May 04 2019

Anne olmak istemeyen kadınlar anlattı

Yeryüzü insanoğlunun kendi eliyle yarattığı bir 'cehennem' olma yolunda hızla ilerlerken, çok sayıda eğitimli kadın anne olmamayı tercih ediyor.

Türkiye toplumunda kadının birincil varlık sebeplerinden biri olarak görülen 'annelik' giderek daha fazla kadının reddettiği ve özünü farklı gerekçelerle açıkladığı bir olguya dönüşüyor. 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bir kez daha 'üç çocuk' vurgusu yapınca, kadınlar da neden çocuk sahibi olmak istemediklerini anlatarak meseleye farklı bir bakış açısı sunuyor.

Euronews Türkçe'den Melis Alphan'ın haberine göre, eğitimli, kendi ayakları üzerinde duran kimi kadınlar anne olma konusunda o kalıplaşmış düşüncelere daha mesafeli kalmayı tercih ediyor.

Onlardan biri de gazeteci Nevşin Mengü. 37 yaşındaki Mengü, "Burada devletimizin bekası gibi söylemler yersiz çünkü dünyada iklim bu hızla değişirse, yakında devletin, milletin de bir önemi kalmayacak. Bunu Türkiye’de kimse umursamıyor ama asıl mesele bu. Çok fazla yiyoruz, çok fazla giyiyoruz, çok fazla tüketiyoruz. Dünyaya çılgınca çocuk getirilmemeli" sözleriyle meseleye yaklaşımını özetliyor.

Zeynep ise 40 yaşında ve çocuk sahibi olmayı düşünmeyen bir başka kadın. Bu konuyu hayal dahi etmediğini belirten Zeynep, "Daha yeni tanıştığım insanlar bile bana çok iyi anne olacağımı söyler ve bu konuda ısrarcı olur. Arkadaşlarımız da bir müddet anne ve babamızdan daha büyük gayretle bizi çocuk sahibi olmaya ikna etmeye çalıştı, niyetimizin kesin olduğunu anlayınca vazgeçtiler. Çocuk sahibi olmanın beraberinde zenginlikler getirebileceğini tahmin ediyorum ama yaşamdan götürdükleri bana çok fazla geliyor" diyerek mevcut durumundan duyduğu memnuniyeti ifade ediyor. 

İki kez hamile kalan ve hamileliklerini sonlandıran Meral ise, kötüye doğru giden dünyanın bu kararlarında etkili olduğuna işaret ediyor ve ekliyor:

"Küresel köyümüzde stabil olan tek şey, kesintisiz kötüye evrilme hali. Böyle bir dünyaya çocuk getirmek çocuğa haksızlık olur. Ciddi bir nüfusun insani sayılamayacak şartlarda ‘yaşadığı’ 8 milyarlık dünyada, insanlık artık geleceğe genlerinden ziyade birikimini aktarmak konusunda ısrarcı olmalı. Biz bu bilince kolektif bazda ulaşmayı reddetsek de yaşam bizi er geç ya yok olmak ya da bu bilince sahip olmak arasında bırakacak. Umarım o gün iş işten geçmiş olmaz."

 

Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz