Nis 01 2018

İsrail, 15 Filistinlinin ölümünü savundu: Madalyayı hak ediyoruz!

Gazze-İsrail sınırı 15 Filistinlinin öldürülmesi sonrası yeni bir krizin içine girmiş durumda.

Son yılların en büyük gösterisinin yaşandığı Gazze'de iki gün önce (30 Mart 2018) Filistin Toprak Günü'nde katliam yaşandı.

Birleşmiş Milletler, (BM) bağımsız bir soruşturma açılması çağrılarını redderken, İsrail kanadından gerilimi artıracak açıklamalar gelmeye devam ediyor.

Daha önce de yaptığı sert açıklamalarla gündem olan İsrail Savunma Bakanı Lieberman, İsrail Ordusu radyosunda yaptığı son açıklamada, "İsrail askeri gerekeni yaptı. Bence bütün askerlerimiz bir madalyayı hak ediyor" ifadesini kullandı.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre, İsrail hayatını kaybedenlerin çoğunun "teröristlerden oluştuğunu" iddia ediyor ve ölümlerden Hamas ve diğer Filistinli örgütleri suçluyor.

Hamas ölenlerden 5'inin örgüt üyesi olduğunu söylüyor. 

İsrail Ordusu, sınıra taşlar ve molotof kokteylleri atıldığını, askerlerin de olayları engellemek için "eylemin ana azmettiricilerine" ateş açtığını savunuyor.

Filistin tarafı ise, İsrail'i orantısız güç kullanmakla suçluyor.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "İsrail Filistin'de yaptığı zulmün ardında kalacaktır" derken daha önce de benzer bir çıkış yapan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, "Dünyanın en ahlaklı ordusu yıllardır sivilleri ayrım gözetmeyen birinden ahlak dersi almayacak" ifadesini kullanıyor.

Netanyahu, Twitter'dan yaptığı paylaşımda, "Dünyanın en ahlaklı ordusu, yıllardır sivilleri ayrım gözetmeden bombalayan birinden ahlak dersi almayacak. Öyle gözüküyor ki 1 Nisan'ı Ankara'da böyle kutluyorlar" diye yazdı.

Peki, 15 Filistinlinin öldürüldüğü 'Toprak Günü' yürüyüşü ne zaman başlamıştı?

İsrail'in 30 Mart 1976'da Filistinlilere ait binlerce dönüm araziye el koymasının ardından yaşanan olayların anıldığı "Toprak Günü"nde, Filistinli grupların günler öncesinden yaptığı "Büyük Dönüş Yürüyüşü" çağrısına katılmak için halk sabah saatlerinden itibaren sınıra akın etmişti.

Filistin bayrakları taşıyan çok sayıda kişi, 1948'de topraklarından göçe zorlanan Filistinlilerin dönüş hakkını savunmak ve İsrail'i protesto etmek için sınırdaki 6 noktada toplanmak üzere Gazze'nin kuzey, güney ve orta kesimlerindeki bölgelerinden sınıra doğru yürüyüşe geçmişti.

Filistinli taraflar yürüyüşün "barışçıl" olacağını vurgularken, İsrail Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot Filistinlilerin yürüyüş sırasında İsrail altyapılarına saldırması durumunda orduya gerçek mermi kullanma izni vereceğini belirtmişti. Eisenkot, yürüyüş nedeniyle bariyerlerin güçlendirileceğini ve İsrail topraklarına sızma girişimlerini engellemek için takviye birlikler konuşlandırılacağını kaydetmişti.

İsrail, 30 Mart 1976'da ülkenin kuzeyindeki Celile bölgesinde yaşayan İsrail vatandaşı Filistinlilere ait binlerce dönüm araziye el koydu. Bunun üzerine Filistin halkı, bu gaspı protesto etmek için genel greve gitti ve gösteriler düzenledi. 

İsrail polisi gösterilere katılan Filistinlilere ateş açarak 6 kişiyi öldürdü, binlerce kişiyi yaraladı. İsrail'in kuzeyindeki Celile bölgesinde bulunan Deir Hanna beldesinde yaşanan bu olay, polis ile İsrail vatandaşı olan Filistinli kitleler arasında yaşanan ilk kitlesel çatışma olması sebebiyle büyük önem kazandı.

"Toprak Günü" olarak anılan bu olay, İsrail ile Filistin arasındaki çatışmanın kaynağı olan toprak konusunda Filistinlilerin gösterdiği direnişin simgesi olarak görülüyor.