Şub 02 2018

Kaçırılan Ümit Horzum’un eşi hâlâ yetkililerden yardım bekliyor

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından ilan edilen Olağanüstü Hal'in (OHAL) hükümete verdiği yetkilerle çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler’le (KHK), yüz binlerce kişinin hayatını etkilendi. Horzum ailesi de bu demografinin bir parçası.

6 Aralık günü Ankara’da aracının önünün siyah bir Transporter ile kesilip zorla araca bindirilen Ümit Horzum’dan o günden sonra bir daha haber alınamadı. Ailesi ise yetkililerden yardım alamadığını anlatıyor.

Artı Gerçek yazarı Ömer Faruk Gergerlioğlu, son yazısında mesleğinden ihraç edilen Horzum'un eşine kulak veriyor. ‘’Her geçen gün eşimin hayatından endişem artarken çocuklarıma karşı gücüm tükeniyor" diyen 2 çocuk annesi eş, Horzum’un başına bir şey gelmiş olmasından korktuğunu, çocukları için olan kaygısını ve en kötüsü de ne kadar yalnız olduğunu anlatıyor.

Gergerlioğlu, Ümit Horzum'un eşinin çaldığı kapıları ve maruz kaldığı muameleyi kendi ağzından paylaşıyor:

"Ben ihraç olmuş bir elektrik elektronik mühendisim. Bugüne kadar kimsenin beni hor görmesine ve ezmesine izin vermedim. Onurumla yaşadım. Şimdi bir polis memuru ya da bir başçavuş ya da bir zabıt katibi tarafından acımın alay konusu edilerek beni adeta kapı dışarı etmelerinden müthiş rahatsız oluyor ve kendimi zor tutuyorum. Bir gün çıldırıp ortalığı ayağa kaldıracağım diye korkuyorum. Gördüğüm muameleler inanın çok saygısızca ve acıları körükler nitelikte. Çocuklarımın başında olmak için alttan alıyor Rabbime havale ediyorum. Tek gayretim var eşimi sağ salim bulmak."

Avukatının AYM dilekçesi hazırladığına anlatan eş, aylardır verdiği uğraşlara rağmen başladığı noktada olduğunu bildiriyor.

Eşinin izini sürmek için uğraşan kadın, "Gayri resmi olarak bir polis memuru aralık ayında aracın mobeselere hiç takılmadığını söyledi. Ama bu mümkün değil. Ben o gün gittiği yerleri öğrendim. Hatta bir gün önce yakıt aldığı yere çok yakın mobeseler var. Sanırım silinmiş kayıtlar... Savcılık da muhtemelen bu sonucu verecek... elim bomboş " diyor.

Ümit Horzum’un eşi, AİHM ve BM başvurularının yapıldığını anlatıyor.

Öte yandan, Gergerglioğlu,  uluslararası alana intikal etmiş bir olaydan ulus içinde kimsenin haber olmadığını ve hiçbir şekilde açıklama yapılmadığına değiniyor.

"Ankara'da polisin tespit edemediği bir veriyi kendi halimle, tek başıma tespit edebildim. Duygularımı anlatamam. Çaresiziz ve acı çekiyoruz" diyen kadın çaresizliğini şöyle anlatıyor:

"Bir ipucu, görgü şahidi bulurum ümidi ile, Ankara sokaklarında dolaştım. Akaryakıt istasyonlarını gezdim. Nihayet, eşim Ümit Horzum'un  Samsun yolu Turgut Özal Bulvarı No :30 adresinde faaliyet gösteren  Petrol mob. dek. tur. teks. otom. san. ve tic. A.Ş. 'ye ait Opet bayiine giderek akaryakıt aldığını tespit ettim."

"Petrol İstasyonu görevlisi, kamera görüntülerinin 15 gün içerisinde silindiğini belirtti. Zamanında, emniyet birimleri almış olsa idi, belki de eşimi peşinden takip eden şüphelilerin görüntüleri de tespit edilmiş olacaktı."

Ankara ilinin mülki amirine seslenen kadın, gelişmeleri şöyle kaydediyor

"Soruşturmada görevli Emniyet birimleri, akaryakıt istasyonuna ait kamera görüntülerini silinmeden önce  zamanında almış olsa idi, belki de failler şimdiye kadar bulunacaktı. Eşim de kurtarılmış olacaktı. Hâlbuki, eşimin, en son 29 kasım 2017 günü mobese kaydı olduğu söylenmişti. Delillerin karartılmasından ciddi endişe ediyorum. Delil karartma hukukumuz açısından ağır yaptırımı öngördüğü bilinmektedir. Soruşturmada ağır davranmak suretiyle delillerin kaybolmasına sebep olanlar varsa, bunlarla ilgili hukukun emredici hükümlerinin gereğinin yapılmasını da talep ediyorum. Bu kadar yol güzergâhında, bir çok mobese ve plaka tanıma sistemi bulunduğu bir gerçek. Ve bu görüntülerde, eşimi takip eden şüphelilere ait görüntülerin bulunacağını düşünüyorum."

Henüz mülki amirden açıklama yok. Yetkililerin bulamadığını bulmuş olan Ümit Horzum'un eşine günlerdir bir cevap da yok.

30 Ocak’ta Ankara Adliyesi'ne giden kadın eşinin kullanmış olduğu cep telefonuna ait hts raporunun olayın üzerinden 57 gün geçmesine rağmen BTK 'dan hala cevap gelmediğini ögreniyor.

Türkiye'nin başkentinde eşi kaçırılmış bir kadının, mobese kamerası dolu bir yerde işin peşine kendisi düştüğünü, karanlıkları aydınlatmaya çalıştığının altını çizen Gergerlioğlu’na göre, ‘’bu anne ve masum çocuklarına yardımcı olmak ise vicdanımızın bize emrettiğidir.’’

Öte yanan mülki amirlerin yapması gereken bu denli açık deliller karşısında bir açıklama yapmaktır, diyor Artı Gerçek yazarı.

https://www.artigercek.com/kacirilan-umit-horzum-un-esi-feryat-ediyor