Haz 10 2018

‘Bize işkence yapan komutanı tanıyoruz’

Şemdinli’de dağda ölüme terk edilen çobanlar, kendilerine işkence yapan komutanı tanıdıklarını söyledi.

Hakkari’nin Şemdinli ilçesi Yufkalı (Nêrduşe) köyüne bağlı Binahare mezrası yakınlarında, koyunlarını meraya götüren dört çoban 31 Mayısta operasyona çıkan askerlerce işkenceye maruz kaldı. Çobanlar sabahın erken saatlerinde koyunlarını meraya götürdü. Bu esnada bir grup asker tarafından önleri kesildi.

Askerler, çobanlara silah dipçiği, tekme, tokat ve bastonla işkence yaptı, ardından işkenceden dolayı bayılan Nasır Taş ile Ramazan Aktaş'ı olay yerinde bırakarak gitti. Ölüme terk edilen Taş ile Aktaş’ın vücutlarında hala işkence izleri duruyor. Başlatılan soruşturma ise hala kovuşturma aşamasında.

işkence

Olayın üzerinden 11 gün geçmesine rağmen yatakta işkencenin ağır izleriyle yatan Taş ile Aktaş, ölümle burun buruna geldiklerini, bunu yapanların yargı önünde hesap vermesi için mücadeleden geri adım atmayacaklarını belirtti. Kendilerine işkence eden askerleri tanıdıklarını belirten çobanlar, o bölgede askerlik yapan H.İ. adındaki üsteğmenin kendilerine, "Sizinle hiçte iyi bir komşu olmayacağız, burayı size dar edeceğim" dediğini ve bu süre zarfında köye sürekli rahatsızlık verdiğini iddia etti.

Nasır Taş, 10 çocuk babası. Tek geçim kaynakları hayvancılık. İşkence anının şöyle anlatıyor:

"Bize 'PKK'liler nerede, onları gördünüz mü? Kim onlara yardım ediyor?’ gibi sorular soruldu. Biz de yeni uyanıp hayvanlarımızı yola çıkarttığımızı söyledik ve haberimizin olmadığını belirtik. Bunu söyler söylemez bize bağırmaya başladılar. Bunun üzerine çoban köpeği de onlara havladı. Köpeğe vuran askeri durdurmaya çalışınca bu sefer beni dövmeye başladılar. Elimdeki sopayı benden aldılar, onunla dövmeye başladılar. Sonra da silah dipçikleriyle, tekmelerle, tokatlarla uzun süre dövdüler. İşkenceden sonra beni dere kenarına götürüp, başımı suya soktular ve 'Sen teröristsin seni öldüreceğiz' deyip, iki saatten fazla dövdüler."

 Mezopotamya Ajansı’na konuşan Taş, kendisine işkence uygulayan askerlerin hepsinin yüzlerinin açık olduğunu H.İ. adındaki üsteğmenin daha önceden kendilerini sürekli tehdit ettiğini hatırlatıyor ve "Bana en çok işkenceyi o uyguladı. 'Oruçluyum' dememe rağmen başımı suya koyup çıkaran da oydu. 'Siz gavursunuz ne orucu' denilerek işkencenin dozu arttırdı. Şans eseri hayatta kaldım. Zaten beni ölü zannedip bırakmışlar. Köylülere de 'Terörist öldürdük gidin alın' demişler. Çocuklarım ve akrabalarıma bunu söylemişler" diyor.

Taş ile birlikte işkenceye uğrayan bir diğer çoban Ramazan Aktaş. Onunda da vücudunda halen işkence izleri duruyor. Aktaş, silahın süngüsüyle dövüldüğünü belirtiyor ve şöyle  diyor:

"'Benim babam korucu ve şehit düşmüş' dememe rağmen 'Kürtlerin hepsi aynı' denilerek süngü ile vücudumu kestiler. Daha sonra tekme tokat ile bu şiddet devam etti. Gelen ambulansı da engellediler. 'Ölen kişi terörist' denilerek önü kesilen ambulans görevlileri, 'Biz tanıyoruz, bu çobanlar akrabamız' diyerek itiraz ettiler."

 

HABERİN  DETAYI