May 21 2019

HDP, Halfeti'deki işkence iddiaları için heyet gönderdi: Yaşanan barbarlığı yakinen takip ediyoruz

Özellikle Kürt illerinden gelen, kolluk kuvvetlerince gerçekleştirildiği belirtilen işkence ve kötü muamele vakalarının sayısında son zamanlarda bir artış göze çarpıyor.

Urfa'nın Halfeti ilçesine bağlı Dergili Mahallesi'nde çıkan çatışmalarda biri özel harekat polisi, bir diğeri HPG'li iki kişinin yaşamını yitirdiği iddialarının ardından, gözaltına alınan 11 kişiye işkence altında ifade verdirildiği ve önlerine konulan tutunakların zorla imzalatıldığı kaydedildi. 

Mezopotamya Ajansı'nın (MA) haberine göre, işkence altında ifadesi alınanlardan biri Mehmet Alakuş, Alakuş'un ifadesinde, köylüleri 'örgüte yardım' etmekle suçladığı görülürken, avukatı ile yaptığı görüşmede ise, işkence altında ifadesinin alındığı ve eşiyle tehdit edildiği bilgisine dikkat çekildi. 

Emniyette tutulan yurttaşların gözaltı süreleri dört gün daha uzatılırken, aralarında kadın ve çocukların olduğu çok sayıda kişi Urfa Adliye’sine getirildi. Çekilen bir görüntüde Adliye koridorunda bekletilen yurttaşlar, polis nezaretinde dışarıya çıkarıldı. Görüntüde birçok kişi yürümekte güçlük çekiyor. 

İşkence iddialarının yer aldığı haberin detayları şöyle:

"Gözaltında birden fazla müvekkili olan avukatların Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla avukatların sadece 1 kişiyle görüşebileceği şeklinde kısıtlama kararı verildiği belirtildi. Bu durumun yasalara aykırı olduğunu ve keyfi bir uygulama olduğunu kaydeden Urfa Barosu, hukuksuz uygulamanın derhal sonlanmasını istedi. 

Yaşanan durumla ilgili Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı’yla görüşen Urfa Baro Başkanı Abdullah Öncel, avukatlara getirilen 1 kişiyle görüşme kısıtlamasının kaldırılması, müvekkillerine yapılan görüşmelerde polis nezaretinin olmaması, gözaltına alınanlara dönük kötü muamele ve işkencenin durdurulması ve gözaltına alınanların adli tıp dahil olmak üzere her türlü sağlık kontrollerinden geçirilmesi talebinde bulundu. İşkence iddialarını yalanlayan savcılık, konuyla ilgileneceklerini söyledi. 

Gözaltında işkenceye maruz kalanların hiç birinin hastaneye götürülüp darp raporu alınmadığı öğrenildi. Müvekkilleriyle görüşen avukatlar, müvekkillerinin tanınmayacak halde olduklarını ve yürümekte zorlandıklarını aktardı. Gözaltında olanların işkence edildikleri gün gibi orta olduğunu ancak buna rağmen hastaneye götürülüp darp alınmadığını dile getirdiler. Gözaltına alınanların hastaneye götürülüp darp raporu alınması talebinde bulunduklarını ancak bunun yerine getirilmediğini bugün aynı talepte bulunacaklarını ifade etti.  

Yaşanan işkence vakasının kamuoyuna yansımasından sonra işkencelerin bir nebze de olsa hafifletildiğini ancak halen devam ettiği öğrenildi. Emniyette her gün yeni gözaltların yaşandığını ve kaç kişinin gözaltında olduğu yönünde avukatlara bilgi verilmezken onlarca kişinin TEM Şubede hem gözaltında olduğunu hem de işkence altında olduğu belirtildi. İşkencelerin son bulması için kamuoyu baskısının daha da artması gerektiğini söyleyen avukatlar, işkencenin insanlık suçu olduğunu ve bu suçu işleyen herkesin er ya da geç hesap vereceğini söylediler."

Bölgeye heyet gönderen HDP ise, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

"Anayasa’nın 17’inci maddesi oldukça açık bir ifade ile “Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz” derken, Halfeti’de bu madde sistematik olarak ve ısrarla ihlal ediliyor. Anayasa ve yasalar çiğneniyor.

Güvenlik güçlerinin Halfeti’ye bağlı çeşitli köylerde gelişigüzel en az 38 kişiyi gözaltına alması, bu kişileri ters kelepçeleyerek yere yatırması, bu kişilere ortaçağ işkence biçimlerini aratmayacak şekilde zulüm etmesi, Türkiye’nin imzaladığı tüm işkence karşıtı sözleşmelerin de rafa kaldırıldığını gösteriyor.

Yasal hiçbir zemini olmamasına rağmen, gayri hukuki bir şekilde gözaltındaki kişilerin her birini farklı avukatların ziyaret etmesi koşulunun dayatılması, görüşmelerin polis nezaretinde ve beş dakika ile sınırlandırılması, yalnızca Türkçe konuşma şartının getirilmesi de yasa ihlallerinin ve keyfi davranışların devamıdır.

Gözaltındaki yurttaşlar ile görüşme gerçekleştiren avukatlar, müvekkillerine ağır şekilde işkence edildiğini, tedavilerinin yapılmadığını, gözaltındaki kişilere dair şeffaf bir sürecin yürütülmediğini belirtiyor.

Devlet görevlileri eliyle uygulanan bu utanç verici işkence politikasını Van’da, Mardin’de, Muğla’da, Batman’da, Urfa’da, Diyarbakır’da ve birçok başka ilimizde defalarca gördük. Güvenlik güçlerinin işkence ettiği yurttaşların fotoğraflarının kasıtlı bir şekilde basına servis edildiğini gördük. Devletin işkenceyle, zulümle, şiddetle yurttaş üzerinde güç gösterisi yaptığını gördük.

Mafyavari söylemlerle işkence uygulayan güvenlik güçlerine, Türk Ceza Kanunu’nun 94’üncü Maddesi uyarınca, işkence suçunun zaman aşımına tabi olmadığını, kendilerini şu anda koruyup kollayanların baki olmadığını hatırlatırız.

Partimizin Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu olarak Halfeti’de yaşanan barbarlığı yakinen takip ediyoruz. Bu suça ortak olanlara, talimat vereninden özel timine, polisine, askerine ve tüm sorumlulara yönelik inceleme başlatılması için ilgili yargı kurumlarına gerekli başvuruları yapıyoruz."

MA, Halfeti’de yaşanan çatışmanın ardından Bozova ve Halfeti’de yapılan ev baskınlarında gözaltına alınanların adliye görüntülerini yayınladı.

İddialar ilk kez 20 Mayıs'ta medyaya yansıdı:

"...Halfeti ve Bozova ilçelerinde düzenlenen ev baskınlarında, 60'ı aşkın kişi gözaltına alınarak Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesi'ne götürüldü. 

Mezopotamya Ajansı'nın haberine göre, gözaltına alınanlara yönelik işkence ve kötü muamele yapıldı. Darp edilmelerden dolayı, çok sayıda kişinin kafa, kol ve bacaklarında kırıklar oluştuğu öne sürüldü.

Daha sonra gözaltına alınanlarla ilgili kimi görüntüler de yayınlandı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde gözaltına alınanların ters kelepçe yapılarak yere yatırıldıkları görülüyor."

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da iddiaları sosyal medyadan duyurmuştu: