Şub 26 2018

Akşener: Madem ABD ile düşmanız, İncirlik'i neden kapatmıyorsunuz?

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, AKP'nin Türkiye'nin ABD ile düşman olduğunu söylemesine rağmen Kürecik ve İncirlik askeri üslerini Amerikan kullanımına açık tutmasını eleştirdi.

Euronews'a konuşan Akşener, gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi.

Türkiye'nin 'Zeytin Dalı Harekatı'nı, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile birlikte yürütmesini doğru bulup bulmadığı sorusuna, Akşener, Türkiye'nin dış politikasını ne Meclis'te ne de kamuoyunda tartıştığını söyledi.

Dış politikanın, Erdoğan'ın iki dudağı arasına evrildiği eleştirisi getiren Akşener sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eğer biz Suriye meselesini en başında bu dediğim şekilde Meclis'te konuşulabilseydik ve muhalefet partilerinin görüşlerini yansıtabilseydik belki de bugün bu soruyu bana soruyor olmayacaktınız, Afrin’i konuşuyor olmayacaktınız. ÖSO için şunu söylemek isterim. Şimdi biz uluslararası hukuka göre geç kalmış, ama Türkiye’nin güvenliğini sağlama amaçlı Afrin’e bir harekat yaptık. Onun adı savaş değildir. Bir harekat yaptık. Dolayısıyla Türkiye’nin hukuken haklı olduğu bir süreç bu. Ve Sayın Erdoğan’ın ağzından da gidip, gerekeni yapıp dönüleceği ilan edildi. ÖSO dediğiniz, Özgür Suriye Ordusu ise bu çerçevede dediğim hem hukuki anlamda, uluslararası hukuk anlamında hem de dış politika açısından ‘dost unsurlar’ dediğimiz bir işbirliği yönüyle ortaya çıkıyor."

Türkiye'nin, Afrin’de Suriye ordusuyla karşı karşıya gelme ihtimali ile ilgili Akşener, Dışişleri Bakanlığı'nın da devre dışı bırakıldığı, Erdoğan'ın iki dudağı arasında yürütülen politika ve ABD ile Rusya, İran denkleminde bu ihtimalin tümüyle dışlanamayacağını söyledi.

"Biz Amerika ile dost muyuz? Düşman mıyız?" diye soran Akşener, "Eğer düşmansak Kürecik ve İnciklik’i niye kapatmıyorsunuz? Dedim ki nitekim Amerika ile düşmanlık tanımı yapmadan, ama kendi milli çıkarlarını korumak adına rahmetli Demirel, 70’li yıllarda İnciklik’i kapatmıştı. Bunların hepsi müzakere konusudur. Fakat gördük ki biz Tillerson geldi ve resmi yazı olmayan, resmi tutanağın tutulmadığı ve Sayın Çavuşoğlu’nun tercümanlık yaptığı, tercümanın bile bulunmadığı bir görüşme yapıldı. Şimdi bu görüşmenin neticesinde birden ABD ile dost olunduğu ortaya çıktı. Daha da vahimi; sanıyorum ‘Kargil’ konuşuldu ki 14 şeker fabrikası satışa çıktı. Ve bir başka endişem daha var, orada acaba Kıbrıs mı konuşuldu? Ve yani ‘Osmanlı Tokadı’ndan 14 şeker fabrikasının satışına evrilen bir dil oldu. Bunların yanlışlığını eleştiriyoruz biz. Yoksa Türkiye’nin çıkarları açısından ortaya konmuş tavırlarla ilgili olarak bir sorunumuz yok" açıklamasında bulundu.

Menbiç'in unutulmaması ve Fırat'ın doğusunun gözden kaçırılmaması gerektiğini belirten Akşener, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'un görüşmesine atıfta bulundu ve ekledi:

"Münbiç unutulmamalıdır. Fırat’ın doğusu asla gözden kaçırılmamalıdır. Ve kimsenin duymadığı bu şartları uygunsuz görüşmenin, Amerika’nın Dışişleri Bakanı ile yapılan bu şartları uygunsuz görüşmenin neticesinde Fırat’ın doğusu eğer yani masada olduysa bunu da çok dikkatle takip edecek İYİ Parti."

Türkiye'nin AB ile yaşadığı sorunlarla ilgili de Akşener, AKP'nin geldiği geleneğe ters düşmek pahasına AB çalışması yaptığını çünkü meşruiyet aradığını savunan Akşener, 2007'ye kadar başarı öznesi olarak sunulan AB'nin bu tarihten itibaren 'şeytan öznesi' olarak sunulduğunu dile getirdi.

 

Akşener sözlerini şöyle tamamladı:

"İkinci Türkiye’nin dış politikası aşağı yukarı 160 yıllık bir şekillenmenin sonucudur. Müthiş bir bilgi birikimi vardır. Bu bilgi birikimini yeniden gündemimize alırız. Çünkü Sayın Erdoğan ve arkadaşları bu birikimi ellerinin tersiyle ittiler, kaldırıp attılar ve dışişlerinde yetişmiş herkesi ‘monşer’ yaptılar. Ama bunların tek taraf, yani bizim arkadaşların tutumu tamam da, maalesef AB’nin liderlerinde benzer birşey görüyorum. Karşılıklı bir kayıkçı kavgasına döndü bu iş. Aklın, mantığın, sağduyunun, karşılıklı milli çıkarların ortaya konduğu bir ilişki biçimine ihtiyaç var."