Saha hakimiyetini kaybeden IŞİD, hala küresel bir tehdit mi?

Irak ve Suriye'de birkaç yıl hakimiyet kuran IŞİD, Suriye Demokratik Güçleri'nin Suriye'deki son hakimiyetine son vermesiyle sahadaki askeri egemenliği sona erdi ancak IŞİD'in hala sahada tehdit olarak durduğu belirtiliyor.

Mezopotamya Ajansı'nda yer alan bir analize göre, Kürtlerin istihbaratı sonucu ABD tarafından düzenlenen hava saldırısı sonucu IŞİD'in lideri Ebubekir El Bağdadi öldürüldü ancak örgüt Ortadoğu ve Afrika olmak üzere dünya genelinde faal.

IŞİD, hala bölge ve dünyanın değişik yerlerinde saldırılar gerçekleştirirken, binlerce üyesi de SDG'nin denetimindeki kamplar ve cezaevlerinde tutuluyor. 

Ortadoğu, Afrika ve Avrupa’nın değişik ülkelerinde de önceki yıllarda değişik isimler altında örgütlenen ve saldırılar gerçekleştiren IŞİD, dün olduğu gibi bugün de tüm dünya açısından tehlikeli bir örgüt.

Liderlerinin öldürülmesinin hemen ardından Irak Türkmeni Ebu İbrahim El Qereyşi'yi lider seçen IŞİD, toprak hakimiyetine son verilen Suriye ve Irak’ın değişik yerlerinde gizliden yeniden örgütlenme ve güç toplama faaliyetlerini sürdürüyor.

Gücünü büyük oranda yitirmesine ve alan hakimiyetini kaybetmesine rağmen, IŞİD’in yeniden toparlanma ve tehlike oluşturmaya devam eder duruma gelmesinin arkasında ise başta Türkiye ve Katar olmak üzere bölgesel aktörler yer alıyor.

IŞİD'in, Dêrazor, Humus’un doğu kırsalı, Irak’ın Diyala, Anbar ve Musul’un batı kırsalında üslendiği tahmin ediliyor.  

Örgüt mevcut durumda saldırılarını daha çok mayınlama üzerinden geliştirirken, bunun için çöl bölgelerini tercih ediyor. Yine bomba yüklü otomobil ya da motosikletlerle kitlesel saldırılar düzenleyen örgüt; aşiret şeyhleri, sivil kurumlar ve yetkilileri ile güvenlik güçlerine yönelik suikast ve saldırılarla zaman zaman şehir merkezlerini de hedef almaktan geri durmuyor.

Örgütün iddiasına göre Bahoz’da aldığı yenilginin ardından örgüt bin 600’den fazla saldırı gerçekleştirdi.

SDG kontrolündeki cezaevlerinde yaklaşık 12 bin IŞİD’li tutuklu, Hol ve Roj kamplarında ise toplam 70 bin IŞİD’li kadın ve çocuğu bulunuyor. Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları ile Tel Abyad ve Serekaniye’ye girmesi, örgütün hücrelerinin daha rahat hareket etmesine zemin sundu.

Daha sonra çoğunluğu yeniden tutuklanıp cezaevlerine konulsa da, saldırıların başladığı ilk günlerde cezaevlerine ulaşan Suriye Milli Ordusu (SMO) adı verilen gruplar içerideki binlerce IŞİD'linin firar etmesine neden oldu.

Tüm bunlarla beraber IŞİD, El Kaide ve Türkistan İslam Partisi gibi uluslararası terör örgütü listelerinde bulunan gruplar, yeni ve farklı isimlerle Kuzey ve Doğu Suriye’deki saldırılara katıldı. 

Örgütün halen önemli bir tehdit olduğu uluslararası araştırmalarla da ortaya konulmaya devam ediyor. Washington merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nin (CSIS) bu yönlü yaptığı araştırma raporuna göre, IŞİD Afganistan ve diğer ülkelerde halen aktif. Rapora göre örgütün üye sayısı 4 bini aşkın ve örgüt, Suriye ve Irak gibi ülkelerde büyük alanları işgal etmeyi planlıyor.

Fransız Le Figaro gazetesinin IŞİD Avrupa üzerindeki oluşturduğu tehdide ilişkin yayınladığı habere göre de Suriye ve Irak’tan 2 bin örgüt üyesinin Avrupa’ya geçebilme imkanına sahip olduğu ve güvenlik durumunun her an tehlike altında olduğu ortaya konuldu.

BM’nin tahminlerine göre ise Suriye ve Irak’ta 20 ila 30 bin IŞİD üyesi bulunuyor. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’a göre ise bu rakam 14 ila 18 bin arasında.