Trump, Ortadoğu barış planını açıkladı, Filistin, Türkiye ve BM'den tepki geldi

ABD Başkanı Donald Trump Beyaz Saray’da Orta Doğu barış planını açıkladı. Trump, planın barış için son şans olabileceğini söyledi.

Hamas'tan Trump'ın barış planına ilk yanıt geldi.

Hamas yetkilisi Sami Ebu Zuhri “Trump’ın Kudüs’e dair açıklamaları safsatadan ibaret ve Kudüs her zaman Filistinlilerin olacak. Filistinliler bu anlaşmaya karşı çıkacak" yorumunu yaptı.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas da Trump'ın Ortadoğu barış planını reddettiklerini açıkladı. Abbas, "Bu plana bin kere hayır diyoruz" ifadelerini kullandı.

Trump'ın açıklamalarının satır başları şöyle:

"İsrail halkı ile Amerikan halkının kalbi her zaman ortak. Bizler Yahudilere taahhütte bulunuyoruz, tarihin en karanlık anları bir daha yaşanmayacak. İsrail'de gerçekleştirdiğim ziyaret esnasında aynı zamanda Filistin Devlet Başkanı Abbas'la görüşmüştüm. Filistin halkının inancını orada görmüştüm.

Onlar iyi bir hayatı hak ediyorlar. Filistinliler aslında terör ve şiddetin pençesi altında kalmış durumdalar. Onları piyon olarak kullanan teröristlerden kurtulmak durumundalar. Gerçekten çok önemli bir yol olacak bu, bu çabalar doğrultusunda sayın Abbas'la bir araya geldim. Barışın tesis edilmesinin belki de en büyük zorluk olduğunu söyleyebiliriz. Bizden önceki yönetimler çok çalıştılar ama başaramadılar. Ama ben sorunlardan kaçmak, küçük şeyler başarmak için seçilmedim.

Burada çok güçlü kişiler var. Sayın Netanyahu bize yardımcı olmak için buradalar. Ortak bir komisyon kuracağız. İsrail'le birlikte kavramsal haritanın daha detaylı hale getirilmesi için. Böylelikle bir an evvel bunun tanınması sağlanabilsin. Aynı zamanda çalışacağız ve gelecekteki Filistin devleti içerisinde devlet olma şartları yerine getirildiğinde ki, terörün katı bir şekilde reddedilmesi bu şartlar altında yer almakta. Bunu da gerçekleştireceğiz.

Bu vizyon altında Kudüs İsrail'in bölünmemiş başkenti olmaya devam edecek. Ama bu çok önemli değil. Ben zaten bunu gerçekleştirdim sizin için değil mi? ABD İsrail'in egemenliğini burada kabul ediyor zaten, benim vizyonum da bu şekilde devam edecek. Aynı şekilde önemli olan iki devletli bir çözümün de İsrail devletine hiçbir şekilde güvenlik riskinin artmamasını sağlayacağını söyleyebiliriz. Kan dökülen günlere, gece kulüplerine, otobüs saldırılarına geri dönmeyeceğiz. Barış için taviz vermek gerekiyor ama İsrail'in güvenliğinden taviz vermesini isteyemeyiz. Ben İsrail için çok şey yaptım. ABD'nin büyükelçiliğini Kudüs'e taşıdık. Golan tepelerini tanıdım. Açıkça konuşmak gerekirse belki de en önemlisi bu korkunç İran nükleer anlaşmasından çekildim.

Geçmişteki planlar başarısız olmuştu. 80 sayfalık bir plan bu. Bugüne kadar sunulan planların en iyisi. Gerçeklere dayanan bir plan. Bizim sunduğumuz teklif sadece teknik çözümler değil, İsrailliler ile Filistinliler arasında barışı getirecek şekilde tasarlanmış bir plan. Filistinliler için de büyük bir açılımı beraberinde getirecek bu plan.

İsrail'de her iki siyasi parti de barışı ısrarlı bir biçimde istiyor.

İlk kez İsrail kavramsal bir harita açıklanmasına izin veriyor. Daha önce benzeri görülmeyen bir gelişme bu. Plan, barış için son şans olabilir.

Kürtler, Amerikan güçleri sayesinde, IŞİD yenilgiye uğratıldı. Yüzde 95 demiyorum, yüzde 100 IŞİD hilafeti yok edildi. Bu örgütün lideri artık yaşamıyor, öldürüldü.

İran rejimi artık çok zayıflamış, izole edilmiş durumda. Dünyanın bir numaralı teröristi Kasım Süleymani'yi ortadan kaldırdık. 

Bildiğiniz gibi, kendisi Hizbullah'ın lideri ile de beraberdi. İyi şeyler planlamıyorlardı. 

Kudüs güvenli, açık ve demokratik bir şehir. Bütün inançlardan, dinlerden gelen insanları kucaklıyor. 1948'de yeni İsrail devletini savunmak, korumak yerine; ona saldıranlar şimdi bu hatalarını artık düzeltebilir, düzeltme zamanı geldi.

O zamandan bu yana gereksiz yere dökülen kan, kaçırılan fırsatlar, anlamsız sebeplerle, bölgedeki maceracılığın içinde Filistinliler bir piyon olarak kullanıldı, bunun artık sona erme zamanı geldi. Cesur liderlerin yeni bir rota oluşturmaları için hiçbir zaman için geç değil. Ben de ABD olarak, hepsiyle konuştum, görüştüm, verdikleri desteğe inananıyorum bu sabah. Pek çok lider aradı beni. 'Ne yapabiliriz yardımcı olabilmek için' dediler.

Herkes bu anlaşmanın hayata geçmesi için bekliyor. Amerika, bölgedeki paydaşlar gibi barışın peşinde, barışı amaçlıyor. Hristiyanlar, Yahudiler Batı Şeria'yı ziyaret edenler anlatıyor. Ortaya koyduğumuz vizyonla birlikte, modern zamanlarda tüm insanlık bu kutsal toprakları yaşama imkanı elde edecek. Tarihten gelen bu bölge artık, çatışma ve savaşla değil artık barışla anılacak bir bölge olmalı. 

İsrail Başbakanı Netenyahu'ya Birleşik Arap Emirlikleri'ne ve Amman'a teşekkür ediyorum.

Amerika'nın bölgedeki ortakları hiç bu kadar büyük ve İsrail'le müttefikliğimiz de hiç bu kadar güçlü olmadı. Birlikte yeni bir şafağı getirebiliriz Ortadoğu'da.

En zor anlaşmalardan bir tanesi bu. İsrail ile Filistinliler çok çok zor. Bundan daha zor bir şey yok ancak barışa ulaşmamız gerekiyor. İnsanlığa bu anlaşmanın sağlanması konusunda borcumuz var."

Plana Türkiye'den de ilk tepki geldi. Dışişleri Bakanlığı, barış planını, "ABD’nin sözde barış planı ölü doğmuştur" ifadeleriyle değerlendirdi.

Trump'ın açıkladığı planı, "Filistin topraklarını gasp etmeyi hedefleyen bir ilhak planı" olarak nitelendiren Ankara, "Filistin halkı ve toprakları parayla satın alınamaz" yorumunu yaptı ve ekledi:

"Kudüs kırmızı çizgimizdir. İsrail’in işgal ve Filistin halkına zulmünü meşrulaştırmaya yönelik adımlara izin vermeyeceğiz. İşgal politikalarına son vermeden Ortadoğu’ya barış gelemez."

 Peki Trump'ın 'barış vizyonu'nda hangi maddeler yer alıyor?

Amerika'nın Sesi'nin haberine göre, karşılıklı tanıma ve bağımsızlık o maddelerden biri:

  • İsrail devleti, Yahudi halkının ulus-devleti, gelecekte kurulacak Filistin devleti de Filistin halkının ulus-devleti olarak tanınacak.
  • Filistin halkının bağımsızlık, kendi kendini yönetme ve ulusal onur gibi arzularını gerçekleştirmesi için Filistin halkına bir yol haritası sunacak.
  • Filistinliler ve İsrailliler yerleşim yerlerinden çıkarılmayacak.
  • Barış vizyonu İsrail’in güvenlik gereksinimlerini yerine getirmekte, İsrail’den ek güvenlik riski almasını talep etmeden İsrail’in kendisini her tür tehdide karşı kendisinin korumasını sağlamaktadır.
  • Vizyon, İsrail ile yan yana barışçıl bir şekilde yaşayacak askeri unsurlardan arındırılmış bir Filistin devleti kurulmasını, İsrail’in Ürdün Nehri’nin batısında güvenlik sorumluluğunu muhafaza etmesini öngörmektedir.
  • Filistinliler, İsrail bölgede askeri varlığını azalttıkça, güvenlik konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmek için ABD ve İsrail ile çalışacak.
  • Tapınak Tepesi/Harem-ül-Şerif’te mevcut durum muhafaza edilecek.
  • Ürdün Kralı’nın Kudüs’te Müslümanlar için kutsal mabetlerine ilişkin özel ve tarihi rolü muhafaza edilecek.
  • Bütün Müslümanlar barışçıl şekilde El Aksa Camii’ni ziyaret edebilecek.
  • İsrail iki devletli çözüm olasılığını güven altına almak amacıyla 4 yıl boyunca yeni yerleşim inşa etmeyecek.Kudüs, İsrail’in birleşik ve bölünmez başkenti olarak kalacak. Fillistin Devleti’nin başkenti de Doğu Kudüs’teki bazı bölgeleri kapsayan “El Kudüs” olacak.
  • Mevcut durumda Filistinliler tarafından kullanılan topraklar yeni haritada iki katına çıkacak.
  • Filistinliler Hayfa ve Aşdod limanlarındaki tesisleri kullanabilecek. Lut Gölü’nün kuzey kıyısındaki bölgede imar çalışması yapabilecek. Ürdün Vadisi’nde tarımsal faaliyetlere devam edebilecek.
  • Gelecekte kurulacak Filistin devleti topraklarında, Gazze ve Batı Şeria dahil, seyahat ve mal dolaşımını sağlamak için modern ve verimli ulaşım hatları oluşturulacak.
  • Filistinli mülteciler gelecekte kurulacak Filistin devletinde yaşama, şu anda yaşadıkları ülkelere entegre olma ya da üçüncü bir ülkeye yerleşme seçeneklerine sahip olacak.
  • ABD mültecilerin yeniden yerleştirilmesi sürecine maddi katkı amacıyla uluslararası toplumla birlikte çalışacak.
  • 50 milyar dolarlık ekonomik planla Filistin ekonomisi desteklenecek.
  • Plan 1 milyondan fazla yeni istihdam yaratacak.
  • Filistin’in Gayrisafi Yurtiçi Hasılası (GSYH) iki katına çıkacak.
  • İşsizlik yüzde 10’un altına düşecek, yoksulluk oranı da yarı yarıya azalacak.

Planın açıklanmasının ardından Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nden de peş peşe açıklamalar geldi.

BM, iki devletli çözüm vurgusu yaptı ve bu konudaki BM Güvenlik Konseyi ve Genel Kurul kararlarına işaret etti.

Benzer bir yaklaşım da AB'den geldi ve iki devletli çözümün altı çizildi.

Genel Sekreter Antonio Guterres'in barış planı ile ilgili, "BM'nin iki devletli çözüme yönelik pozisyonu, yıllardır Güvenlik Konseyi ve Genel Kurul kararlarıyla tanımlanmıştır" yorumuna dikkat çekildi.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, "AB'nin planı İsrail ve Filistin halkının meşru taleplerini karşılayan iki devletli çözüme olan kararlılığını. AB, iki tarafa da politikaları ve faaliyetleriyle tek gerçek seçenek olan iki devletli çözüme olan bağlılıklarını göstermeleri için çağrıda bulunuyor" ifadelerini kullandı.