Mar 08 2018

'İşkence yoksa 14 günlük gözaltı kamera kayıtları neden verilmedi?'

Türkiye, 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana büyük bir travma yaşıyor.

Darbe girişimi sonrası iktidar, OHAL ilan ederken on binlerce insan da hapislere girdi.

Tutuklananların sayısı 50 bini aşarken, görevinden ihraç edilenler ise 100 bini aşmış durumda.

Bu süreçte hapishanelerde işkenceler ve intihar olaylarının yaşandığına dair birçok haber de basına yansıdı.

15 Temmuz’un hemen ardından gözaltına alınan öğretmenler arasında Ümraniye Atatürk Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nin tarih öğretmeni Gökhan Açıkkollu da vardı.

Önce görevinden uzaklaştırılan öğretmen, gelen bir ihbar üzerine de ‘darbeci’ ve ‘terör örgütü üyesi’ olmak suçlamasıyla gözaltına alınmıştı.

İşkence haberlerinin ayyuka çıktığı bu dönemde 13 gün gözaltında tutulan şeker ve panik atak rahatsızlığı bulunan Gökhan Öğretmen’in, işkenceye dayanamayarak hayatını kaybettiği haberleri basına yansımıştı.

Aradan geçen 1,5 yıl sonra Öğretmen Açıkkollu hakkında, Türkiye’deki yargı sisteminin bir ‘hukuk cinayeti’ne dönüşebileceğine dair skandal bir karar verildi. Açıkkollu 1,5 yıl sonra suçsuz bulunup ‘pardon’ denilerek yeniden görevine iade edilmişti.

Başsavcılık, çarşamba günü Açıkkollu’nun işkencede öldüğü iddiasının gerçeği yansıtmadığını öne süren bir açıklama yaptı. Savcılığın açıklamasında Adli Tıp Kurumu’nun raporunda atıf yapılarak, ölüm sebebinin 'akut miyokard enfarktüsü' sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği aktarılıyor.

15 Temmuz’dan bu yana “mağdur” şikâyetlerini köşesine taşıyan ve üzerinde çalışmalar yapan eski Mazlum-Der Genel Başkanı Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu, açıklamaya Twitter hesabından teki gösterdi.

“Başsavcılık evlere şenlik açıklama yapmış” diyen Gergerlioğlu, “Adli raporları biliyorum. Açıklamalar yanlış, muayenelerdeki darp ile olan hiperemi ve ekimozlardan bahsedilmemiş. Otopsideki sırt, boyun kas kanamaları, sağ sol taraf kaburga kırıklarından bahsedilmemiş” ifadesini kullanıyor ve ekliyor:

“İstanbul Başsavcılığı bana 1.5 yıldır ailenin suç duyurusu yaptığı kişilerin niye ifadesinin bile alınmadan dosyanın ‘kovuşturmaya gerek yok’ diyerek kapatıldığını açıklasın. İnsan hakları savunucusu ve doktorum, bu açıklama hiçbir şeyi açıklamaz. İşkence yoksa 15 kişinin ve kendisinin işkencelere şahit olduğuna dair dilekçe verip, ifade vermek isteyen kişinin ifadesi niye alınmamış..?”

Sorularını sıralayan Gergerlioğlu, ailenin verdiği 100 insülün iğnesinden 40'ının kullanılması gerekirken 96'sının geri verilmesine dikkat çekiyor. Ayrıca gözaltı süresince Açıkkollu’ya yemek listesi istendiği halde verilmediğini kaydediyor ve şu soruyla noktalıyor tepkilerini:

“İşkence yoksa 14 günlük gözaltı kamera kayıtları ve otopsi kamera kayıtları neden verilmedi?”