Haz 09 2018

'Polisin gözünde nefreti gördüm, öleceğiz zannettim'

Karne eylemi yaptıkları sırada polis tarafından darp edilerek gözaltına alınan bir grup lise öğrencisi, gözaltında işkenceye maruz kaldıklarını açıkladı.

Kadıköy'de gösteri yaparken polisin şiddetli müdahalesine maruz kalan, dövülen ve gözaltına alınan gençlerden bir kısmı yaşadıklarını anlattı. 

Artıgerçek'ten Rıfat Doğan'ın haberine göre, ters kelepçe ile uzun süre polis aracında tutulan gençlerin başına vuruldu, kafaları yarıldı ve dudakları patladı. Liseli gençler karakolda da, "Bunları burada vuracaksın" denilerek tehdit edildi.

Gözaltına alınan öğrencilerden Baran Yıldırım yaşadığı polis şiddetini şu sözlerle anlattı:

"1 Mayıs’tan sonra genel olarak bir baskı uygulandı Dev-Lisli öğrencilere. Aileleri arandı. Duvara ketıl çizen iki arkadaşımız tutuklandı. Hem bunu hem de eğitim sistemini protesto etmek için toplanmıştık. Öğrenciler karnenizi bu şekilde veriyor demek için.

Eylemimizi yapar gideriz diye düşündük ama kötü bir muamele ile karşılaştık. Hepimiz ters kelepçeyle alındık. Sürekli coplarla, ellerindeki sert eldivenlerle yüzümüze, kafamıza vuruyorlardı. Karakolun önüne götürdüklerinde de dövdüler. Arkadaşlarımızı “Sizi mahallede de bulacağız”, “Hepiniz göreceksiniz” şeklinde tehdit ediyorlardı."


Berivan Han ve Baran Yıldırım

Yıldırım, polisin kendilerine elektro copla elektrik verdiğini, bayılan bir arkadaşlarının öldüğünü sanıp ambulans çağırdıklarını belirtti.

"Bizi döverken ellerinde sigara eğleniyorlardı. Sigara içen polisler akşam iftar organizasyonu yaptı ve bizi öyle de beklettiler. Çok sonradan kadın arkadaşımıza çıplak arama yapıldığını da öğrendik" diyen Yıldırım, "Polislerin gözündeki o nefreti görünce 'biz burada öleceğiz' zannettim" diye konuştu.

Diğer liseli gençler de gördükleri işkenceyi şöyle özetledi:

Berivan Han:
 Ketıl çizdikleri için tutuklanan Birol ve Saadetin arkadaşlarımız için toplandık. Çünkü Saadetin mezun olup sınava girecekti. Birol arkadaşımız da siyasi faaliyetlerinden dolayı işten atılmıştı. Çalışmak zorundaydı ailesi için. Aslında onların alamadığı karnelere işaret edip, iktidara karne vermeyi düşünüyorduk. Aynı zamanda öldürülen Berkin Elvan ve Ceylan Önkol için de bu eylemi yapmak istedik. Daha önce de arkadaşımın belirttiği gibi ailelerimizi arayıp “çocuklarınız terörist” diyorlardı. Arkadaşlarımız kanlar içinde kalmasına rağmen dövmeye devam ettiler. Polis otosuna sürekli bir aletle geliyorlardı. Onlar da bizden korkuyordu aslında. 

Hastane çıkışında da ters kelepçe takmaya çalıştılar ama biz avukatlar aracılığıyla engelledik. Dün gece hiç uyuyamadım, hem ağrılar nedeniyle hem de görüntüler hiç gözümün önünden gitmedi. Karakoldayken sadece bir milletvekilini görünce yalnız olduğumuzu hissettik. Polisler içeride bize silah gösterip “Bunları vuracaksın hiç uğraşmayacaksın” diyordu. 'Ya burada öleceğiz ya da direneceğiz' diye düşünürken, dışardaki kalabalığı görünce yalnız olmadığımızı gördük. 



Çağdaş Ekinci: 
Devrimci Liseliler Birliği olarak diğer liseli örgütleriyle birlikte eylem yaptık. Polis otosuna alındıktan sonra sistematik olarak işkenceye maruz kaldık. Polisler ben ve diğer arkadaşımın başına ellerindeki muşta halinde getirdikleri demir kelepçeyle vurmaya başladılar. Coplarla vurdular. Kafam yarıldı, dudağım patladı ve aşırı kan kaybettim.

Buna rağmen tekrar dövmeye darp etmeye devam ettiler. Kafamda dikişler var. O arada ambulansa götürecekken yunus ekipleri geldi ve bu kez onlar saldırdı, ben o sırada baygınlık geçirdim ve iki koltuğun arasına düştüm.

Arkadaşlar beni kaldırıp başıma tampon yapmış. Tekrar polis otosuna bindirdiler ve "Seni ambulansa götüreceğiz" deyip arka koltuğa oturttular. Ancak bu kez elektro şok cop ile bacaklarıma elektrik verdiler. Ambulansla götürürken “Bu çocuk kafasını yola kaldırıma vurdu” dediler. 

Nimet Erben: Demir kelepçelerle vurdular. Kolumda ezilme var. Bir süre darp ettiler. Yarım saat sonra başka bir yere götürdüler. Yunus ekibi geldi bu kez onlar darp etti. Coplarla dövdüler. Kafamı yere vurdular. Yol boyunca darp edildik.

Şeyma Çopur: Karneleri aldıktan sonra Süreyya Operası önünde küçük bir tiyatro oyunuyla sistemi eleştiren bir eylem yapacaktık. Ancak polis daha 10 kişi toplanmadan üzerimize geldi. Daha önce de benzeri sıkıntılar vardı ancak böyle bir sorun olmadı. Polis bu kez “Yapamazsınız” dedi. Yürümeye başladığımız anda saldırmaya başladılar. 

Biz direndik, arkadaşlarımız polis otosunun önüne geçerek gözaltılara izin vermedi. Polis otosu içinde elektro şok cop ile darp etmeye başladılar. Ağza alınmayacak sözlerle bize küfür ettiler. Yunus ekibi arkadaşlarımızın üzerinde onları ezecek şekilde tepindi.