Konut satışları hormonlu, ekonomi kan ağlıyor

Ekonomi Gündemi'nde Güldem Atabay ile Eser Karakaş, kamu bankalarının düşük faizle verdiği kredilerin ardından konut satışlarında meydana gelen yüzde 200’ün üzerindeki artışı ve TÜİK’in açıkladığı işsizliğin düştüğünü gösteren rakamları değerlendiriyor.

Güldem Atabay, “Bu ay açıklanan rakamlara baktığımız zaman Türkiye ekonomisinin çok derin dertlere sahip olduğunu saptamak mümkün” diyor.

Konut satışlarının haziran ayında yüzde 210 kadar arttığını anımsatan Atabay, “Bunun temel nedeni koronavirüs nedeniyle kamu kaynaklı kredilerin coşturulması. Dolayısıyla bu tarafta bir patlama var ama borca dayalı bir patlama bu. Vadesi 15 seneye yayıldı. Konut satışları nedeniyle ekonomide bir büyüme beklentisi ve tünelin ucunda bir ışık yaratılmaya çalışıldığını görüyoruz. Özel bankalar kredi vermeye çekindikçe bu bankara cezalar yazılmaya başlandığı görüyoruz” ifadelerini kullanıyor.

Eser Karakaş’ın “Özel banka bir alana girmeyince nasıl ceza yazılır? O zaman bütün bankaları devletleştirin, istediğiniz kredileri verin oradan” eleştirisi üzerine Atabay, “O eskidendi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi dediğimiz başka türlü bir yönetim. Kurumların içlerinin boşaltıldığı bir dönem. Eski düzende olmaması gerekiyordu. Koronavirüs sürecinde dünya küresel bir krizle karşı karşıya, bankaların görevi kar etmek değil, bankaların görevi ekonomiyi desteklemek gibi algılanıyor” diyor.

TÜİK’in işsizlik rakamlarını da değerlendiren Atabay, “Yüzde 12’lere düşmüş. Burada tabii inanılmaz bir illüzyon var. İş gücüne katılmayanları düşündüğümüz zaman neredeyse yüzde 20’lerin üstüne çıkıyor işsizlik oranı. Bu korkunç bir rakam. İşe katılma oranları geçen sene yüzde 50’lerdeyken, bu sene yüzde 45’e düşmüş durumda. 4,5 milyona yakın kişi kenarda işsiz duruyor” ifadelerini kullanıyor. 

Eser Karakaş da “İş gücüne dahil olmayanlar 4,5 milyon kişi artmış. Yani bu ne demek? 16-65 yaş arası 33 milyon kişi ne çalışıyor, ne iş arıyor. Bu geçen seneye göre 4,5 milyon daha fazla. İşsizlik düştü demek bu işte. 25 milyon kişi çalışıyor ve 83 milyona bakıyor. Böyle bir verimlilik var mı?” değerlendirmesinde bulunuyor. 

Atabay şöyle devam ediyor:

“Bir illüzyonla işsizlik düştü gibi oluyor. Türkiye’nin istihdam sektöründe çok büyük bir deprem oluyor aslında. Dünyada da böyle bir eğilim var ama Türkiye’de bu 2018 yılında başladı ve hiç iyileşmedi. Üzerine bir de korona geldi. Bunlar çok önemli sosyal sıkıntılar yaratacak kısa ve orta vadede. Konut satışları Türkiye ekonomisini kurtarmak için yeterli değil.”