Yaşar Yakış
Oca 05 2018

İran'da huzursuzluk


İran’da küçük çaplı tek tük rahatsızlıklar geçmişte hep olmuştur ama bu seferki farklı görünüyor.

Olaylar 28 Aralık’ta diğerlerine kıyasla daha tutucu bir şehir sayılabilecek Masshad kentinde bir grubun hükümetin ekonomik politikalarına karşı protestolarıyla başladı. Ancak tutucu kesimin protestolara aktif biçimde katılması işin arkasında başka nedenler olabileceğini akla getiriyor.

Başlangıçta göstericilerin şikayetleri çoğunlukla hayatın pahalılığı, emekli maaşlarının geç ödenmesi ve ekonominin kötü yönetilmesine odaklıydı.

Daha sonra ekonomiyle ilgisiz konulara geçtiler. Önce temel hak ve özgürlüklerle ilgili şikayetler eklendi. Bunu devletin bölge ülkelerinin politikalarına müdahale politikasını eleştiriler izledi.

Protestocular “Gazze için değil, Lübnan için değil, hayatımı İran için veririm” gibi sloganlar kullandı. Bu durum gösteriyor ki halk kendi refahları için kullanılması gereken kısıtlı kaynakların Suriye, Irak, Lübnan ve Yemen’de çöpe atıldığının farkında.

Analizciler bu hareketlenmenin arkasında yatan nedenleri ve motivasyonu ikna edici biçimde açıklayamıyor. Bazıları muhafazakarların ekonomik sorunları kullanarak Başkan Hassan Rouhani’nin itibarını sarsmak için kasten başlattığını düşünüyor.

Gösteriler devam ettikçe “Kahrolsun İslam Cumhuriyeti” ve Pahlavi hanedanının geri dönmesini isteyen gibi sloganlar da duyuldu. Ayrıca sosyal medyada uzun zamandır eleştirilerden muaf gibi görünen dini liderin fotoğraflarının yırtıldığı görüntülere de rastlandı. 

Bazı analizcilere göreyse protestocuların çoğu oy kullanmayan çevrelerden oluşuyor çünü herhangi bir hükümetin gerekli reformları yapabileceğine inanmıyorlar. 

Bir kesim analizciye göreyse göstericiler halkın tüm kesimlerinden geliyor. Yaşanan huzursuzluğun kesinlikle birden fazla sebebi var.

Arap Baharı ülkelerinde de görüldüğü gibi sokak protestolarının kendi dinamikleri var. Birdenbire yön değiştirip ilk amaçlarından bambaşka bir hedef edinebiliyorlar. 

Huzursuzluğun ilk döneminde Rouhani uzlaştırıcı bir dil kullanarak göstericilerin şikayetlerini kabul etti. “Protestolar bir tehdit değil, fırsattır” şeklinde konuştu. Altı gün sonra bu söylemini değiştirerek “Halk holiganlara ve saldırganlara cevabı kendi verecektir” dedi.

Bu, kendi destekçilerini de sokağa çıkmaya çağıran riskli bir davet. Bu da, tahmin edilemez sonuçları olabilecek ve toplumu tehlikeli biçimde bölebilecek bir iç savaşa neden olabilir. 

ABD, İsrail ve Suudi Arabistan sözlü olarak protestolara desteklerini açıkladı. Ne şekilde gelirse gelsin, İsrail veya ABD’den gelecek her türlü destek İran halkı tarafından olumsuz algılanacak ve onları söz konusu ülkelere karşı birleştirecektir.

Dini lider Khameni bu destekler hakkında “İran’ın düşmanları para, silah ve istihbarat kanallarını kullanarak İslam Cumhuriyeti’nde sorun yaratmak istiyor” şeklinde konuşuyor. Yabancı istihbarat servislerinin bu gibi durumları kullanarak etki ettiği bir gerçek.

İran’da bu durum yaşandıysa veya yaşanmadıysa bile ülke nesillerden beri yapısal reformlara ihtiyaç duyuyor. Eğer bu yapılırsa gerginlikler azalabilir.

Gösteriler aynı zamanda İsrail gazetesi Haaretz’in Kuveyt gazetesi Al-Jarida’dan alıntı yaparak ABD’nin İsrail’e İranlı elit Quds Kuvvetleri komutanı Tümgeneral Kassem Suleimani’ye suikast düzenlenmesi için onay verdiğini yazmasıyla aynı zamana denk geldi.

Bu haberlerden sonra Suleimani mutlaka kendini korumak için önlemler alacaktır ve İran’da çok sayıda destekçisi bulunuyor. 

İran bölgede önemli bir oyuncu. 2.500 yıldan uzun bir devlet geleneğine sahip. Yaşanan çalkantıları atlatabilecek güce sahip fakat bu bu gücü ne kadar etkili kullanacağını ancak yaşayarak göreceğiz.

Diğer ülkelerin olaylara karışması, Afganistan, Suriye, Irak, Libya ve Yemen’de de görüldüğü gibi durumu daha karmaşık hale getirir. Birçok nedenden dolayı İran’da istikrarsızlık bölgede daha büyük sonuçlara neden olacaktır.

Bu yüzden tüm paydaşlar İran’da istikrar istiyor. Ülkedeki dengesizliğin bölgede tahmini zor sonuçları olacaktır fakat en çok Irak, Suriye, Yemen ve Lübnan etkilenecektir.