Ara 20 2017

'İslamcıların Haçlı-Siyonist ittifakı sloganının altı boş'

 

Türkiye'deki kötüye giden, bozulan, çürüyen hemen ne varsa altında mutlaka bir "Haçlı-Siyonist ittifakı" vardır. En azından İslamcı mentalite bu yönde işler ve aksi yöndeki ihtimaller bir türlü akla gelmez. 

Ekonomi bozulduğunda, komşularla sorunlar yaşandığında, darbe girişimi olduğunda, siyasilerin yargıyla başı derde girdiğinde... İstisnasız tüm bu olup bitenin ardında bir "dış mihrak" muhakkak vardır. 

Hürriyet Gazetesi yazarı Taha Akyol da bu kısır döngünün, altı boş söylemin neden olduğu tahribatlara dikkat çekiyor.

Akyol'a göre, bu bakış açısı nedeniyle birçok iktisadi, jeopolitik, siyasi faktör gözden kaçıyor. Siyaset de hamaseti bol ama isabeti az bir mecraya sürükleniyor.

"Haçlı-Siyonist" ittifakı söylemini sorgulayan Akyol, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde 14 üye devletin, Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti kabul eden kararını veto ettiğini hatırlatıyor ve ekliyor:

Amerika ve İsrail’i sinirlendiren 10 ülke şunlar: İngiltere, Fransa, İtalya, İsveç, Çin, Rusya, Uruguay, Bolivya, Etiyopya, Japonya, Kazakistan, Senegal, Ukrayna ve Mısır.

Bu tabloyu herhangi bir şablonla izah edebilir miyiz?

Eğer bir “Haçlı-Siyonist ittifakı” varsa bu tablo niye böyle?

Protestanlığın Evanjelik koluyla Siyonizm arasında itikadi bir ittifak oldğunu ve Evanjelikler'in “Mesih’in ikinci gelişini hızlandırmak” itikadıyla İsrail saldırganlığına onay verdiğini kabul eden Akyol, yine de Kudüs kararını alanın esasında popülist Trump olduğunu vurguluyor ve bir kişi ya da kararına bakarak bir devletin tüm tarihini yargılamanın yanlış olduğunu aktarıyor.

Türkiye’nin dış siyaset geleneğinin ideoloji üzerine değil diplomasi üzerine kurulu olduğunun altını çizen Akyol, "Ankara ideolojik şablonlara itibar etmemeli, dış politikayı “diplomatça” yürütmelidir" diyerek tamamlıyor yazısını.