Nis 25 2019

Doğum sonrası stres bozukluğu kadınları nasıl etkiliyor?

Doğum, kadın yaşamında fiziksel anlamda en acı veren olaylardan biri. Ancak travmanın milyonlarca yeni anne üzerinde bıraktığı uzun dönemli etkiler hala yeterince dikkate alınmıyor.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (PTSD) aşırı stres, korku ve üzüntülü olayların ardından yaşanan bir durum. Birinci Dünya Savaşı'ndan dönen askerlerde ilk teşhisler konmuştu. 100 yılı aşkın zaman geçse de PTSD hala savaşla ilişkilendirilen ve daha çok erkeklerin yaşadığı bir rahatsızlık olarak düşünülüyor.

BBC'de yayımlanan Sarah Griffiths imzalı makeleye göre, oysa dünyada milyonlarca kadın da doğum sonrası PTSD semptomları gösteriyor.

Doğum travmasını ağır yaşayan kadınlar, o andaki korku ve çaresizlik hislerini daha sonra da kabuslar, canlı anılar ve geçmişe dönüş şeklinde tecrübe edip bunları hatırlatan olaylar karşısında panik, endişe ve üzüntüye kapılabiliyor, o travmayı hatırlatan her şeyden kaçma, o konu hakkında konuşmama eğilimine girebiliyor.

Bu ağır semptomlara rağmen doğum sonrası PTSD ancak 1990'larda resmi kabul gördü.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, gebelik ve doğumla ilgili sorunlardan dolayı dünyada her gün 803 kadın hayatını kaybediyor.

Doğum sonrasında kaç kadının PTSD semptomları gösterdiğine dair fazla veri bulunmuyor. Bu sorunun 100 doğumdan 4'ünde ortaya çıktığı tahmin ediliyor. 2003'te yapılan bir araştırmada da "travmatik doğum" yapan kadınların üçte birinde daha sonra PTSD ortaya çıktığı görüldü.

Dünyada her yıl 130 milyon bebeğin doğduğu düşünülürse bugün çok sayıda kadının teşhis konmamış halde doğum sonrası PTSD sorunu yaşadığı tahmin edilebilir.

Doğum sonrası PTSD semptomları farklı şekilde ortaya çıkabiliyor. Doğum anının hafızada geri dönüş şeklinde ve aynı acı ve korku hissiyle sürekli yeniden yaşanması, kişinin kendisini tehdit altında hissetmesi, takıntılı davranış geliştirme veya aşırı endişe hissi gibi…

Uzmanlar, doğumun kontrollü bir şekilde gerçekleşmediği düşüncesine kapılan, o sırada yeterli bakım ve destekten mahrum olan kadınların PTSD riskinin daha yüksek olduğunu söylüyor.

Doğumdan çok önce başka bir travma veya depresyon yaşamış kadınlarda PTSD riskinin beş kat arttığı ifade ediliyor.

Doğum sonrası PTSD tedavisi ilaca ve bilişsel davranışçı terapiye dayanıyor. Bu terapi, konuşma yoluyla hastanın düşünme ve davranışlarını değiştirmeyi amaçlıyor.

Göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme tedavisi ise bazen el ile masaya hafifçe vurma veya müzik yoluyla kişinin geçmiş deneyimi yaşama yerine şimdiki zamanda olduğunu hatırlamasına yardımcı olmayı hedefliyor.

Araştırmalar meditasyonun da PTSD'li eski askerlere iyi geldiğini gösteriyor.

Gerekli tedaviye ulaşma halinde doğum sonrası PTSD tedavisinin çok zor olmadığı ifade ediliyor. Ancak bazen kadınlardaki PTSD belirtileri doğum sonrası depresyon ile karıştırılabiliyor.

Ebe ve doğum uzmanlarının bu konuda daha iyi eğitilmesi yoluyla önleyici tedbirler alınması çok daha kolay olabilir. Doğum sırasında sağlık görevlilerinin jargondan arınmış ve çok daha şefkatli bir dil kullanması gibi basit yöntemler bile kadınların fiziksel ve ruhsal sorunlarını asgariye indirebilir.

    https://www.bbc.com/turkce/vert-fut-48053983

    Related Articles

    مقالات ذات صلة

    İlgili yazılar