Ekrem Onaran
Şub 25 2018

Taşeron KHK’si: Kimi kadro alacak, kimi işsiz kalacak

Türkiye kamuoyunda ‘taşeron işçilere kadro’ olarak sunulan düzenleme, satır aralarına sıkıştırılan istisna maddeleri nedeniyle pek çok kişi için işini kaybetme anlamına geliyor.

20 Şubat’ta biten inceleme işlemleri aşamasında işçilerin önemli bir bölümünün başvurusu çeşitli nedenlerle reddedildi. Bu kişiler 2 Nisan itibariyle işten çıkarılacaklar. Engelli taşeron işçiler de işten çıkarılacak bir başka grup. Kamuya hizmet veren ve kapanacak olan 17 bin şirketteki 60 bin işçi de işsizlikten nasibini alacak.

Özetle 696 Sayılı KHK ile taşeron işçilerin bir bölümü kadroya geçirilirken onbinlerce kişi de işini kaybedecek.

Yıllar içinde sayıları 900 bine yaklaşan taşeron işçiler, 24 Aralık 2017 tarihli 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında kamu işçisi yapılacak.

Kadroya geçiş süreci iki aşamalı olacak. İlk etap 20 Şubat’ta tamamlandı. Kurumlar bünyesinde oluşturulan tespit komisyonları, başvuruları inceleyerek kapsama girenlerin listesini belirlendi.

İkinci etap ise sınavlar. Başvuruları kabul edilen taşeron işçiler, sınav kurulları tarafından 22 Mart’a kadar yapılacak sınavlarda başarılı olmaları şartıyla kadroya alınacaklar.

Geçiş sürecinin 2 Nisan’a kadar tamamlanması öngörülüyor. Bu tarih itibariyle gerekli şartları taşıdığına karar verilenler kadroya geçirilirken bu haktan yararlanamayanlar işten çıkarılacak.

Taşeron KHK’sında işçiler arasında ayrıma gidilerek önemli bir bölümüne kadro için başvuru hakkı bile hakkı verilmedi. Kamu İktisadi Teşebbüsü’ndeki (KİT) yaklaşık 50 bin taşeron işçi kadro kapsamına alınmadı.

Kadro kapsamına alınan merkezi idare kurumları ve yerel yönetim çalışanları ise çeşitli kriterlere tabi tutuldu. Bu kriterlerin başında, ihale sözleşmelerinin personel çalıştırılmasına dayalı olması ve hizmet alım sözleşmelerinde personel giderlerinin yüzde 70’in altında kalmaması gibi şartlar geliyor.

Yapım işi ve danışmanlık hizmetleri de kapsam dışı. Bu nedenle bilgi işlem birimleri, karayolları, su ve kanalizasyon gibi çeşitli hizmetlerde çalışanlar kadro kapsamı dışına itildi.

Çalışmalarını 20 Şubat itibariyle tamamlayan tespit komisyonlarının açıkladığı listeler, kadro dışı kalacak işçi sayısının onbinleri bulabileceğini ortaya koydu. Örneğin Sağlık Bakanlığı’nda 1020 kişinin başvurusu kabul edilerek sınava girme hakkı tanınırken 942 işçinin başvurusu reddedildi.

Kamu kurumlarındaki taşeron işçiler, yaklaşık 17 bin şirketin bu kurumlarla yaptıkları ihale sözleşmeleri kapsamında istihdam ediliyor. Bu sisteme göre kamu kurumları ile şirket arasında ihale sözleşmesi imzalanıyor.

Devlet taşeron işçiler için maaş, sigorta ve şirket karı gibi giderler karşılığında bu firmalara her ay ihalede belirlenen miktarda ödeme yapıyor.  Yeni sistemde bu şirketler aradan çıkarılacak.

Kadroya alınma şartlarını taşıyanlar sürekli işçi yapılırken öngörülen kriterleri sağlamayanların iş sözleşmeleri feshedilecek. Özetle Taşeron işçilerin bir bölümü kadrolu olurken azınsanmayacak bir kısmı ise işsiz kalacak.

Emeklilik hakkı elde eden binlerce işçini başvurusu reddedildi. Bu nedenle şirket bünyesinde olsa çalışmaya devam edebilecek taşeron işçiler, kadro sözkonusu olduğu için 2 Nisan itibariyle işten çıkarılacaklar. Bu işçiler, bağlanacak emekli maaşlarının 700-800 lira civarında olması nedeniyle emekli olmak istemiyorlar.

Kadroya alınan taşeron işçilerin de, emekliliği hak ettikleri tarih itibariyle kurumlarıyla ilişkileri resen kesilecek. Örneğin kadroya girdikten bir ay sonra emekliliği gelen bir işçi, bu tarih itibariyle işten çıkarılacak.

Ancak hali hazırda kamuda işçi olarak çalışan kişiler için böyle bir kural söz konusu değil. Bu kişiler kendi istekleriyle emekli olabiliyor ya da çalışabiliyorlar. Kadroya alınacak taşeron işçilerin maaşlarında artış olmayacak. Yalnızca kamu işçilerine ödenen ikramiye hakkından yararlanacak. Özlük hakları itibariyle iki grup işçi arasında ciddi farklar oluşacak.

Engellilere, pozitif ayrımcılık bağlamında tanınan erken emeklilik hakkı, KHK’daki hükümler nedeniyle cezalandırmaya dönüştü. Engelli çalışanlar, erken emeklilik hakkıyla normal çalışanlara göre çok daha erken yaşta emekli olabiliyor.

Bu hak isteğe bağlı olarak kullanılabilinirken bir zorlama sözkonusu değil. KHK ise emekliliği gelen engelli işçinin kadroya alınmamasını, alınanların da emekliği hak ettiği gün itibariyle işten çıkarılmasını öngörüyor.

Bu hüküm nedeniyle başvuruları reddedilen çok sayıda engelli taşeron işçi, 35-40 yaşlarında, düşük maaşla emekli edilecek. Engelli işçi, normal işçiye göre çok daha erken yaşta zorunlu emekli edilmiş olacak.

Engelliler Konfederasyonu Başkan Av. Turhan İçli de yaşadıkları bu soruna dikkat çekerek, “Taşeron yasası engellilerin erken emeklilik hakkını zorunlu hale getirerek onların aleyhine bir sonuç yaratmaktadır. Çok genç yaşta emekliye ayrılmak zorunda kalan ve halen eğitim görmekte olan çocukları bulunan engelliler, emekli aylığı ile geçinmekte güçlük çekeceklerdir. Engelliler için çıkarılmış olan bir yasa, engellilerin aleyhine dönmüş bulunmaktadır.” ifadelerini kulanıyor.

Kadroya girebilmek için Emniyet tarafından yapılan ve arşiv araştırması olarak nitelenen dar kapsamlı güvenlik soruşturmasını da geçmek gerekiyor. Güvenlik soruşturması olumsuz çıkanların başvurusu reddedildi. 2 Nisan’a kadar tamamlanması öngörülen soruşturmalarda kadroya alınmaları sakıncalı görülen işçiler işten çıkarılacak.

Taşeron firmalar aracılığıyla kamu kurumlarında çalışan eski hükümlü işçilerin kadro başvuruları reddedildi. Bu kişiler de diğerleri gibi 2 Nisan tarihi itibariyle işten çıkarılacak. Eski hükümlülerin KHK ile işten çıkarılacak olması, iş hukuku açısından çelişki oluşturuyor.

4857 Sayılı İş Kanunu, eski hükümlülerin istihdamı için özel düzenleme içerip, kamu işyerlerine yüzde 2 eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu getiriyor.

Taşeron KHK’sı ise tam tersi yönde bir hüküm içererek İş Kanunu’na zıt şekilde çalışmakta olan eski hükümlüleri işsiz bırakacak. Topluma kazandırılması gereken bu kişilerin tekrar iş bulabilmeleri de bir hayli zor olacak.

Belediye ve il özel idareleri gibi yerel yönetim birimlerinde yaklaşık 400 bin taşeron işçi çalışıyor. KHK ile bu işçiler için bir ara formül geliştirildi. Belediyeler bünyesinde kadro verilmeyen işçiler, belediye şirketlerinde istihdam edilecek. İkramiye alamayacaklar. Bu işçilerin statüsünde ve özlük haklarında hiç bir değişiklik olmayacak. Şirket işçisi olmaya devam edecekler.

Tek fark ise aradaki şirketin özel şirket yerine belediye şirketi olması.

Belediyenin veya il özel idaresinin, taşeron işçileri istihdam edeceği şirketi yoksa bu amaçla yeni şirketlerin kurulması, KHK’da amir hüküm olarak yer aldı. İçişleri Bakanlığı da bir genelge yayınlayarak kurulacak belediye şirketlerine ilişkin yol haritasını belirledi.

Bu modelle, Belediye İktisadi Teşekkülü (BİT) olarak adlandırılan istihdam amaçlı yüzlerce yeni şirket kurulacak. İlk etapta mevcut taşeron işçilerin istihdam edileceği BİT’ler, özellikle seçim dönemlerinde istismara açık hale gelecek.

Yönetimi tamamen belediyenin kontrolünde olan ancak özel hukuk tüzel kişiliği olduğu için denetim yönüyle kapsam dışı tutulan bu şirketler, hem harcama hem de istihdam açısından seçim yatırımına dönüşecek.

Devlet artık taşeron şirketler üzerinden personel çalıştırmayacağı için bu amaçla kurulan 17 bin şirket kapısına kilit vuracak. Bu şirket merkezlerinde çalışan ve 900 bin taşeron işçinin işlemlerini takip eden yaklaşık 60 bin personel de 2 Nisan’ı takip eden günlerde işsiz kalacak.