Maaz
Tem 15 2018

Hintliler rotayı Türkiye’ye çevirdi: Cami, baharat ve dizi hayranlığı

Türkiye’nin ağır ve yoğun siyasetinin yanında haftanın renkli haberlerinden biri Hintlilerin Türkiye gezisi oldu. Dünyanın sayılı zenginlerinden olan Hindistanlı iş adamı Dilip Shanghvi, 3500 çalışanını İstanbul’a iş için değil “tatil” için yolladı.

Servetiyle dünyanın 115. zengini olan Shanghvi, Hindistan’ın en büyük ilaç firmalarından birinin de sahibi: Sun Farma…  Shanghvi çalışanlarına bu bir haftalık İstanbul tatilini hediye olarak sundu.
3500 Hindistanlının İstanbul’a geleceğini duyunca yollarını gözlemeye başlıyorum. Yeni Delhi’den kalkan uçak Atatürk Havalimanı’na iniyor ve Hintliler birer birer inmeye başlıyor.

Kimisi geleneksel kıyafetiyle kimisi de spor veya takım elbiseleriyle ilk olarak yaklaşık 150 civarında Hintli İstanbul’a ayak basıyor. Havalimanında videolar ve fotoğraflar çeken Hintli turistler, İstanbul’a geldikleri için çok mutlu olduklarını söylüyorlar.

Bir hoş geldinizle selam verip Hintliler ile konuşmaya başlıyoruz. Takibini sağladığımız ilk gün 900 kişi, ikinci gün 600 civarında kişi olmak üzere toplamda 3.500 civarında Hintli İstanbul’a geliyor.

Havalimanında Ahval’e açıklamalar yapan Hintli turistler, Türkiye’ye geldikleri için heyecanlı olduklarını söylüyor.

Hindistan

Birçok ülke gezdiğini söyleyen Preet Kamal Singh, Türkiye’nin bir Müslüman ülke olduğunu ve Hintlilerin dikkatini en çok bu yüzden çektiğini ifade ediyor.

Singh şöyle diyor: 

“Ben birçok ülke gezdim, Endonezya, Singapur, Tayland, Rusya gibi. Fakat Türkiye’ye daha evvel hiç gelmedim. Bu ilk gelişim. Bu seyahat bir hediye olmasaydı da Türkiye’ye gelirdim çünkü ben gezen, çalışmadığım zamanlarda gezmeyi çok seven biriyim.”

Hindistan

Grubun içindeki nadir kadın turistlerden biri olan Parveen Khan ise İstanbul’daki müzelere vurgu yapıyor. Hindistan’dayken pek çok Türk filmi ve dizisi izlediğini anlatıyor. Türkiye’ye ilk kez geldiği için heyecanlı olduğunu söylüyor. Khan sözlerini şöyle sürdürüyor:

“İstanbul’da çoğu yere nazaran birçok tarihi müze var ve ben bu müzeleri görmek istiyorum. Bununla beraber camilerin tarihiliği ve çokluğu da cezbedici unsurlardan biriydi. Umarım bu bir haftayı iyi değerlendirebiliriz.”
 

Akqua Sun Group bünyesinde satış müdürü olarak Rajasthan şehrinde çalışan Priyank Sharma ise Türklerle Hintliler arasındaki “dil bariyerine” dikkat çekiyor. Kendisi dünyanın pek çok ülkesine turist götürmüş biri olan Sharma, Türklerin İngilizceyi bilmediğini ve bu yüzden dünyadan kopuk olduğunu belirtiyor:

“Global bir firmayız, Sri Lanka, Maldivler, Filipinler, Dubai, Çin, Vietnam gibi ülkelerde ofislerimiz var. İstanbul’da henüz yok fakat tarafımıza talebi gelen bu tarz büyük organizasyonlar artarsa burada da bir ofisimiz olacaktır.  Şu an için her şey planlandığı gibi ilerlemekte. Bir sorun yaşanmadı.

Biz Türkiye’ye Hindistan’dan sadece gezmek amaçlı turist gelişi sağlamıyoruz. Buraya düğün yapma amaçlı da gelen bir kitle var fakat size kişisel görüşümü belirtmem gerekirse burada tüm bu turistik adımların önünde azımsayamayacağımız bir dil bariyeri çıkıyor karşımıza.

Mesela Taksim’de bir restoran aradığımızı düşünün, adres sorabileceğimiz İngilizce bilen insan sayısı bizi tedirgin ediyor. Taksicilerin İngilizce bilmeyip bu durumu bizim mağdur olacağımız bir tarafa çekme durumu da var tabii ki. Yani hangi milletten olursak olalım İngilizcenin hakim olduğu bir dünya içinde Türkiye’de büyük bir dil bariyeriyle karşılaşıyoruz. Bu kuşkusuz turizm akışını da etkiliyor diye düşünüyorum.”

Otellerinde dinlenen turistler ertesi gün İstanbul’u gezmeye başlıyorlar. 50 kişilik gruplar halinde yaklaşık 80 kadar rehberin eşliğinde gezen turistlerin ilk durağı Tarihi Yarımada. Hintliler Topkapı Sarayı, Ayasofya, Sultanahmet Camisi olmak üzere birçok mekânda fotoğraf çekerek hayranlık dolu anlarını ölümsüzleştirmeye çalıştılar.

Çarşıları gezen turistler bir yandan alışveriş yaparak Türk esnafının bereketini arttırdı. Bazıları ise tekne turu yaparak Boğaz’ın güzelliklerinin tadına varıyor. İlk kez deniz gören dahi var. Daha önce İstanbul’a gelen de var. Müslüman olan da var, Hindu olan da var. Birkaç kelime Türkçe konuşan da var.

Ancak genel anlamda Hintliler de bir çekingenlik var. Üzerlerindeki tedirginlik ve aşırı çekingenlik kendini her yerde hissettiriyor. Büyükada gibi yerler ise turistlerin gideceği yerler arasında bulunuyor. Acentenin verdiği bilgiye göre şuan 10 lüks oteli kapatmış olan turistler bir haftalık tatilleri için İstanbul’da tam 1 milyon dolar harcayacak.
Milyon dolar demişken ekonomiye girmemek olmaz. Son zamanlarda Türklerin de Hindistan’a ilgisi gittikçe artıyor. Hint dizileri en çok izlenenler kategorisinde yer alıyor, hatta kına geceleri Hint usulüyle yapılıyor, dansların çoğunda artık Hintlilerin figürlerine yer veriliyor. Sinemacılar filmlerinde Hint sinemasından yararlanırken pek çok müzisyen Hint müziklerinden melodiler devşiriyor.
Yönetmen Sermiyan Midyat “Bir Baba Hindu” isimli bir film çekti ve film absürt bir Hint komedisi olarak çok izlenenler kategorisinde yer aldı. Çok izlenmesinden sonra filmin ikincisi de çekildi. Bunun yanında sinemada Benim Adım Xhan, Barfi başta olmak üzere pek çok Hint filmi artık Türkiye’deki izleyicilerin yakından bildiği yapıtlar.

“Dünya Güzellerim” isimli programda Hindistan’a Türk televizyonlarında genişçe yer verilmişti. Yediden yetmişe programı izleyen pek çoğumuz Hint coğrafyası, mutfağı, geleceği, göreneği ve hatta kültürel zenginliği hakkında görece bilgi sahibi oldu.

Bundan dolayı Hintlilerin Türkiye’ye ilgisi de yükselmeye başladı. Evvela daha 2015 yılına kadar Türkiye’den satın alınan dizi sayısı yalnız bir idi. Ancak bugün sayı 20’ye yaklaşmış durumda. Aynı zamanda bu diziler 50-60 milyon izleyici de buluyor.

2015 yılında yapılan Mumbai Film Festivali’nde Türkiye, Onur Konuğu olarak yer aldı. Yıllarca Hollywood tarzı sinemayı referans alan Bolywood şimdilerde ilgisini Yeşilçam’a ve yeni dönem Türk sinemasına gösteriyor. Bu Hindistan’ın kültür sanat alanında batıdan bağımsız arayışlar içine girdiğini de gösteriyor.
Hindistanlıların Türkiye’ye olan ilgisinin birkaç sebebi daha var. Evvela Türkiye turistler için ucuz ve cazip bir ülke olarak biliniyor. İkincisi Hindistan ve Türkiye arasında çalışan seyahat acentelerinin aktif çalışmaları ve ısrarlı çabaları…

Ayrıca Kültür Bakanlığı ve Türkiye Mumbai Başkonsolosluğunun destekleri bu noktada karşılık almış gibi görünüyor. Nabi Avcı bakanlık yaptığı dönemde 250 tane Hint seyahat acentesini Antalya’ya davet etmişti.

Bunun yanında Türkiye’nin keşfettiği bazı alanlar daha var. Düğün turizmi bu alanların başında geliyor. Seyahat acenteleri yetkililerinin dediğine göre Türkiye toplantı, kongre ve etkinlik sektörü için Hindistan’ın aradığı tüm şartları rahatlık sunarak kolaylıkla sağlayan bir ülke.

Yine Hindistan’da düğünler için milyon dolarlar harcanıyor. Düğünler iyi şekilde tanıtıldığı için Hindistanlı zenginler düğünlerini Türkiye’de yapmak istiyorlar. Çünkü Türkiye Hindistan’dan uçakla beş saat uzaklıkta ve vize işlemleri de çok kolay hallediliyor.

Hindistan’dan buraya gelen turist genelde üç gün kalıyor. Düğünler için de Antalya, Kapadokya ve İstanbul gibi şehirler tercih ediliyor. Yılda 10 milyona yakın düğünün yapıldığı Hindistan’da 10 bin kadar düğün yurtdışında yapılıyor.

Hindistan

Bu düğünler 1 milyon dolardan başlıyor ve 20 milyon dolara kadar çıkıyor. Hindistan düğün pazarında 40 milyar dolar dönüyor ve Türkler de bu pastadan bir dilim kapmak için bütün gücüyle Hintlilere Türkiye’yi tanıtıyor, onları Türkiye’ye getirmeye çalışıyor. 2015 yılında 110 bin Hintli Türkiye’ye geldi. Fakat bu rakam 2016 yılında 65 bine düştü.
Gelen Hintlilere ve Hindistan’ı bilen seyahat acenteleriyetkililerine Hindistanlıların Türkiye ilgisini sorduğumuzda ise ilginç noktalar öne çıkıyor. Priyank Sharma’ya göre insanlar düğün ve turizm için Türkiye’ye geliyor. Hatta bura üzerinden Yunanistan’a de geçiyorlar. 

Sharma, şöyle diyor:

“Hindistanlılar Türkiye’yi ve Türk insanını seviyor, Türkiye ve İstanbul’daki tarihi mekanların çokluğu yani ülkenizin tarihi dokusu Hindistanlıları cezbediyor. Mesela Antalya, Finike, Bodrum da sadece doğal güzelliği değil tarihi nedeniyle de tercih edilen yerlerden. Buna ek olarak balayı mekanı seçiminde İstanbul ön sıralarda olduğu için Hindistan’dan buraya gelen bir kitle daha var.”

Preet Kamal Singh ise asıl meselenin din olduğunu ve Türkiye’nin Müslüman bir ülke olduğunu şu sözlerle tamamlıyor:

“Türkiye’nin Müslüman bir ülke olması bizim için işleri çok kolaylaştıran bir unsur tıpkı Endonezya seyahatimde olduğu gibi…  Hindistanlıların Türkiye’ye olan bakışını biçimlendiren faktörlerin başında din geliyor neticede Müslüman bir ülke, kardeş gibidir.”

Singh daha sonra ilginç bir detaya değinerek baharat çeşitliliğinden dolayı da Türkiye’nin Hintlilerden yana ilgi bulduğunu ifade ediyor.

“Mısır Çarşısı, Kapalı Çarşı gibi alanların isimlerini, bu anlamda ne kadar bize hitap eden yerler olduğunu duyduk. Bu nedenle ben bize bu ödül söz konusu olmasaydı da baharat zenginliği nedeniyle yine birgün Türkiye’yi seyahat listeme eklerdim.”

3500 kişilik grubun Türkiye’ye gelmesinde katkı sağlayan Travelshop firmasından genel müdür Orhan Kalender ise Türkiye’deki hizmetin çok kaliteli olduğuna vurgu yapıyor.

Hindistan

İlk olarak Hintlilerin Türkiye’ye ilgisinin ve yatırımlarının Batı merkezli ekonomik dünyadan bir uzaklaşma olarak okunmaması gerektiğini söyleyen Kalender şöyle devam ediyor:

“Otellerimiz kaliteli, hizmetlerimiz, vermiş olduğumuz servis sınırsız. Ve her yerden bize gelen turistler de bu koşulların farkındalar bu nedenle İstanbul, diğer turistik şehirlerimiz tercih ediliyor. Bu turistik yatırımlar genelde Batı odaklı düşünülüyor evet ama burayı tercih etmelerinin sebebi olarak Batı merkezli yatırımın, ekonomi, turizm anlayışının değişmesi olarak düşünemeyiz aslında.’’