Fehmi Koru
Tem 09 2018

Yeni sistemde bakanları talihli mi saymalıyız, yoksa…

Ülkemiz bugün yeni bir sistem ile yönetilmeye başlanıyor. Halk tarafından seçilmiş cumhurbaşkanı, referandumla kabul edilmiş yetkilerinin bütününü kullanmak için Meclis’te yemin edecek ve çok geçmeden 16 bakandan oluşan hükümetin üyelerinin isimlerini kamuoyuyla paylaşacak. Yemin ile bakanları ilan arasında da icraatlarını kolaylaştıracak temel esasları içeren ilk kararnamesini yayınlayacak yeni cumhurbaşkanı…

Yani Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan…

Hükümet programı yerine de geçecek yayınlayacağı ilk kararname.

‘Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi’ kuralları içerisinde kurulmuş olan hükümetin Meclis’ten güvenoyu alması gerekmeyecek…

Bakanların sorumlu olacağı tek yer, kendilerini bizzat seçmiş olan cumhurbaşkanıdır bu sistemde. Gerekli gördüğü anda bakanları yerinden etme gücü de yine cumhurbaşkanının elindedir. 

Yetkiler kimdeyse, sorumlu da o
Yazıya döküldüğünde yetkilerin tek elde toplanmasının iyi ve doğru sonuçlar verebileceği beklentisi hakim geliyor; zaten böylesine radikal bir sistem değişikliğine gidilmesinin sebebi de bu. Ancak sistemin bir özelliği de, yetkilerin toplandığı elin, işler iyi ve doğru istikamette gitmediği takdirde sorumluluğu da üstlenmesi gerekeceğidir.

Parlamenter sistemde çok belirgin olan ‘kuvvetler ayrılığı’ ilkesi, yetkilerin kurumlar arasında dağılmasını şart koştuğu için, hem yetkileri hem de sorumluluğu bölüştürmüş, ayrıca toplu sorumluluk kavramını da gündeme taşımıştır. Bakanlar kurulu üyelerinin bile ‘topluca sorumlu tutulması’ parlamenter sistemin bir uygulamasıdır.

ABD’de varlığı bilinen ‘Başkanlık Sistemi’ ile bizde uygulamaya başlanmakta olan sistem arasındaki ayrılık da bu noktada: ABD’de bakanlar ve önemli görevlere atanan kişilerin Kongre’den onay alması gerekiyor; bizde öyle bir şart yok.

Devlet bütçesini bile Meclis yapmıyor bizde, cumhurbaşkanına tanınan yetkilerden biri de o. Denge ve denetleme konusundaki boşluğu iktidar partisinin ittifak kurarak seçime birlikte girdiği MHP’nin doldurması beklenecek.

Bugün sona ermeden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bakan atayarak kendilerine hükümetinde yer verdiği kişilerin kimler olduğu da öğrenilecek. Saatler 21.00’ı gösterirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan, cebinden çıkaracağı 16 isimli listede yer alanları kamuoyuyla paylaşacak.

Günlerden beri o kişilerin kimler olabileceği üzerinde spekülasyonlar yapılıyor.

‘‘Kim bu talihli insanlar?’’ merakıyla…

Oysa aynı soruyu bu dönemde şu biçimde sormak gerekiyor: ‘‘Olağanüstü zor bir dönemde bu kadar geniş yetkilerle donatılmış bir icranın parçası olarak ilan edilecek ağır yük altına girmiş bu insanlar kim?’’

Ekonomi ve toplumsal barış en baştaki iki dikenli konu olmak üzere pek çok birikmiş sorunla baş başa kalacak hükümet, biraz da yeni sisteme yüklenen ‘başarısı garanti’ damgası yüzünden, daha ilk günden omuzlarında ağır bir yükle işe başlayacak.

Umarım başarılı olur yeni bakanlar…

Trump bakanlarını sürekli değiştiriyor
Sistemler arasında bazı farklar bulunsa da ülkemizde bugünden itibaren uygulanmaya başlayacak olan ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ ile ABD’deki ‘Başkanlık Sistemi’ yine de bazı yönlerden birbirine benziyor. O sebeple de değerlendirmeler yapılırken, ister istemez, ABD’de yaşananlardan örnekler vermekte mahzur bulunmuyor.

Donald Trump’ın, önceki başkanlardan çok değişik özellikleri sebebiyle, geçen yılın Ocak ayında görevi üstlenmesinden sonra yaşananlar fazla iç açıcı sayılmaz.

Trump’a ve hükümetine atfedilen değerler büyüktü ve beklentiler de o oranda yüksekti.

Aradan sadece 1,5 yıl geçmiş bulunuyor ve Trump’ın kurduğu ilk hükümetten hala bakanlık görevine devam eden pek kalmadı gibi; kimi ya yeni sisteme ayak uyduramadığı için kendi istifa etti, kimi de Trump tarafından istifaya zorlanarak ayrılmak zorunda kaldı. 

Yüksek görevlere getirilenlerin bir bölümünün başına da aynı akıbet geldi.

Trump

Bizde sorumluluk duygusu daha yüksek olacağı için benzer bir durum yaşanmayabilir elbette; ancak yeni dönemde bakan olacak veya sistemin kilit noktalarında yer alacak kimselere ‘talihli insanlar’ gözüyle bakmadan önce biraz düşünmekte yarar var.

Yeni bir dönemin başlayacağı bu ilk güne talihsiz bir tren kazası gölgesinde başlanıyor. (Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara acil şifa diler, yakınlarına sabırlar temenni ederim.) Yeni sistem sayesinde, AK Parti’nin ilk hükümet döneminde yaşadığı tren kazasından farklı biçimde bu kazaya yaklaşılır ve kamuoyunu tatmin edecek bulgular kamuoyuyla paylaşılarak sorumlular hesaba çekilebilirse, bu vahim olay, yeni hükümete iyi bir başlangıç imkanı da sağlayabilir.

*Bu yazı Fehmi Koru'nun kişisel blogundan alınmıştır.