Şub 28 2018

'Bu heriflerin beyinleri apış arasında'

İslamcılığı yobazlığa, anne/babadan etkilenmeye, çocuk yaştakilerle evlenmeye indirgeyen sapkın zihinlerin açıklamalarına her geçen gün bir yenisi ekleniyor.

Son olarak, geçmişteki eylemleri ile hatırlanan ve 28 Şubat'ın dinci aktörlerinden Müslüm Gündüz, çocuğun annesinden ve kız kardeşinden tahrik olabileceğini söyledi. 

Hatta kız çocuklarının muhakkak günaha bulaşacağı için 'boyunlarının kesilip atılması'nı salık veren bu yobaz zihniyet, tam olarak kızların diri diri gömüldüğü karanlık çağlara olan hayranlığını ifade etti. 

Bu duruma tepki gösteren Cumhuriyet Gazetesi yazarı Aydın Engin, Gündüz için "28 Şubat sürecinin tepe tepe kullandığı isim" yorumunu yapıyor ve ardından yine tuhaf açıklamaları ile bilinen başka bir dinci figüre yöneliyor.

O da son günlerde 'asansör fantezisi' kuran ve yabancı bir kadınla erkeği asansörde başbaşa kalmış şekilde hayal edip, 'halvet'e girmeleri' halinde olabileceklere dair yorumlar yapan 'fetvacıbaşı' Nurettin Yıldız.

Sonrasında Engin bir başka örneğe geçiyor ve şöyle devam ediyor:

"Haydi bir tane daha. Üstelik bu anlı şanlı bir ilahiyat profesörü, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Prof. Dr. Faruk Beşer. 
Bir tweet atıp Sağlık Bakanlığı’na sordu: 
“Sağlık Bakanlığı yetkililerine yoğun bakımda kadın-erkek ayrı odalarda tutmakmümkün değil mi? Hastaları çıplak yapmak zorunluluk mu? Öyleyse kadınakadın, erkeğe erkek doktor bakamaz mı?” 
Benim bilgisayarıma kaydedilmiş daha onlarca benzer kepaze fetva var. Google’da kısa bir tur atsak bendekilerin on katını bulmak işten değil. 
Ancak midemizi bulandırmaya, öfkemizi kabartmaya bu kadarı da yeter ve artar..."

Konuşulanları rezillik olarak niteleyen Engin, "Bu herifler neden böyle? 
Bu heriflerin bilinci ve bilinçaltı için yaşı kaç olursa olsun kadın (kız, çocuk, hatta bebek) neden sürekli bir cinsel nesneden ibaret? Bu heriflerin kerhane kapısına dönmüş bilinçaltı nereden besleniyor? Bu heriflerin beyinleri neden apış aralarına sıkışıp kalmış?" gibi soruları peş peşe sıralıyor ve ekliyor:

"Meydanı boş filan bulmadılar. Tersine meydanı dolu buldular; meydanı pek elverişli buldular. Korkusuz, pervasız ve çekinmesiz fetva üfürüyorlar. Başlarına bu sapkın görüşlerinden dolayı hiçbir şey gelmeyeceğini, hatta sırtlarının sıvazlanacağını biliyorlar... 
Fetih, şehit, cihat naralarının ortalığı inlettiği, siyasal İslamın kalıcı iktidarı için kanunların, seçim sistemlerinin ve anayasanın hallaç pamuğu gibi atıldığı bir iklimdeyiz ve bu bereketli(!) iklimde böylesi heriflerin her gün karşımıza irin saçan düşünceleriyle çıkabilmelerine şaşmamak gerek."