İstanbul Havalimanı'nda doğrular yanlışlar

İstanbul'a inşa edilen ve dünyanın en büyükleri arasında yer alan İstanbul Havalimanı ile ilgili tartışmalar devam ediyor.

Dünya Gazetesi yazarı Güven Borça, üçüncü havalimanının bir ihtiyaç olduğunu ancak Atatürk Havalimanı korunarak daha makul büyüklükte bir havaalanı yapmanın daha akılcı ve günümüz gerçekliğine uygun olduğunu belirtti.

"İstanbul’a üçüncü havalimanı gerekiyor muydu" sorusuna "Evet" yanıtını veren Borça, "Peki, yeni havalimanı o alanda ve o hacimde mi yapılmalıydı? İşte burada tartışacak çok şey var" görüşünü dillendirdi.

Kamuoyu önünde yürütülen tartışmanın kimi açılardan yanlış olduğuna değinen Borça, görüşlerini şöyle sürdürdü:

"Ülkemizde bu tür projeleri eleştiren entelektüel kesim konuya hemen çevresel etkiden girer. Bundan dolayı da yeni havalimanının bölgeye vereceği zararla ilgili birçok yorum yapıldı şimdiye kadar. Geçen hafta da yeni havalimanı inşaatından çıkan milyonlarca metreküp hafriyatın Karadeniz’e döküldüğü ve bu toprağın çamura dönüşerek boğazı balçık deryasına dönüştürmeye başladığı açıklandı. Uydu resimleri gösterildi. Kanal İstanbul ile bu çevresel etkinin çok daha kötü yerlere gideceği de dile getiriliyor uzmanlar tarafından. Şahsen çevreyi çok önemsiyor, insanlık olarak şu an en büyük suçumuzun dünyayı mahvetmek olduğunu düşünüyor ve bu yorumlara yürekten katılıyorum."

Bu satırların ardından, "Ancak şunu da biliyorum ki çevresel konular geçim derdindeki geniş kitlelerin önceliği olmayabiliyor" yorumunu yapan Borça, bu konuda dengeyi iyi tutturmak gerektiğini kaydetti ve ekledi:

"Sonra “solcular birinci köprüye de karşıydı” türü geyikler popülist sağın eline ciddi malzeme veriyor; hesapsızca barajlar, bulvarlar, köprüler ve AVM’ler yaparken 'bu enteller işten anlamaz' motifini çok kullanıyorlar.

Şimdi ülkemizdeki iç ve dış hat havayolu uçuş rakamlarına baktığımızda İstanbul’a üçüncü havalimanının gerekli olduğunu görüyoruz. Ancak burada tartışılması gereken, şehrin dışında böyle devasa bir yer yapmak yerine Atatürk havalimanının korunarak Avrupa yakasında yeni bir (ekonomik) havalimanı yapma fikri idi. Çünkü dünyanın neredeyse bütün büyük şehirlerinde model budur;

Birçok büyük şehirde bir ana bir de ikincil havalimanı vardır. Maliyetleri düşük bu ikincil havalimanlarını daha çok ekonomik havayolları (low cost airlines) kullanır veya yerel uçuşlar yapılır. Münih-Lubeck, Madrid-Reus, Roma-Bergamo buna örnek verilebilir. San Fransisco ve Oakland havalimanları dışında San Jose de San Fransisco yolcusuna hizmet verir mesela. Paris’e De Geaulle ve Orly dışında, yakınlardaki Beauvais de ekonomik olarak hizmet verir ki İstanbul modeli böyle olabilirdi bence."

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz