Tuğçe Tatari JİTEM davasını yazdı: Mehmet Ağar, devletin öz evladı

AKP döneminde açılan 1990'lı yıllarda işlenen cinayetlerle ilgili JİTEM davaları, yine AKP iktidarı döneminde kapatıldı. Bu davalardan biri de Mehmet Ağar'ın yargılandığı Ankara'daki JİTEM davasıydı.  

Eski İçişleri Bakanı ve Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, bazı eski özel harekat polisleri ve "Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım'ın da arasında bulunduğu 19 sanığın 1990'lı yıllarda işlenen 19 faili meçhul cinayetle ilgili yargılandıkları davada 13 Aralık 2019'da karar çıkmıştı.

Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi, faili meçhul cinayetler davasında 17 cinayet yönünden aralarında Mehmet Ağar’ın da bulunduğu 17 sanığın beraatine hükmetmişti. 

T24 yazarı Tuğçe Tatari, "Hayaller, derin, depderin gerçekler ve JİTEM..." başlıklı bugünkü yazısında bu davayı değerlendiriyor. 

"JİTEM dosyası kamu nezdinde; 80"li, 90"lı yıllarda "devlet eliyle kaybedilenlerin" geç de olsa katillerinin ortaya çıkması, o dönem bu oluşumun insanlara yaşattıklarının hesabının sorulması ve uzun yıllar sonra da olsa hakkın yerini bulması amacıyla açılmıştı" hatırlatmasıyla başlayan yazısında Tatari, özetle şu ifadeleri kullanıyor:

"Hayaller ve gerçekler maalesef yine birbirinden epey uzağa düşüyordu.

Beklenti devletin "kendi bazı evlatları"na katil demesiydi!

Ki bu mümkün değildi…

Bir süredir fikri birlik içinde olduğum kesimlerden JİTEM dosyasının beraatlerle, yani hiçbir sonuç elde edilemeden kapatılmış olmasına dair yaşadıkları hayal kırıklıklarını dinliyorum ve bu duruma şaşırıyorum doğrusu.

Şimdi bu "cezaevi sürecine" baktığınızda siz ne görüyorsunuz bilmiyorum ama ben gayet net bir resim görüyorum; o da Mehmet Ağar'ın bir devlet adamı olduğu.

Devlet adamı derken anladınız işte siz beni, devletin öz evladı olanlardan.

Devlet kendisi için "fedakârlık" yapan öz evladını şefkatle sarar, sardı da!

Demek ki bu konudan belge, bu konudan mahkeme kararları beklemek saçmalık!

Ama vicdan mahkemelerimize bakalım, çünkü artık Türkiye'de sadece o kurum işliyor. -neyse ki hâlâ işliyor-

Biliyorsunuz Mehmet Ağar JİTEM davasında beraat kararından kısa bir süre sonra çıktı ve AK Parti'den ayrılıp yeni partilerle siyasete devam edecek olanları kastederek (Davutoğlu ve Babacan) "Sonuçları ağır olur" dedi.

Yine aynı Mehmet Ağar yine son seçim dönemecinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı işaret ederek "Biz her zaman tüm desteklerimizle sizlerin yanındayız" demişti.

Yine aynı Mehmet Ağar'ın oğlu AK partiden vekil olmuştu. Yani diyeceğim o dur ki, bu dosya özelinde hayal kırıklığı gerçekçilikten uzak, büyük bir hayalciliğin eseridir.

Farklı bir beklentide olmak için memleketi, aktörlerini ve kişilik özelliklerini bilmemek gerekir.

Geçmişi yaşamamış, geçmişe dair tek bir soru sormamış olmak gerekir.

Veya bu konunun Danimarka'da geçiyor olması gerekir!

Sözün özü; devlet kendi evlatlarına toz kondurmaz.

Ama hiçbir devlet "evlatlarını" vicdan mahkemelerinden de koruyamaz.

Kaç dava düşse, kaç dava lehlerine sonuçlansa da fark etmez; memleketin vicdanında, memleketin yürek yangınında yerleri bellidir ve o yerde olmak insan olana en büyük cehennemdir."