İşçi ve memur maaşından yeni kesinti yolda!

İktidarın kaynak bulmakta yaşandığı sıkıntı, ekonomi cephesinde en önemli gündem. Emekliye ödenecek bayram ikramiyesi için kaynak arayışı ve bu bağlamda Merkez Bankası’nın 40 milyar TL tutarındaki ihtiyat akçelerinin bütçeye devredileceğine yönelik tartışma sürüyor. Para basmakla eş değerdeki bu adımın enflasyonu ve döviz kurunu artıracağı ortak kanaat.

Bu ortamda, uzun vadeli ve ucuz kaynak arayışını sürdüren ekonomi yönetimi, gözünü işçi ve memur maaşlarından yapılacak yeni bir kesintiye dikmiş durumda. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın açıklamalarına baktığımızda, “tamamlayıcı emeklilik” olarak sunulan Bireysel Emeklilik Sisteminin (BES) bütün çalışanlar için zorunlu hale getirileceği görülüyor.

Hedef, önümüzdeki aylarda yasal düzenlemeleri hayata geçirip 2020 yılının başından itibaren fonlarda para birikmesini sağlamak.

Esasında zorunlu BES, 2017 yılında hayata geçirildi. İşçi ve memurlar kademeli olarak zorunlu bireysel emeklilik kapsamına alındı. Uygulama, 2019 yılı ocak ayı itibariyle bütün çalışanları kapsadı. Mevcut sistemde kesinti yapılan çalışan, iki ay içinde cayma hakkını kullanarak BES’ten çıkabiliyor.

Nitekim Emeklilik Gözetim Merkezi’nin verilerine baktığımızda, BES kapsamındaki 16,2 milyon çalışandan 5 milyonu sistemde kalmaya devam ediyor. 11 milyon işçi ve memur cayma hakkını kullanarak parasını alıp çıktı.

Bu noktada dönemin ekonomi yönetiminin öngörüsünün tutmadığını kayda geçirmek gerekiyor. Beklenti, yüzde 25’lik devlet katkısı nedeniyle çalışanların zorunlu BES’te kalmaya devam edeceği yönündeydi. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Ay sonunu getirmekte zorlanan ücretli kesim, zorunlu BES’e ilgi göstermedi.

Bekleneni vermeyen zorunlu BES, şimdi yeniden kurgulanıyor. En önemli değişiklik ise cayma hakkının kaldırılması olacak. Daha önce cayma hakkını kullanarak sistemden çıkanlar da yeniden zorunlu BES kapsamına alınacaklar.

Bu düzenlemeye ilişkin hazırlıklar bir süredir devam ediyor. 27 Aralık 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan zorunlu BES yönetmeliği ile cayma hakkını kullanarak sistemden çıkanların üç yıl içinde yeniden sisteme alınmasına yönelik düzenleme yapıldı.

Bu süreyi kısaltmaya veya uzatmaya Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılındı. Aynı yönetmelikle zorunlu BES’in kapsamı genişletildi.

18 yaşın altındaki çalışanlar sisteme dahil edilerek kesinti yapılmaya başlandı. Zorunlu BES kapsamı dışında olan 45 yaş üstü çalışanların durumu da tekrar gözden geçirildi. 1 Ocak 2017 tarihi esas alınarak, 2018 ve 2019’da 45 yaşını doldurduğu için zorunlu BES’e dahil olmayanlar yeniden sisteme dahil edildi. Yani ‘sinekten yağ çıkarma’ mantığı ile zorunlu BES kapsamına alınabilecek yeni çalışanlar bulundu.

Ancak bu adımlar beklenen kaynağın elde edilmesi için yeterli değil. Esas değişiklik, zorunlu BES’in cayma hakkı olmaksızın bütün çalışanları kapsayacak şekilde hayata geçirilmesi olacak. Bu düzenlemeyle birlikte 16,2 milyon çalışanın maaşından her ay SGK matrahının yüzde 3’ü oranında prim kesilecek.

Kesinti yapma görevi işverenlerde. Sisteme tanımlı bir bireysel emeklilik şirketiyle anlaşma yapma zorunluluğu bulunan işverenler, çalışanların maaşından yapacağı kesintiyi bu şirkete aktarıyor. Böylece işçi ve memurun onayı olmadan maaşından yapılan kesinti bireysel emeklilik şirketinde birikiyor. İşverenlerin zorunlu BES kesintisini yapmamasının cezası, her ay için ve işçi başına 100 TL. Dolayısıyla böyle bir ceza ile karşılaşmak istemeyen işveren, mecburen BES yükümlülüğünü yerine getiriyor.

Tamamlayıcı emeklilik olarak pazarlanmaya çalışılan zorunlu BES’in emeklilik sistemiyle hiç bir ilgisi yok. Ne sosyal güvenlik sistemindeki gibi sağlık güvencesi ne de ömür boyu emekli maaşı söz konusu. Sistem, bireysel emeklilik şirketinde biriken paranın, hak sahibinin talebi doğrultusunda tek seferde veya parça parça ödenmesinden ibaret.

Zorunlu BES ile birlikte kurgulanan yeni düzenlemenin diğer ayağını ise kıdem tazminatları oluşturacak. Kıdem Tazminatı Fonu diye ifade edilse de müstakil bir fon öngörülmüyor. Kast edilen, işçilerin kıdem tazminatları karşılıklarının her ay bireysel emeklilik şirketindeki hesaplarına yatırılması.

Böylece işçilerin uzun yıllardan beri en önemli haklarından olan kıdem tazminatı uygulaması son bulacak. İşçinin emeklilik, ölüm, askerlik ya da haksız yere işten çıkarılması gibi durumlarda alabildiği kıdem tazminatı yerine belirli bir oranda primin her ay BES şirketine aktarılmasına dayanan yeni bir uygulamaya geçilecek. Bu yeni sistemin işçilerin mevcut kıdem tazminatı haklarını önemli ölçüde sınırlandıracağını da belirtmek gerekiyor.

Özetle işçinin BES şirketindeki hesabına her ay, maaşından yapılan zorunlu kesinti ile işveren tarafından ödenecek kıdem tazminatı karşılığı yatırılacak. Mevcut koşullar korunursa, işçi bu parayı en erken 56 yaşında ve sistemde 10 yıllık kalma süresini doldurursa devlet katkısıyla birlikte çekebilecek.

Ölüm veya emeklilik gibi durumlarda da işçi BES şirketindeki parasını alabilecek. İşçi ve memurun zorunlu BES’ten en erken ne zaman çıkabileceği henüz netleşmiş değil. Ancak sistemin, çalışanların uzun süreli katkıları üzerine kurgulandığı açık.

Yeni modelle birlikte kıdem ve zorunlu BES hesabında yıllık 100 milyar TL birikmesi hedefleniyor. Bakan Albayrak, yeni düzenlemeyle beş yılda sistemde biriken fonların milli gelirin yüzde 10’unu aşacağını söylüyor. Bu para, yine Albayrak’ın ifadesiyle “çok önemli yeni bir finans kaynağı” olacak.

Öte yandan Türkiye’nin fonlar konusunda sicili hiç de parlak değil. Zorunlu kesintilere en önemli örneklerden birini, fiyaskoyla sonuçlanan Konut Edindirme Yardımı (KEY) sistemi oluşturuyor. Kesintilerin bir hesapta toplanması ve bu paraların nemalandırılarak konut sahibi olmak isteyenlere katkı sağlanması hedefleniyordu.

KEY kesintileri 1995’e kadar dokuz yıl süreyle devam etti. Ancak sistem işlemedi. 1999 yılında KEY hesaplarının tasfiyesi kararlaştırıldı. 2008 yılından sonra hak sahiplerine veya kanuni mirasçılarına ödeme yapıldı.

Bu tarihi tecrübeye rağmen, son dönemde sıklaşan açıklamalar ile yandaş medyadaki “Kıdem Tazminatı Fonu” ve “tamamlayıcı emeklilik sistemi” güzellemelerine bakılırsa, ekonomi yönetimi yeni modelin hayata geçirilmesi konusunda bir hayli kararlı.

Zira ‘meteliğe kurşun atılan’ böyle bir dönemde, işçinin ve memurun maaşından yapılacak kesinti, bütçenin imdadına Hızır gibi yetişecek. Hazine, kendi denetimindeki BES şirketlerinden uzun vadeli ve düşük faizle borçlanma imkanına sahip olacak. BES şirketlerinde biriken paranın, İşsizlik Fonu’nda olduğu gibi Hazine kağıtlarında değerlendirilmesi yoluyla da bütçe için finansman sağlanması söz konusu olabilecek.

Neticede kamuya ucuz finansman sağlayabilmek için işçi ve memurların maaşlarından zorunlu kesinti yapılacak. Bu uğurda işçinin kıdem tazminatı da feda edilecek.

© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.