Ara 20 2017

‘Kutsal aileci’ler, ‘SMS’le boşanma’ sizi rahatsız etmiyor mu?

Diyanet’ten birkaç hafta önce gelen ‘SMS yolu ile boşanma caizdir’ fetvası özellikle kadınlardan büyük tepki topladı. Bir yandan kadim bir meseleyi modern hayat açısından ele alan bu açıklama, diğer yandan kadınların edilgenleştirildiği bir topluma çanak tutmakla suçlandı. Şöyle ki, ailenin kutsallığına her daim vurgu yapan bir yönetim ve toplum ile yaşıyoruz; boşanma gibi ciddi bir adımın Diyanet tarafından bir SMS’e indirgenip, kadınlarla ‘’ancak mesajın kocanızdan geldiğine emin olun ha’’ denmesi sürekli altı çizilen ‘aile’ kavramının algısına ilişkin soru işaretleri doğuruyor.

Gazete Duvar yazarı Berrin Sönmez  ‘’Erkek SMS ile 'boş ol' dediğinde’’ başlıklı yazısında on altı üyesi arasında hiç kadın bulunmayan Din İşleri Yüksek Kurulu fetvalarında, kolaylıkların erkeklere tanınıp külfetlerin kadınlara yüklenmesine hiç şaşırmadığını ifade ediyor.

Söz konusu ‘SMS ile boş ol’ fetvasının son satırları dahi ‘boş düşmüş’ kadına, bu mesajın kocasından geldiğine emin olma sorumluluğu yüklüyor; başka türlüsü de beklenemez zaten.

Yazarın Türkiye’de ‘kutsal aileciler’ olarak tanımladığı gruplar var. Bunlar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından saygı gören ve kendilerince aileyi koruma misyonu üstlenmiş dernek ve vakıflar.  Bu gruplar TBMM de boşanma karşıtı komisyon kurdurup, bu komisyonun raporunda yer alan maddeleri birer birer icraata döktürecek kadar kararlıyken yine ailenin parçalanmasında sebebiyet verecek ‘boş ol’ fetvası hakkında ne dediler acaba? Bu gruplar sürekli “boşanma oranları yükseliyor, nafaka caiz değil, boşanmalar şiddetin asıl sebebi, dağılmış aileler, psikolojisi bozulan çocuklar geleceğin kayıp nesilleri” gibi ifadeler kullanarak ailenin kutsallığına vurgu yaparlar.

Bu dernek ve vakıflardan tek bir ses bile çıkmadı.

Sönmez’e göre boşanmaları önlemek isteyenlerin niyetleri kadınların boşanma kararı vermesine karşı çıkmak. Bu ataerkil yaklaşım sadece kadınların karar verme yetkinliğini yok etmekle ilgileniyor.  Boşanma onlar için bir sorun, ancak bu kadının tercihi olan boşanma. Erkeğin karar verip erkeğin kararlarını uygulamaya koyduğu dini bir ütopyaları var. Erkeğin mesajla “boş ol” dediğinde, velayet kadına düşmediğinde, kadına nafaka ödenmesi gerekmediğinde, bu ‘korkunç‘ boşanmalar sorun oluşturmuyor onlar için.

Toplumumuz için asıl tehdit böylesine ikiyüzlü bir dindarlık algısı.

Cinsiyetçi iktidarı sürdürebilmeleri için kadının özgür ve eşit birey olarak yaşamasını önlemekse amaçları, bunu ‘aileyi korumak’ kisvesi altında yapmasınlar. Zira hiç inandırıcı değil.