Oca 15 2018

‘İşçi kendini yaktı yine de yandaşı inandıramadı’

 

Ekonomik sıkıntıları nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi  önünde kendisini ateşe vererek yakan Sıtkı Aydın isimli inşaat işçisi, sosyal medyada ve muhalif basında haber olsa da, iktidara yakın medya bunu görmezden geliyor.

2000’deki “kasa fırlatma” hadisesine benzetenler de var eylemi..

5 yıldır işsiz olduğu ve geçim sıkıntısı nedeniyle ruhsal bunalıma girdiği ortaya çıkan Aydın’ın eylemini “küresel güçlerin tezgâhı” olarak yorumlayan yazarlar bile oldu  iktidar cenahında.

Eski Mazlum-Der Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu da, “Dün mazlumdular, bugün zalim oldular. Dün başörtüsü yasağı protestolarında okulda değil, protesto gösterisinde geçirdiği trafik kazasında bacağı kesilen kıza ağlayan başörtülü bazı kişiler bugün bu yürekten yükselen feryada, kendini ateşe veren öfkeye kulak tıkamış durumdalar” diyor ve ekliyor:

“Bir felaketi, bir çöküşü yaşıyoruz. İslamcı kalemlerimizin ne derece vicdansız olduğunu yakinen gözlemliyoruz.”

Toplumdaki kırılma anı olduğunu söylüyor; fakirlikten, adaletsizlikten bir insanın kendisini ateşe vermesini Gergerlioğlu. Ama bu olayın geniş yankı bulmamasını “dehşet veren bir vicdansızlık” olarak yorumluyor.

15 yıllık kalıpçı ustası olduğunu söyleyen Aydın, 2013’te yaşadığı iş kazasında kaburgasını kırmış. “Bizlerin ancak cenazesi değerli bu ülkede” diyor…

O dönem SİNPAŞ'a bağlı Delta isimli bir taşeronda çalıştığını, geçirdiği kaza sonrası firmayı mahkemeye verdiğini belirten Sıtkı Aydın, çalışamadığından dolayı masraflarını karşılamak için 40 bin lira kredi çektiğini söylüyor ve eyleminin çıkış noktasının 5 yıldır devam eden mahkeme süreci olduğunu ifade ediyor.

TBMM önüne sadece sesini duyurmak için gitmiş aslında Aydın, kendisini yakmak gibi bir niyeti asla yokmuş anlattığına göre. Polislerin üzerine gelmesiyle dayanamayıp bir anda benzini döküp kendisini ateşe verdiğini söylüyor.

15 Temmuz'da da iki gün boyunca sokaklarda demokrasi mitinglerine katıldığını vurgulayan Sıtkı Aydın, isyanını şu sözlerle dile getiriyor: “Tecavüzcüler, hırsızlar mahkemenin ön kapısından girip arka kapısından çıkıyor, ama biz işçiler ölene kadar süründürülüyoruz. Hakkımızı istediğimiz için süründürülüyoruz”