Haz 01 2018

'Türk dişi kurt Erdoğan'ı takipte'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimlerde kendisine karşı yarışacak adaylara karşı rutin sataşmaları ve demeçlerinde neden ondan pek bahsetmediği sorulduğunda Meral Akşener kahkahalara boğuldu. 

Türkiye’nin ilk kadın Cumhurbaşkanı olmayı hedefleyen eski İçişleri Bakanı ve yeni bir siyasi partinin lideri Akşener, ekonomik kargaşa ve kutuplaşmanın giderek arttığı, demokratik değerlerin hiçe sayıldığı, ifade özgürlüğünün kısıtlandığı ve batıyla olan uçurumun genişlediği bu günlerde reform planlarını gazetecilere anlattı.

The National'da Kareem Shaheen imzasıyla yayınlanan haber-analizde şu detaylara yer verildi:

Modern Türkiye tarihinin belki de en önemlisi olan seçimlere 1 aydan az kaldığı bu günlerde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı inandırıcı rakipler ortaya çıktı. Hala Türkiye’nin en popüler ve güçlü siyasetçisi olmasına rağmen Erdoğan’ın mecliste çoğunluğu kaybetme ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde ikinci tura kalma ihtimali var. 

Ana muhalefet partisi laik CHP eski fizik öğretmeni Muharrem İnce’yi aday gösterdi ve İnce uzun zamandır var olan laik tabuları yıkarak Kürt sorununu barışçıl yollardan çözmeyi vaat etti, kendi dindarlığından bahsetti ve bu sayede beklenenden çok daha iyi performans gösterdi. 

Meral Akşener Çarşamba günü partisinin manifestosunu açıklayarak, gelir eşitsizliğiyle savaşmayı, bazı kamu çalışanlarının maaşını yükseltmeyi, yolsuzlukla mücadele etmeyi ve kredi kartı borçlarıyla boğuşan vatandaşların borçlarını yeniden yapılandırmayı vaat etti. 
Bir zamanlar “Kürt Obama” lakabı takılan kürt yanlısı HDP lideri Selahattin Demirtaş seçimlere terörizm suçlamalarından mahkemeye çıkmayı beklediği bir hapishane hücresinden katılacak. 

Akşener aynı zamanda geçen seneki referandumda az farkla evet oyu alan yeni başkanlık sistemini geri çevirip parlamenter demokrasiyi geri getireceğini söyledi.
İyi Parti Başkanı ayrıca AB gibi kilit müttefiklerle ilişkileri tekrar düzeltmeyi ve AB üyelik sürecini tekrar canlandırmayı amaçlıyor. 

Gazetecilerle yaptığı toplantılarda Akşener sürekli olarak demokrasi ve hukuk egemenliğini geri getireceğini ve muhaliflerle gazetecilerin hapse atılmasını durduracağını vurguladı. Erdoğan iktidarında Türkiye dünyada en çok gazeteciyi hapisle cezalandıran ülke konumuna geldi ve Fethullah Gülen bağlantısı olduğu düşünülen binlerce yargıç ve kamu görevlisi ya işinden oldu ya da cezaevine konuldu. 

Uzun zamandır kadına yönelik şiddet konusunda seslerini duyurmaya çalışan kadın hakları savunucularına da bir vaatte bulunan Akşener, şiddet gören kadınların değil, şiddet uygulayan kocaların terapi göreceği merkezler açacağını söyledi. 

İyi parti meclis seçimlerine CHP ile koalisyonda giriyor. Eğer beklenen performansı gösterirlerse ve HDP yüzde 10 barajını geçip meclise girerse, iktidar partisinin meclis çokluğu sona erebilir.  

1920’lerde Yunanistan ile yapılan nüfus mübadelesiyle Türkiye’ye gelen göçmen bir ailenin kızı olan Akşener, Kürtlerin yoğunlukta olduğu bölgelerde en korkunç insan hakları ihlallerinin yapıldığı yıllardan 1996’da 8 ay boyunca İçişleri Bakanı görevinde bulundu. Destekçileri ona milliyetçi sağın sembolü olan “asena” yani dişi kurt ismiyle sesleniyor. 
Buna karşılık bakanlık yaptığı dönemde yaşananlardan kendini ayrı tutan Akşener, İyi Parti’yi de Avrupa ve ABD’yi etkisi altına alan sağcı milliyetçi hareketlerden farklı konumlandırıyor.

Akşener Kürt nüfusun yaşadığı bölgelerde mitingler yaptı, özgürce seçim kampanyası yapabilmesi için Demirtaş’ın serbest bırakılmasını istedi ve Türkiye’de yaşamakta olan 3 milyondan fazla Suriyeli mülteci hakkında olumsuz konuşmaktan kaçındı. 

“Mültecilere karşı düşmanca bir tutumda bulunmayacağız. Onları geri göndermek gibi bir bakış açısına sahip değiliz ancak Batı’nın Türkiye’yi bir mülteci barınağı olarak gördüğü gerçeğini de görmezden gelemeyiz.”

“Güçlü ve bağımsız birer Suriye ve Irak bizim de güçlü olmamız anlamına gelir. İktidara gelirsek güvenliği sağladıktan sonra anavatanlarına dönüp mutlu yaşayabilmeleri için gerekli yolu açacağız.”

Türkiye’de anketler güvenilmez olmakla ünlü ama çoğu ankete göre Erdoğan birinci ve ikinci turu kazanacak. İlk turda Muharrem İnce ikinci ve Meral Akşener üçüncü gibi görünüyor yani ikinci tura İnce kalacak. Fakat Akşener’e göre eğer kendisi ikinci tura kalırsa Erdoğan’ı yenme şansı var çünkü anketlere göre olası bir ikinci tur yarışında ucu ucuna gidiyorlar.

Sonuç tamamıyla hangi adayın muhalefeti arkasına alıp tatminsiz Erdoğan seçmenlerini çekebileceğine bağlı. İnce Kürt seçmenlere yönelik çok sıkı çalışıyor ve hatta Kürtlerin yoğun olduğu bölgelerde Kürtçe eğitim sözü verdi. 

Altı ayda 60’tan fazla şehirde miting yapan Akşener’in milliyetçi duruşu ve hükümetteki eski pozisyonu yüzünden Kürt nüfustan oy alabilmesi şüpheli. 

Öte yandan bazı muhafazakar ve milliyetçi oyları çekebilmek için iyi bir pozisyonda. Mitinglerinde yolsuzluk ve zengin elitlere karşı konuşan, Atatürk’in laiklik ilkesinden bahseden ve kendini düzenli olarak dua eden ve Hacca gitmiş bir Müslüman olarak tanımlayan Akşener, bu imaj sayesinde AKP’den soğumuş fakat “beyaz Türklere” de güvenmeyen seçmenlerin oyunu kazanabilir. 

Ama gene de, hem Akşener hem de tüm diğer muhalefet partilerini, Erdoğan ve partisinin her türlü gücü kontrol ettiği ülke ortamında çok zorlu bir mücadele bekliyor. 

Akşener konu hakkında; “Evet koşullar adil değil. Bir tarafta Cumhurbaşkanı gücü var, kendini devlet olarak tanımlıyor ve var olan tüm ekonomik kaynakları sahaya sürüyor. Diğer partilerse seçimlere sadece destekçilerinin güveni ve inancıyla katılıyor.”