Ekrem Onaran
Kas 14 2018

İşsizlik Fonu’nda yeni bir karadelik mi açılıyor?

İşadamlarının bir süredir dile getirdiği ‘kısa çalışma ödeneği’ düzenlemesi hayata geçirildi. 9 Kasım 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelikle, dar boğaza giren firmalarda işçilerin maaşları İşsizlik Fonu’ndan ödenecek. Üç aylık maaş desteği, altı aya kadar uzatılabilecek.

Kısa çalışma ödeneği; ekonomik kriz ile sel, yangın ve deprem gibi doğal afet durumunda devreye giriyordu. Son düzenlemeyle “dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlar” tanımı getirildi. Böylece döviz kurunda yaşanan dalgalanma sonucu krize giren işletmelerde maaşların İşsizlik Fonu’ndan ödenebilmesi sağlandı. Ekonomik krize, ‘kriz’ demeden Fon’un devreye sokulması mümkün oldu.

Kısa çalışma ödeneği alabilmeyi kolaylaştıracak başka değişiklikler de yapıldı. Önceki yönetmelikte yer alan ‘kanıtlaycı somut belge’ zorunluluğu kaldırıldı. Kısa çalışma ödeneği talebini kabul veya reddetme yetkisi de başvuruyu inceleyen iş müfettişlerine verildi. Daha önce bu yetki Türkiye İş Kurumu’ndaydı.

Kısa çalışma ödeneğinden faydalanma koşullarının esnetilerek İşsizlik Fonu’nun bu kapsamda kullanıma açılması, iş dünyası tarafından memnuniyetle karşılandı. Ankara ve İstanbul Sanayi Odası başkanları yaptıkları açıklama ile hükümete teşekkür etti.

Önümüzdeki günlerde firmaların peş peşe kısa çalışma ödeneği başvurusu yapması bekleniyor. Bu başvuruları takiben işçi maaaşlarının Fon’ndan ödenmesine başlanacak.

Kısa çalışma uygulaması, ödemelerin İşsizlik Fonu’ndan yapılması nedeniyle tartışmaya açık bir konu olsa da ekonomik kriz durumunda istihdamı desteklemesi yönüyle önemli bir enstürman. Kısa çalışma ödeneği ile şirketlerin işçi çıkarmasının önüne geçiliyor. Böylece çalışanlar işini, şirketler de kalifiye elemanlarını kaybetmiyor.

Nitekim 2009 yılındaki ekonomik krizde başarı ile uygulanan bu tedbir, yüzbinlerce kişinin istihdamda kalmasını sağladı.

Ancak “dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlar” ifadesi sınırları belli olmayan bir tanımlama. Bu tanımlamayla kısa çalışma ödeneğinin süreklilik kazanması ve firmaların her istenildiğinde desteklenebilmesi mümkün. Dolayısıyla kısa çalışma ödeneğinin amacı dışında kullanılmasına kapı aralanmış oldu.

İşsizlik Fonu, ana sorumluluk alanı dışındaki pek çok kalemde milyarlarca lira ödemesine rağmen hala çok güçlü durumda. Fon’da biriken para, ekim ayı sonu itibarıyla 125.5 milyar TL. Bu tablo, Bülent Ecevit’in Başbakanlığı döneminde hayata geçirilen İşsizlik Fonu sisteminin iyi kurgulanmasının sonucu.

Ancak hükümetlerin Fon’da biriken parayı kullanma iştahı, yararlanma sınırlarının net olmasını zorunlu kılıyor. Zira GAP’tan meslek kurslarına, mevsimlik projelerden işveren teşviklerine kadar pek çok alanda kullanılan İşsizlik Fonu, bir adım daha ileri gidilerek kamu bankalarına sermaye yapıldı. Şirketlere yönelik teşvik ödemelerinde de bu yıl çok büyük artış görülüyor.

Bu hususun daha iyi anlaşılması için, son üç yılda İşsizlik Fonu’ndan yapılan harcama kalemlerine yakından bakalım. Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Eylül 2018 verilerine göre, 2016 yılında işsizlik maaşı olarak 4.5 milyar TL ödendi. Aynı yıl meslek kursları için 4.9 milyar TL, iş başı eğitim programları için 1.5 milyar TL, işveren teşvikleri için 910 milyon TL ödendi. İşsizlik maaşı haricindeki harcamalar 7.3 milyar TL oldu.

2017 yılına baktığımızda; işsizlik maaşı olarak 4.8 milyar TL, meslek kursları için 3.7 milyar TL, işbaşı eğitim programları için 1.9 milyar TL, işveren teşvikleri için 2.5 milyar TL harcandı. İşsizlik maaşı dışındaki harcamalar toplamının 8.1 milyar TL’ye ulaştığı görülüyor.

2018 yılına geldiğimizde rakamlar çok daha çarpıcı. Ocak- eylül dönemi itibariyle işsizlik maaşı olarak 4.1 milyar TL, meslek kursları için 3.1 milyar TL, işbaşı eğitim programları için 1.3 milyar TL, işveren teşvikleri içinse 7.1 milyar TL harcandı. İşsizlik maaşı dışındaki harcamaların toplamı 11.5 milyar TL oldu.

Bilindiği gibi İşsizlik Fonu’nun asıl işlevi, işini kaybeden işsizlere maaş ödenmesini sağlamaktır. Veriler incelendiğinde ise, işsizlik maaşı dışındaki ödemelerin maaş ödemelerini geride bıraktığı görülüyor.

En önemli harcama kalemlerinden birini, aktif işgücü programları olarak tanımlanan mesleki eğitim kursları oluşturuyor. Her yıl yüzbinlerce kişi bu kurslara kayıt yaptırıyor. Ancak bu kursların meslek edinmeye ve istihdama sağladığı katkıya ilişkin somut bir veri söz konusu değil.

İşbaşı eğitim programları ise, özel sektörde işe başlayan kişilerin maaşlarının 6 ile 9 ay süreyle İşsizlik Fonu’unda karşılanmasından ibaret. Yani patronların çalıştırdığı elamanların maaşları Fon’dan ödeniyor.

Diğer ana harcama kalemi daha dikkat çekici. İstihdamı teşvik amacıyla her yıl işverenlere Fon’dan milyarlar aktarılıyor. İŞKUR verileri, işveren teşvik ödemelerinin katlanarak arttığını, Fon’dan sadece bu yılın ilk dokuz ayında patronlara 7.1 milyar TL aktarıldığını gösteriyor. Bu rakamın son üç yıl içindeki artışı da dikkat çekici. 2016’da 910 milyon TL olan teşvik ödemesi, 2018’de 7.1 milyar TL’ye ulaştı.

Patronları fonlarken cömert davranan İşsizlik Fonu, işçilere gelince bir hayli cimri. İşsizlerin ancak küçük bir bölümü maaş alabiliyor. Zira maaşa hak kazanma koşulları son derece ağır. Öncelikle işçinin kendi kusur ve isteği dışından işini kaybetmesi gerekiyor. Ayrıca en az 600 gün prim ödemiş olmak ve bunun son 120 gününün kesintisiz olması da şart. Bu nedenle, ekim ayı itibariyle Türkiye’deki 3 milyon 531 bin işsizden 476 binine ödeme yapıldı. Yani her yedi işsizden biri maaş alabiliyor.

Sonuç olarak; işbaşı eğitim programları ve teşvik ödemeleri birlikte değerlendirildiğinde, sadece son üç yılda İşsizlik Fonu’ndan patronlara aktarılan para 15.2 milyar TL. Patronlara verilen teşvik, işsizlere ödenen maaştan daha çok. Dolayısıyla İşsizlik Fonu, işsizleri değil patronları fonluyor.

Bu tabloya şimdi bir de kısa çalışma ödemeleri eklenecek. Yönetmeliğin muğlak olması, soru işaretlerini artıran temel husus. Düzenlemenin amacı dışına çıkarak işverenler için örtülü bir desteğe dönüşme ihtimali bir hayli yüksek.

Görünen o ki; popülist uygulamalar böyle devam ederse, milyonlarca kişinin güvencesi durumundaki İşsizlik Fonu’nun yakın zamanda dibi görünecek.