Ara 31 2017

İran ve Suudi Arabistan’ın yeni rekabet alanı: kadınlar

2017 İran ve Suudi Arabistan’da kadınların yılı oldu. İki ülkenin kadın hakları konusunda elbette katetmesi gereken çok yol var; ancak bu rakip ülkeler 2017’de uzun süredir dünya kamuoyunda eleştirilen kadınlara yönelik uygulamalara getirilen değişikliklerle doğru adım atmış görünüyor.

NY Times’da yayınlanan ‘’İran ve Suudi Arabistan’ın son güç savaşı - kadın haklarını geliştirmek’’ başlıklı yazı, Ortadoğu’da rakip olan ve birbirini aşırıcılık ve savaş kışkırtıcılığı ile suçlayan bu iki ülkenin cinsiyet eşitliği alanında rekabet içinde olduğunu bildiriyor.

1979 İslam Devrimi’nden beri kadınlara ‘İslami giyim’ zorunluğu koşan İran’dan geçen hafta gelen açıklama ülke için bir soluk oldu. Açıklama Tahran Polis Şefi Hüseyin Rahimi’den geldi. Rahimi, bundan böyle şeriata göre ‘uygunsuz’ giyinen kadınların karakola götürülüp ceza kesilmesi yerine eğitim verileceğini açıkladı. Hatta bu projeyi hayata geçirmek için Tahran'da 100'den fazla eğitim merkezi açıldığını ekledi.

Öte yandan kadınlar için dünyanın en kısıtlayıcı ülkelerinden biri olan Suudi Arabistan’da, bu hafta kadın yarışmacıların - Türkiye’de 'ferace' olarak bilinen ve tüm vücudu örten - ‘abaya’ giymeden uluslararası satranç müsabakasına katılmasına izin verildi.  Bu Suudi Arabistan'ın veliaht prensi Muhammed bin Salman’ın kadınların araba kullanmasını yasal kıldıktan sonra kadın özgürlüklerini genişletmek doğrultusunda bir diğer adım olarak yorumlandı. Prensten benzer adımların devamı bekleniyor.

women

İran geleneksel olarak kadın hakları konusunda Suudi Arabistan’dan önde oldu, fakat Prens Salman’ın tahta çıkması ile bu makas kapanıyor.  Suriye ve Yemen’deki savaşlar, ABD ile ilişkiler gibi konularda ayrışan ve kendilerini Şii ve Sunni İslam’ın kalesi olarak gören bu ülkeler, hem içerden hem de dışarıdan gelen baskılar sonucu kadın hakları konusunda düğmeye basmış görünmekteler.

Prens Selman yakında kadınların futbol maçlarını stadyumdan izlemelerine izin verecek.

Bazı kadın hakları savunucuların İran ve Suudi Arabistan’da eş zamanlı gerçekleşen bu gelişmelerin arasında bir bağlantı görüyor. New York Times için bir yorum yazısı kaleme alan İranlı gazeteci Roya Kakakian’a göre iki ülke ‘modern ve ılım İslami alternatif’i ünvanını kazanmak için kolları sıvadı.

İranli gazeteci Nader Karimi Jon’a göre ise İran’ın İslami kıyafete ilişkin yeni kararının tek nedeni geçmiş uygulamanın çok fazla vakit almasıydı. Hala bir kıyafet uygulaması mevcut, ancak kadınlar karakollara düşmeyecekler, diyerek sevinmek için çok neden görmüyor Karimi Jon.

Bazı uzmanlara göre İran ve Suudi Arabistan’daki bu adımları kutluyor olmamız bile acı.

‘’Yıl 2017 olmuş ve biz hala daha (kadınların) ne giyip ne giymediğinden bahsediyoruz,’’ diyor Equality Now kadın hakları grubunun Ortadoğu ve Kuzey Afrika temsilcisi Suad Abu-Dayyeh.

 

Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz 

 

 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar