THK Teknik Birimi ‘rüzgar’ nedeniyle yeni alana onay vermemiş

Son zamanlarda İstanbul semalarında birçok uçak şehrin farklı noktalarında, güzergahlarının dışında uçuyor. Berlin, Basel, Riga, Göteborg, Bremen, Edremit, Marsilya, ve Elazığ’dan gelen uçaklar bir türlü iniş yapamayınca Çorlu Havalimanı’nda iniş yaptılar.

Sebebi ise yeni yapılan İstanbul Havalimanı üzerindeki bulutlar ve rüzgar.  Durumu değerlendiren havacılık uzmanları ise bu olayların sürpriz olmadığını ve daha önce defalarca uyardıklarını söyleyerek “biz demiştik” diyor.

Peki bulutlar, sis ve rüzgarlar uçakları nasıl etkileyecek? Bu sorunlar çözebilir mi? Çorlu Havalimanı’na uçakların inmesi ne tür sıkıntılara neden olur?  

Ahval’e konuşan havacılık sektörünün önde gelen isimleri ve meteoroloji uzmanları ise sıkıntıların gittikçe derinleşeceğini ifade ediyor.

Bahadır Altan eski bir pilot. Kendisi bu tarz sorunlara zamanında defalarca uyarılarda bulunduğunu belirterek söze başlıyor. Altan, havalimanının taşınmanın ertelenmesinin altında yatan esas nedenin bu yağışlar, rüzgarlar ve sisler olduğunu söylüyor. Kış aylarındaki yoğun yağış ve oraj denilen bulutların ve kuvvetli rüzgarların daha fazla sıkıntı çıkaracağını ifade ediyor.

Yerde ve havada gereksiz yere harcanılan yakıtlar yüzünden bütün şirketlerin maliyetlerinin yüzde 3-5 oranında artacağını ekliyor. “Böylece havalimanı şirketleri zora girecek” diyerek sorunun çok boyutlu olduğunu vurguluyor.

Altan, bunun yanında yeni havalimanında uçağın 30 dakika kadar yakıt harcadığını da ifade ediyor:

“Bunların maliyeti 1 yıl içinde daha çok ortaya çıkacak. Havacılık sektöründe en önemli kalem yakıttır.  Bu yoğun trafikte istediğiniz kadar büyük pist yapın tek bir havalimanında yapamazsınız. İtirazımız şu idi: Atatürk Havalimanı da faaliyette olsun bir diğer havalimanı da olsun. Ancak birini kapattılar ve dediğimiz sorun çıkmaya başladı. Çorlu Havalimanı da yetmez. Sabiha Gökçen de böyle bir durumda çünkü birlikte kullanılabilecek uygun yer seçilmedi. Atatürk Havalimanı kapatıldı. En çok etkilenecek şey ise Türk havayolları olacak. Yakıt sorunu çok büyük bir mali sorun’’.  

Pilot Altan yolcuların da büyük sıkıntılar yaşayacağını, aktarmalı uçakların Çorlu’ya inmesi halinde seferlerde büyük aksaklıklar olacağını söylüyor. Özellikle divort uçuşların pek çok sorunla gündeme geleceğini ifade ediyor.

Uçakların fazladan yakıt almak zorunda olduğunu da belirten Altan, esas sorunun kış aylarında ve sonbaharda yaşanacağını belirtiyor. İstanbulluların bu limandan dolayı zarar göreceğini ifade eden Altan, “İstanbulluların bunun hesabını önümüzdeki seçimlerde sandıkta sormalıdır” diyerek sözlerini bitiriyor.

Havalimanında yaşanan sıkıntılardan sonra gözler Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin (TMMOB) 2014 yılında yazdığı rapora çevrildi. Bilindiği üzere TMMOB söz konusu havalimanı için rapor hazırlamış ve raporunda bugün yaşanan sorunu o zaman dile getirip uyarmıştı. Söz konusu raporda şu ifadeler dikkat çekiyor:

“Proje alanı ise doğrudan deniz üzerinden gelen rüzgarlara açıktır. Uçuş için uçağın gelen rüzgarı önden alması gerekir, yandan ya da arkadan alması tehlikelidir. Ayrıca Türk Hava Kurumu Teknik Birimi’nin, Karadeniz tarafından gelen rüzgarlar nedeniyle projeye onay veremediği bilinmektedir.

Bu nedenlerle raporda kullanılan meteoroloji istasyonlarının verileri proje alanındaki değerleri yansıtmamaktadır. Yılda 150 milyon kişinin taşınacağı bir havalimanında meteorolojik parametrelerin gerçekliğe uygun olarak ölçülebilmesi için proje alanında bir meteoroloji istasyonu kurulmalı ve en az beş yıllık bir ölçümden sonra projenin yapılıp yapılmayacağına karar verilmelidir.

Raporda ayrıca iklim değişikliğinden kaynaklanan riskler (hortum, aşırı sağanak yağışlar ve fırtınalar) de değerlendirilmemiştir. İklim modelleri ile bu riskler değerlendirilebilmektedir. ÇED Raporu’na göre yılın 107 günü fırtınalı, 65 günü ise yoğun bulutlu olan bu kıyı bölgesinde hava taşımacılığı ve piste iniş ve kalkışların fiziksel çevre şartları bakımından sorun yaratabilir.”

TMMOB üyesi meteorolog Prof. Dr. Orhan Şen ise artık havalimanın yapıldığını bu saatten sonra sorunların çözülmesi için çaba sarf etmek gerektiğini söylüyor:

‘‘Artık havalimanı yapıldı. Tüm itirazlara rağmen madem yapıldı ve artık oradan kaldırılması da imkansız olduğuna göre çözüm üretmeye dönük çaba sarf etmeli. Şu an yaşanan sıkıntılar meteorolojik afetlerden yani sisten, yağıştan ve fırtınadan kaynaklanıyor.

Bu durumlarda meteorolojik şiddetleri aşağı indirmek lazım. Mesela sis var diyelim sisi kaldırmak lazım. Dünya havacılık sektöründe belirli yöntemlerle sis ortadan kaldırılıyor. Rüzgara karşı bir şey yapamazsınız. Orda iki piste inemezseniz diğer piste inersiniz. Ama hep aksayacak artık.

Belli şeyleri aksatılacak. Ancak o kadar para yatırıldı. O yüzden oraya bazı sistemler koymalı. Dünyada olan şeyleri burada da yapmalılar. Keşke yapılmasaydı demenin artık manası yok çünkü yapıldı. Biz iyi meteorolojik açıdan burası iyi bir yer değil dedik ama yaptılar”.

Bulutların dağıtılmasında ve küçültülmesi için de belirli tekniklerin olduğunu ifade eden Şen sadece rüzgara çare olmadığını dile getiriyor.

Şen, “Cb dediğimiz bulutların daha büyümeden küçültmesini sağlayabilirler. Bulutun yönünü değiştirmezsiniz ama bulutun kütlesini küçülten teknoloji var. Her şeyi kontrol edebilirsiniz ama bir tek rüzgara bir şey yapamazsınız” diyerek uçakların yandan rüzgar almasının tehlikeli olduğunu ancak uçakların kafadan kuyruktan rüzgar alabileceğini söylüyor.

Havalimanı yapılmadan önce önemli uyarıları yapanların başında Kuzey Ormanları Savunması isimli grup da geliyordu. Kuzey Ormanları Savunması, yayınladıkları raporda ilk Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu ile nihai ÇED raporu arasındaki farklılıklara dikkat çektiler. Çünkü ilk ÇED raporunda geçen “göl/gölet” ifadelerinin sonraki ÇED raporlarında “su birikintisi” şeklinde ifade edilmişti.

Kuzey Ormanları Savunması, yayınladığı raporunda ÇED raporlarını “bilimsellikten uzak, gelişigüzel yazılmış” şeklinde eleştirip göl/gölet ifadelerinin su birikintisi şeklinde değiştirildiğini yazdı.

Konuyu Ahval’e değerlendiren Kuzey Ormanları Savunması’ndan Mustafa Tepret defalarca uyarılarda bulunduklarını ancak şimdi haklı çıktıklarını ifade ediyor. Havalimanı bölgesinin orman bölgesi olduğunu ifade eden Tepret, rehabilitasyon süreci başlattıklarını belirtiyor.

Tepret,“Açıkçası bu sürecin kendisini ön görüyorduk. Açığa da çıktı. Bundan sonrası için ne yapmamız gerektiğini konuşmamız lazım. Haklı olmamız hoş bir şey değil. O havaalanının kapatılması ve yeniden rehabilite edilebilmesi için bir süreç başlattık. O süreç devam ediyor” diyerek oranın tekrar orman statüsü için çaba sarf ettiklerini belirtiyor.

Köşesinde bugün yaşanılan sorunlara yıllardır dikkat çeken gazeteci Pelin Cengiz ise bu aksaklıkların birçok yeni sorunlar üreteceğini ifade ediyor. Rüzgarların yönlerini dikkate alınmadığını, kış aylarında kar yağışı ve sert rüzgarın yeni sorunlar çıkartacağını ifade ediyor.

Uçakların taksi mesafesinin zaten çok olduğunu ifade eden Cengiz, “Pilotların en çok üzerinde durduğu konu taksi meselesi. Bir yolcu inmeden havada tur atacak. Sonra taksi mesafesi zaten uzun şehirden de uzak havalimanı. Bunlar vakit kaybı demek insanlar için. Bunlardan dolayı operasyonları azaltmayı düşünen havayolu şirketlerini etkileyebilir. Atatürk’teki maliyet ile buradaki maliyeti kıyasladığında kar etmediğini düşünen şirketler buradan ayrılabilir” diyerek meselenin ekolojik, politik tarafının yanında bir de ekonomik boyutu etkileyeceğini söylüyor.

Transit uçuş yapmak isteyenlerin zorluklar yaşabileceğini de ifade eden Cengiz, Basel’den bir yolcunun aktarmalı olarak Pakistan’a gitmesi halinde Çorlu’dan inmesi durumunda birçok sıkıntı yaşayacağını belirtiyor. Cengiz, “Kışın, kar yağışı olduğu zamanlarda insanlara ‘görüş alanım yok, kalkamıyoruz’ mu diyecekler? Ne olacak? Yüzlerce uçuş iptalleri mi olacak? Bunların hepsi hazine garantili olduğu için mali olarak ülkedeki yurttaşların üzerine ekstra maliyet olacak. Birde havalimanı zaten uzak. Yolcu oraya gidecek ama oraya vardığında uçma garantisi de yok” diye ekliyor.

Eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel ise sosyal medya hesabından, "Havalimanında donanım yetersizliği yüzünden bazı ülke Sivil Havacılık otoritelerinin İstanbul’da inceleme yaptıkları, uçuş güvenliği yönünden eksiklikler saptadıkları, giderilmezse kendi şirketlerinin İstanbul’a uçuşuna izin vermeyeceklerini bildirdikleri söyleniyor." iddiasında bulundu.

© Ahval Türkçe