Oca 01 2018

İran'da 'devrim' olur mu?

İran'da daha fazla özgürlük, iş talebi ve yolsuzluğa, enflasyona karış sokağa çıkanlara tepki olarak muhalifler son bir kaç gündür sokaklarda. Protestolarda ölü sayısının 18'i geçtiği ifade ediliyor. Sert polis müdahalesinin yaşandığı gösterilerde ise 200 kişi gözaltına alındı.

Beş gündür devam eden gösterilerin bir devrime dönüşeceği konusunda beklenti olsa da Duvar yazarı Musa Özuğurlu'ya göre durum pek öyle de değil. Normal bir ülkede hükümete karşı yapılan eleştirel gösteriler gibi İran'da süren protestoların hareket noktası da aynı: Yolsuzluk, kötüye giden ekonomi ve daha fazla özgürlük talebi.

Özuğurlu, İran'da gerçekleşen her protestonun da bir 'rejim karşıtı' gösteri olarak görüldüğünü ifade ediyor. Not düşerek -her ne kadar mukayese edilmese de- İsrail'deki Netanyahu'ya yönelik yolsuzluk iddialarıyla başlatılan protestoları örnek veriyor. Gösteriler beşinci haftasında İsrail'de. Basında bu gösterilerin yolsuzluğa karşı yapıldığı belirtildiğini paylaşıyor ve İran'daki durumun da bu yönüyle benzeştiğini ifade ediyor:

İran’da da herhangi bir ülkede olabilecek kadar yolsuzluk, demokratik sorunlar, hükümet karşıtları, ekonomik sorunlar var. Ama işte söz konusu olan İran olunca “Molla rejimi altında inleyen halk, devrim için sokaklara çıkmış” oluyor.

Özuğurlu, İran'ın uzun yıllar ambargo altında yaşadığına yer veriyor yazısında. Ekonomik durumun sebepleri arasında bunu gösteriyor. Ancak protestocular, Ekonomik bunalım yaşanmasına rağmen İran'ın dış politikada Şii propagandasına harcadığı paraya ve Hizbullah gibi yapılara verdiği desteğe de tepkili olduğuna dair bir ifadeye yer verilmiyor. Bir anlamıyla protestoların hedefinde sadece yolsuzluk, ekonomik gidişat veya özgürlük talebi yok, dış politika eleştirisi ve dolayısıyla hükümet de var.

Yazar, bu noktalara değinmese de, İran'da yaşananların 2009'dan daha farklı olduğunu ve rejim karşıtı hareket içinde olduğunu savunanların yanılabileceğini savunuyor:

İran’da anlatmaya çalıştığımız sebeplerden dolayı sadece devletin değil halkın çoğunluğunun da Amerikan karşıtı olduğu ve eşit koşullarda olacağına inanmadıkları sürece hiçbir anlaşmayı onaylamayacakları söylenebilir. Nitekim Hasan Ruhani’nin “nükleer anlaşma ekonomimiz için de iyi olacak” sözünün yerine gelmemiş olması da sokağa çıkanlar tarafından dillendirilen konulardan biri oldu.

İran “sert” bir devlet. “İslam Devrimi” ile gelen rejim yaşam tarzı da dahil hayatın her alanını belirliyor. Herkesin yönetimden ya da belirlediği yaşam tarzından hoşnut olmadığı bir gerçek. Ancak İran insanların her an devrim düşündükleri bir ülke de değil.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN