın Irak’ı İran’a karşı izlediği politikanın bir parçası olarak gördüğünü bu durumun da Irak’ta büyük siyasi ve ekonomik çatlaklar oluşturduğunu ve Ankara'nın nüfuzunu genişletmek için cazip bir alan haline geldiğini aktarıyor.