İşsizlik maaşı başvuruları ve genç nüfusta işsizlik, tüm zamanların rekorunu kırdı!

Ekonomik krizin istihdam cephesinde yol açtığı tahribat, her gün yeni bir boyut kazanıyor. Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Ekim ayı verilerine göre işsizlik maaşı başvuruları ve maaş ödenen kişi sayısı tüm zamanların rekorunu kırdı. Genç nüfusta işsizlik de yüzde 38,7 ile bugüne kadarki en yüksek seviyeye ulaştı. 

İşsizlik maaşı verileri, istihdamdaki gidişatı en iyi yansıtan göstergelerden biri. Bu nedenle işsizlik maaşı başvuruları tüm ülkelerde yakından takip ediliyor. İŞKUR istatistiklerini incelediğimizde, son bir yılda işsizlik maaşı başvuruları ve ödeme alan kişi sayısındaki artış dikkat çekiyor. Geçen yıl Ekim ayında 476 bin kişi işsizlik maaşı alırken bu yılın aynı ayında rakam 775 bin kişiye ulaştı. Eylül ayında işsizlik maaşı ödenenlerin sayısı ise 697 bin kişiydi. Dolayısıyla işsizlik maaşı ödenenlerin sayısı, hem geçen yılın aynı dönemine göre hem de bir önceki aya göre ciddi artış gösterdi. 

Öte yandan Türkiye’de işsizlik maaşı alabilmenin koşulları son derece ağır. Maaş alabilmek için işsiz kalmak yetmiyor. Üç yıl içinde, son 120 günü kesintisiz olmak üzere en az 600 gün prim ödenmiş olması gerekiyor. Bu nedenle işsizlik maaşı başvuruları ile maaşa hak kazananlar arasında önemli bir fark göze çarpıyor. Eylül ayında 1 milyon 345 bin kişi işsizlik maaşına başvururken bu rakam Ekim’de 1 milyon 492 bin kişiye yükseldi. Bu veri, bir ayda en az 147 bin kişinin işini kaybettiği anlamına geliyor. 

İşsizlik maaşı başvurularındaki artış, işsizlikte yeni bir dalganın habercisi olabilir. Zira istihdamdaki gelişmeler, en hızlı İŞKUR verilerine yansıyor. TÜİK en son Temmuz, SGK ise Ağustos verilerini açıklarken İŞKUR Ekim ayı istatistiklerini yayınladı. Bu nedenle Ekim ayı verileri önemli soru işaretlerini barındırıyor.

Son aylarda genç nüfustaki işsizlik de dikkat çekici şekilde artış gösteriyor. İŞKUR Ekim ayı verilerine göre kayıtlı işsiz sayısı 4 milyon 39 bin kişi olurken 15-24 yaş grubundaki genç işsizlik 38,7 ile rekor seviyede artış gösterdi. Buna göre kayıtlı işsizlerin 1 milyon 563 bini 15-24 yaş grubunda yer aldı. 25-29 yaş grubundaki işsiz sayısı ise 639 bin kişi. Dolayısıyla 29 yaş altındakileri genç nüfus kabul ettiğimizde, işsizlerin 2 milyon 200 bini bu grupta yer alıyor. Bir başka ifade ile her iki işsizden biri genç. 

Genç işsizlik, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde de dikkat çekici şekilde yükseliyor. TÜİK’in Temmuz ayı verilerine göre 15-24 yaş aralığındaki genç nüfusta işsizlik, geçen yılın aynı dönemine göre 7,2 puanlık artış göstererek yüzde 27,1 oldu. Ancak İŞKUR ile TÜİK verileri arasındaki 11 puanlık fark da dikkat çekiyor. 

İŞKUR verilerinde öne çıkan bir diğer nokta ise iş arama sürelerinin giderek uzaması. Kayıtlı işsizlerin en büyük dilimini oluşturan 1 milyon 16 bin kişinin işsiz kalma süresi, sekiz ile 12 ay arasında. 689 bin kişi ise 1 yıldan daha uzun süredir işsiz. Geçen yılın aynı döneminde, sekiz ile 12 aylık bekleme süresinde yer alanların sayısı 657 bin, 1 yıldan uzun süredir işsiz olanları sayısı ise 129 bin kişiydi. Görüldüğü gibi son bir yılda iş bulabilme süresi giderek uzadı. Özellikle bir yıldan uzun süredir iş arayanların sayısı 5 katına çıktı. Bu veri, ekonomik krizin etkisiyle işsizliğin kronik bir hal aldığını ve işini kaybeden kişilerin yeni iş bulmakta zorlandığını gösteriyor. 

Eğitim durumu itibariyle baktığımızda; lisans mezunu işsiz sayısı 632 bin kişi. Ön lisans mezunu işsiz sayısı ise 389 bin. Yüksek lisans mezunu 19 bin kişi ile doktora mezunu 796 kişi de İŞKUR’a başvurarak iş talebinde bulundu. Yükseköğretim mezunu işsiz sayısı toplamda 1 milyon 40 bin kişiye ulaştı.  

Geçen yıl Ekim ayı verilerine göre lisans mezunu 383 bin, ön lisans mezunu 301 bin işsiz bulunuyordu. Bu yılın verileriyle geçen yılın rakamlarını karşılaştırdığımızda, özellikle lisans mezunu işsiz sayısının ciddi şekilde arttığı görülüyor. 

Sonuç itibariyle işsizliğin artmaya devam ettiği, genç işsizliğin ürkütücü boyutlara ulaştığı, üniversite mezunu işsiz sayısının ikiye katlandığı ve yeni iş bulabilme sürelerinin çok uzadığı görülüyor. İstihdam piyasasındaki bu tablo, ekonomik krizin etkilerinin uzun bir süre daha hissedileceğini gösteriyor. 


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.