Tiny Url
http://tinyurl.com/y9b8lr8d
Paul Iddon
Ara 26 2018

Irak’ın en büyük Kürt partisi, Türkiyeyi yatıştırmak için PKK’ye göz açtırmıyor

Kuzey Irak’ın özerk Kürt bölgesinin doğu kesimini kontrol eden Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB), 18 ay süren gerginliğin ardından, Türkiye ile ilişkilerini düzeltmeyi hedeflediğini söyleyerek, geçtiğimiz günlerde Kürdistan İşçi Partisi’nin yerel ofislerini kapattı.

Tevgera Azadi adıyla da bilinen Kürdistan Özgür Toplum Hareketi, PKK’nin hapisteki kurucusu ve önderi Abdullah Öcalan’ın ideolojisini benimseyen bir Kürt siyasal partisi.

Kasım ayının sonlarında, PUK’un kontrol ettiği en büyük kent olan Süleymaniye’deki PUK’a bağlı güvenlik güçleri, Tevgera Azadi’nin merkezini kuşatarak, partinin yetkililerine binayı terk etmeleri için 24 saat verdiler. Bu sırada Kalar, Kifri, Koya ve Raparin kasabalarındaki parti ofisleri de kapatıldı.

PKK’yi ve Ortadoğu’daki tüm Kürt bölgelerinde kurulu, PKK ile ilişkili örgütleri bünyesinde barındıran bir çatı örgütü olan Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK), KYB’nin ve Irak Kürdistanı’nın iktidar partisi Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) üzerindeki Türkiye baskısına bağladıkları bu hamleyi sert bir dille kınadı.

Tevgera Azadi destekçileri, Irak hükümetinin kontrolündeki Sincar’da bir protesto gösterisi düzenleyerek, KYB’nin kentteki bir ofisini geçici olarak kapattılar.

KYB’nin söz konusu hamlesinin hemen öncesinde, Irak Kürdistanı’nın başbakan yardımcısı ve önemli bir KYB üyesi olan Kubat Talabani, Irak Kürdistan’ında çalışma izni bulunmayan bütün partilerin ofislerinin, söz konusu partilerin Bağdat’daki merkezi hükümetten izin almış olup olmadıklarına bakılmaksızın, kapatılacağını duyurmuştu.

Türkiye söz konusu hamleyi memnuniyetle karşıladı. Irak Kürdistanı’nın başkenti Erbil’deki Türkiye başkonsolosu, bunun doğru yönde atılmış, ama yetersiz bir adım olduğunu söyledi. Başkonsolos “Terör örgütlerinin Süleymaniye’deki tüm ofisleri kapatılmalıdır” şeklinde konuştu.

KYB’nin bölgede PKK ile ilişkili siyasal faaliyetlere baskı uygulamasındaki saikin Türkiye’yi yatıştırmak olduğu açık. Ankara, Süleymaniye vilayetinde çalışan Türk istihbarat görevlilerinin PKK tarafından kaçırılmasının ardından, KYB temsilcilerini, 2017 Ağustos’unda Türkiye’den sınır dışı etmişti.

2017 Eylül’ünde Irak Kürdistanı’nda yapılan bağımsızlık referandumunun ardından, Bağdat’ın kara ile kuşatılmış bu bölgenin dış dünyadan soyutlanarak cezalandırılması talebi üzerine, Ankara Irak Kürdistanı’nın Erbil ve Süleymaniye’deki iki uluslararası havaalanına yapılan uçuşlara hava sahasını kapatmıştı.

2018 başlarında Bağdat - Erbil ilişkilerinde bir yumuşama yaşanmasıyla birlikte, Irak’ın önayak olduğu yasak kaldırılmıştı. Türkiye mart ayında Erbil Uluslararası Havalanı’na yapılan sivil uçuşlara hava sahasını açmış, ancak Süleymaniye Havaalanı’na yapılan uçuşlara yönelik yasak, terörizmle bağlantılı gerekçelerle devam etmişti.

Yasak halen sürüyor. Aralık ayının başında Süleymaniye Havalanı’ndan bir yetkili Bağdat yönetimini Ankara’yı yasağı kaldırması için ikna etmek amacıyla yeterince çaba sarf etmediği için eleştirmişti.

KYB, muhtemelen, Ankara’nın, KYB’nin kontrol ettiği bölgelerdeki PKK faaliyetleriyle ilgili kaygılarını giderecek olursa, uçuş yasağının kaldırılması şansının artacağını hesaplıyor. Ayrıca Türkiye ile ilişkilerini düzeltmenin KYB için başka faydaları da var.

Washington Enstitüsü isimli düşünce kuruluşundan Bilal Vahab, Ahval’e, “sanırım, bir yandan, IŞİD’e karşı mücadelenin bitirilme safhası, bir yandan da Irak’ta ve Kürdistan’da seçimlerden bu yana değişen siyasal dinamikler, KYB’nin önceliklerinin değişmesine sebep oldu” dedi.

“Sadece Türkiye ile değil, PKK’ye karşı sembolik de olsa daha sert bir tavır alan Amerika ile de iyi ilişkiler kurmak KYB açısından daha öncelikli bir hal aldı” şeklinde konuşan Vahab, “Süleymaniye Havaalanı’nı Türk Hava Yolları'na yeniden açmak hem siyasi hem de ekonomik açıdan önemli” dedi.

Washington’da kurulu bir düşünce kuruluşu olan Ortadoğu Hakikati Vakfı (EMET) Kürdistan Projesi Müdürü Diliman Abdülkadir hamleyi “ilişkileri yamamak için yapılmış kısa vadeli bir uzlaşma” olarak görüyor.

Abdülkadir Ahval’e “Ben KYB’nin PKK ile ilişkilerini sürdüreceğini, ama elbette artık bunu alenen yapmayacağını düşünüyorum,” dedi.

“PKK ofislerinin kapatılmasında havalanı meselesi önemli bir etkendi” şekinde konuşan Abdülkadir, “KYB, KDB ile yarışmak zorunda, dolayısıyla hayatta kalmak için, Türkiye’yi yatıştırmak anlamına gelse bile, elinden gelen ne varsa yapmak zorunda” dedi.

Kürt meseleleri konusunda bağımsız bir analist olan Lawk Ghafuri  KYB’nin bu son hamlesinin, Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yaptırım uygulamaya başlamasının hemen sonrasında geldiğine dikkat çekti.

Ghafuri Ahval’e “KYB’nin en büyük ticaret ortağının İran olduğunu unutmamak lazım. Eğer onu kaybedecek olurlarsa, onun yerine koyacak bir şey bulmaları lazım” dedi ve ekledi:

“KYB geçtiğimiz günlerde KDB’ye kiminle olursa olsun gelecekte yapılacak petrol anlaşmalarında yer almak istediğini bildirdi. Dolayısıyla parti, Türkiye ile bağlarını düzelterek para kaybını önlemek istiyor.”

Ghafuri KYB’nin komşularla sorun yaşamanın kötü politika olduğunu bildiğini söyledi.

“KDP’nin komşu ülkelerle ilişkileri nasıl dengeli bir şekilde yürüttüğüne bir bakın” şeklinde konuşan Ghafuri, şöyle devam etti:

“Üstelik, KYB Süleymaniye Havaalanı kapalı olduğu için çok para kaybediyor zira insanlar onun yerine artık Erbil’e uçuyorlar.”

Ghafuri “Sonuç olarak KYB daha fazla para kaybetmeden mali durumunu yeniden güçlendirmek istiyor ve dolayısıyla Batı’nın, Amerika’nın ve Türkiye’nin gözünde, PKK’nin akıbeti yüzünden kötü çocuk olarak görünmek istemiyor” dedi.

Wahab Kürtlerin “Sınırlar ötesi ulusal hissiyatı Kürt bölgelerindeki iç dinamiklerinin baskısına dayanamazdı, nitekim dayanamadı da” dedi ve ekledi:

“Irak’taki Kürt partileri çoğu zaman Kurdayati (Kürt ulusal hareketi) ile zor bir bölgede yarı-devlet olan bir yapıyı yönetmenin güçlükleri arasındaki ince çizgide yürümek zorunda kalıyorlar.”