İşkenceyi itiraf eden polisten geri adım

Nusaybin'de polis ve korucuların kurduğu suç şebekesinin yargılandığı davada, daha önce itiraflarda bulunan polis Alparaslan Başkurt, işkence yaptıklarını kabul ettiği beyanları, "Baskı altında verdim" diyerek reddetti.

Mardin’in Nusaybin ilçesinde sokağa çıkma yasağı sırasında görev yapan İlçe Emniyet Müdürü Kadir Şen, Nusaybin Terörle Mücadele (TEM) Şube Amiri Ünal Uyar, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Grup Amiri Serkan Bekir Aşali ile Çağlar Köyü Korucubaşı Fikret Aslan’ın da aralarında bulunduğu biri tutuklu 11 sanık hakkında açılan dava duruşması, Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

11 sanık, kurdukları şebeke ile iş insanlarını şantaj ve tehditle, gözaltına alıp, işkence yaparak ya da sahte delillerle tutuklayarak haraca bağlamak gerekçesiyle, “özel hayatın gizliliğini ihlal etmek", “işkence yapmak”, “kamu görevlisinin suçu bildirmemesi”, “başkasını bir malı teslimi veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak suretiyle yağma” suçlamalarıyla yargılanıyor.

Tutuklu yargılanan Nusaybin TEM Şube Amiri Ünal Uyar, cezaevinden duruşma salonuna getirildi. Sanıklar Fikret Aslan, Mehmet Salih Başak, Kadir Şen ve Süleyman Aslan duruşma salonunda hazır bulunurken, polis Alparslan Başkurt (Halil Köylü) İzmir'den Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı. Kaçakçılık ve Organize Suçlar Grup Amiri Serkan Bekir Aşali ve sanık diğer polisler ise duruşmaya katılmadı.

Avukatlarında hazır bulunduğu duruşmada, kimlik tespiti sırasında diğer sanık polislerin ve dönemin Nusaybin Emniyet Müdürü Kadir Şen'in de halen farklı kentlerde görevlerinin başında olduğu belirtildi. Firari sanık polis Sami Öz'ün ise henüz yakalanmadığı belirtildi.

Polis Alparslan Başkurt, olay gününü net olarak hatırlamadığını ve kendisinin Nusaybin'de olduğu sürece böyle bir şey olduğunu hatırlamadığını iddia etti. Olayın üzerinden çok geçtiğini belirten Başkurt'un, kolluk ifadesi okundu. Kolluk ifadesinde mağdur M.Ş.B.'yi tanıdığını ve mağdurun anlattıklarının genel olarak doğru olduğunu söylediği görüldü. Başkurt’un, M.Ş.B.'nin gözaltına alındığını ve gözlerinin bağlanarak nezarethaneye götürüldüğü şeklindeki ifadesinde, "Ünal amirin talimatı ile M.Ş.B.'yi bir elinden bağladık. Yine Ünal amirin talimatı ile şahsı suyla ıslattık. Ünal amirim bağırıyordu. Elbiselerini çıkarmasını istiyordu. Şahsın çıplak fotoğraflarını çektiğim doğrudur ama ben kimse ile paylaşmadım. Şahsın çıplak fotoğraflarının tarafımızca çekildiği doğrudur" ifadeleri yer aldı.

İfadenin okunması üzerine sanık polis Başkurt, "Bu ifade baskı ve dayatma ile hazırlanmış bir ifadedir. Sanık ile ilgili bilgim yoktur. Gözaltında bulunduğum sürece sistematik olarak her gün sorguya alındım. Gerek mesleğim ile gerek çocuklarım ile tehdit edilerek, ağır küfürler edilerek, şahsın beyanları doğrultusunda ifade vermem sağlanmıştır. Bu ifadelerimi kabul etmiyorum" iddiasında bulundu.

Başkurt’un itirafını reddetmesi üzerine savcılık ifadesi okundu. Başkurt’un, savcılık ifadesinde emniyette verdiği ifadenin doğru olduğunu söylediği ve ifadelerini tekrarladığı hatırlatıldı. Başkurt, ifadesinde sokağa çıkma yasağında yaşadığı psikolojik sorunlar nedeniyle de böyle davrandığının hatırlatılması üzerine, savcılık ifadelerini de kabul etmeyerek, "O an yaşadığım psikolojik durumdan kurtulmak için böyle bir ifade verdim" dedi.

Bunun üzerine mahkeme, müfettiş tarafından alınan ifadesini Başkurt'a hatırlattı ve müfettiş ifadesinin de aynı olduğu hatırlatıldı. Başkurt, bu kez kendisinin orada da psikolojik baskı altında kaldığını ve müfettişlerin kendisini aşağıladığını ileri sürerek, şunları söyledi:

"Söylediğim şeyleri zapta geçmediler. Bana çirkin şeyler söylediler. Psikolojik baskı orada da devam etti. Beni meslekten soğuttular. Bana karşı bilenmişlerdi. Bir an önce o dayatmalardan kurtulmak için böyle ifade verdim."

Gelen belgelerin okunmasının ardından duruşma, gelen sanıkların ifadeleriyle devam etti. TEM Amiri Ünal Uyar savunmasında, şoförünün ifadesinin okunmasını istedi. Okunması üzerine mahkeme heyetine, "Sizin için yeterli ise benim için de yeterlidir" dedi.

Korucubaşı Fikret Aslan, ruhsatlı silahlarının kendisine teslim edilmesini isteyerek, "Can güvenliğim yok. Eğer silahlarım verilmeyecek ise jandarmadan koruma sağlamasını istiyorum" diye konuştu.

Dönemin Emniyet Müdürü Kadir Şen, M.Ş.B.'nin de duruşma salonunda zorla hazır edilmesini talep ederek, "Nusaybin Esnaf Sanatkarlar Odası Başkanı Ömer Özel, Nusaybin Ticaret Odası Başkanı Mahsun Özmen ve odaya kayıtlı en yüksek gelirli 10 kişinin tanık olarak dinlenmesini istiyorum" şeklinde konuştu.

Sanık avukatları yaptıkları savunmalarda, mağdur M.Ş.B.'nin bir sonraki duruşmada hazır edilmesini talep ederek, müvekkilleri hakkında beraat talebinde bulundu.

İddia makamı, sanık TEM Amiri Ünal Uyar'ın tutukluluk halinin devamı yönünde karar verilmesini, sanıkların diğer taleplerinin ise reddi yönünde karar verilmesini istedi.

Duruşmaya ara veren mahkeme, Uyar'ın tutukluluk halinin devamına, sanık avukatları ve sanıkların taleplerinin reddine karar verdi. Bir sonraki duruşma 1 Nisan’a erteledi.


(Mezopotamya)