Şub 27 2018

Çalışanların yüzde 83’ü işinden memnun değil

İşsizlik Türkiye ekonomisinin temel kemikleşmiş temel sorunlarından biri. Sanayileşmiş Ülkeler (OECD) ortalaması yüzde 4’lere inip 2008’deki ekonomik kriz öncesine dönerken, Türkiye’de yüzde 10.3.

Üstelik bu rakam son 19 çeyreğin 18’inde büyüme yaşanan bir ekonomide, yapılan tüm istihdam teşviklerine karşın ortaya çıkıyor. 

İşsizliğin neden bu kadar yüksek olduğuna ilişkin son yıllarda patronlar, yani iş dünyasından sık sık ‘Çalışacak iş var, çalıştıracak eleman bulamıyoruz’ ya da ‘yeterince eğitimli iş gücü yok’ bahanelerini sıkça duyar olduk. Ancak özellikle ikinci türden bahanenin yani ‘eğitimli işgücü eksikliği’nin doğru olmadığını rakamlardan görebiliyoruz. Çünkü TÜİK’in verilerine göre en yüksek işsizlik rakamı üniversite ve meslek lisesi mezunlarında.

Diğer yandan ‘çalışanların iş beğenmemesi’ konusu da tartışmalı. Türkiye’de çalışanların üçte ikisi ayda 2 bin TL’nin altında kazanırken çalışma saatleri OECD içinde en yüksek seviyede. OECD verilerine göre Türkiye, mesainin en uzun olduğu ülkeler sıralamasında ilk sırada yer alıyor.

Haftalık 50 saat ve üzerinde çalışanların oranı ülkemizde yüzde 43'ün üzerinde. Yıllık olarak bakıldığında OECD, ortalama çalışma süresinin bin 765 saat olarak belirlenmesine rağmen Türkiye’de toplam çalışma süresi bin 855 saat. 

DİSK’in son işçilik araştırması çalışanların büyük bölümünün ücretsiz mesaiye zorlandığı ve yıllık izi bile yapamadığını gösteriyor. Dolayısıyla iş veren kesiminin ‘İş beğendiremiyoruz’ açıklaması da su götürür. Düşük ücret ve uzun çalışma saatleri düşünüldüğünde insanların iş beğenmemesi anlaşılabilir bir gerekçe. 

Dünya’dan Alaattin Aktaş, TÜİK’in verilerinden yola çıkarak Türkiye’deki çalışanların işlerindeki memnuniyet düzeyine değiniyor. ‘Bir kesim iş diye kıvranıyor, iş bulanlar ise işinden pek memnun olamıyor. Çalışan sayısı yaklaşık 28.5 milyon kişi.

Bu 28.5 milyon kişinin yüzde 17’si işinden çok memnun, yüzde 54’ü “Eh işte” diyor, yüzde 18 memnuniyet denilince yüzünü buruşturuyor, yüzde 10 ise işinden hiç memnun olmadığını belirtiyor’ diyor.

Aktaş, işten memnuniyet duyma oranının kadınlarla erkeklerde çok fark etmediğini, birbirine yakın olduğunu belirtiyor. Buna karşın yaş grubu itibarıyla bakıldığında dikkati çeken ayrıntının işinden en az memnun olanların 15-19 yaş arasındaki genç nüfus olduğunu kaydediyor.

Bu yaş grubundakilerin yalnızca yüzde 12’sinin işinden çok memnun, yüzde 17’sinin ise hiç memnun olmadığını ifade ediyor. İşinden en çok memnun olanların ise 25-54 yaş grubundan çıktığına dikkat çekiyor. İşteki memnuniyet düzeyine ilişkin verilerde en dikkat çekici detayın ise eğitim düzeyine bağlı olarak memnuniyetin çok belirgin ölçüde yükselmesi olduğunu söylüyor. Yazar, okur yazar olmayanların yalnızca yüzde 8’i işinden çok memnun olduğunu kaydediyor.

Aktaş şunları söylüyor:

"Mevsimlik ya da günübirlik işlerde çalışan yevmiyeliler işlerinden hiç hoşnut değiller. Bu şekilde çalışanların yalnızca yüzde 5’i işinden memnun olduğunu dile getiriyor, yüzde 27’si ise işinden hiç memnun olmadığını söylüyor. İşverenler işlerinden gayet memnun görünüyorlar. Ancak kendi hesabına çalışanlarda tıpkı yevmiyelilerde olduğu gibi bir memnuniyetsizlik var"

HABERİN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN