Devletin maaş desteği de çözüm olmadı: İşsiz sayısı son bir yılda 1 milyon 707 bin arttı

Medyanın kontrolü nedeniyle yeterince gündeme gelmese de Türkiye’de işsizlik korkunç boyutlara ulaşmış durumda. Bütün veriler, işsizliğin son derece kötü bir noktada olduğunu gösteriyor.

Türkiye İş Kurumu’nun (İŞKUR) mart ayı bülteni tablonun giderek ağırlaştığını ortaya koydu. İŞKUR’a göre kayıtlı işsiz sayısı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 72,9 artarak 2 milyon 341 binden 4 milyon 48 bine fırladı. Yani son bir yılda 1 milyon 707 bin kişi arttı. İşsizlerin yüzde 31’i ise 15-24 yaş grubundakilerden oluştu.

Kayıtlı işsiz sayısı ilk kez 4 milyonun üzerine çıktı. Bu rakam şubat ayında 3 milyon 953 bin olmuştu. Bir aylık sürede 100 bin kişiye yakın artış söz konusu. Aylar itibariyle incelediğimizde ise özellikle eylülden itibaren kayıtlı işsiz sayısında sert bir tırmanış gözleniyor. Bu tablo, ağustos ayında dövizde yaşanan dalgalanmanın reel sektöre çok ciddi hasar verdiğini ortaya koyuyor.

İŞKUR’un kuruma kayıtlı kişilere dayanan verileri, istihdamdaki değişimin öncü göstergesi. TÜİK tarafından en son açıklanan ocak ayı rakamlarına göre işsizlik yüzde 14,7’ye tırmanmıştı. İŞKUR verileri ise şubat ve mart ayının ocak ayından daha kötü olduğunu ortaya koydu. Dolayısıyla işsizlik rakamlarındaki artışın önümüzdeki aylarda süreceği görülüyor.

Kayıtlı işsiz sayısındaki tırmanış, hükümetin seçim döneminde uygulamaya koyduğu maaş desteğine rağmen kaydedildi. Seçim teşvikiyle şubat, mart ve nisan aylarında yeni işe alınanların maaşının İşsizlik Fonu’ndan ödenmesine başlanmıştı. Maaş, sigorta ve vergi giderlerinin üç ay boyunca İşsizlik Fonu’nda ödenmesi, bugüne kadar tanınan en geniş kapsamlı istihdam teşviki. Ancak işverenler, bu cazip desteğe rağmen işçi almadığı gibi işten çıkarmalar devam etti. Görülen o ki, ekonomide çarklar dönmüyorsa teşvikler işe yaramıyor.

Çarpıcı bir diğer nokta ise, işverenlerin kısa çalışma ödeneğine ilgisizliği. Kısa çalışma ödeneği; maaşları İşsizlik Fonu’ndan ödeyerek çalışanları istihdamda tutma fırsatı sunuyor. Bir diğer ifade ile devlet işverenlere; ‘sen yeter ki işçi çıkarma, maaşları ben öderim’ diyor. Yukarıda ifade ettiğim üç aylık maaş desteği yeni işe alınacak kişileri kapsarken kısa çalışma ödeneği mevcut işçiler için de geçerli.

Yani hem yeni işe alınanlar hem de mevcut işçiler için Fon’dan maaş desteği söz konusu. Nitekim mart ayında kısa çalışma ödeneğinden 35 bin 850 kişi yararlandı. Oysa kriz döneminde bu talebin çok daha fazla olması bekleniyordu. Bu verinin anlamı şu: İşlerin yakın vadede düzeleceğine dair umudu olmayan reel sektör, pansuman tedbir niteliğindeki kısa çalışma ödeneğine başvurmak yerine işçi çıkararak kalıcı şekilde küçülmeye gidiyor.

Türkiye İş Kurumu’na kayıtlı işsizlere eğitim durumu itibariyle baktığımızda; yüzbinlerce lisans, yüksek lisans ve doktora mezununun işsizler ordusundaki yerini aldığını görüyoruz. 458 bin lisans ve 385 bin ön lisans mezununu birlikte değerlendirdiğimizde üniversite bitirmiş işsiz sayısı 843 bin kişi olarak dikkat çekiyor. Yüksek lisans mezunu 17 bin 993 kişi ile doktora mezunu 789 kişi de iş bulma umuduyla İŞKUR’un kapısını çalanlar arasında.

Kayıtlı işsizlerin büyük çoğunluğu uzun süreli işsizlerden oluştu. İşsizlerin 1 milyon 92 bininin bekleme süresi 8 ayın üzerinde. 315 bini ise bir yıldan daha uzun süreden beri iş arıyor. 4 milyon 48 bin işsizden sadece 275 bini, bir aydan daha az bekleyen kısa süreli işsiz.

Özel sektörün elaman talebini ifade eden açık iş sayısındaki daralma da dikkat çekiyor. İŞKUR’un işverenlerden aldığı açık iş sayısı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 16.6 oranında azalarak 202 bin oldu. 2019 yılı ocak-mart döneminde alınan açık iş sayısı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,7 oranında azalışla 494 bin olarak gerçekleşti. İşverenlerin İŞKUR’dan elaman talep ettiği mesleklerde ilk üç sırada; güvenlik görevlisi, satış görevlisi ve temizlik elamanı yer aldı.

Mart ayı verilerine göre; ocak-şubat döneminde 429 bin kişi işsizlik maaşına başvururken, bu kişilerden 219 bini hak sahibi kabul edilerek ödeme yapıldı. Önceki aylardan ödeme alanlarla birlikte martta işsizlik maaşı alanların sayısı 682 bin kişiye ulaştı.

İşveren teşvikleri başta olmak üzere işsizlik maaşı ve diğer ödemeler, İşsizlik Fonu harcamalarında gözle görülür bir artışa yol açtı. Fon’un üç aylık gideri 5,8 milyar TL’ye çıktı. Bu rakamın 2,1 milyarını işsizlik maaşı ödemesi oluştururken kalan kısmı teşvik ödemeleri, meslek kursları ve iş başı eğitim programlarına harcandı. Öte yandan İşsizlik Fonu’nun toplam varlığı 130,5 milyar TL’ye ulaştı.

Sonuç olarak; gerek TÜİK gerekse de İŞKUR ve SGK verileri, istihdam piyasasında büyük bir yıkım yaşandığını gösteriyor. İşsizlik fren tutmuyor. Her gün binlerce kişi işini kaybediyor. Her ay, bir öncekinden daha kötü bir veriyle karşılaşıyoruz. Ekonomik krizlerin istihdam üzerinde yarattığı uzun vadeli ve yıkıcı etkiyi dikkate aldığımızda, işini kaybedenlerin yeniden istihdama dönebilmesi birkaç yılı alacaktır. Bu noktadan hareketle işsizlerin Fon’dan daha etkin yararlanmasına dönük adımlar ivedilikle atılmalıdır.

İŞKUR’a kayıtlı işsiz sayısı

Ay Kayıtlı İşsiz Sayısı

Mart 2018 2.341.822

Nisan 2.540.108

Mayıs 2.561.799

Haziran 2.621.565

Temmuz 2.670.970

Ağustos 2.751.845

Eylül 3.133.169

Ekim 3.215.289

Kasım 3.296.697

Aralık 3.509.603

Ocak 2019 3.775.660

Şubat 3.953.325

Mart 4.048.050

*Kaynak; İŞKUR verileri

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.